İHRACATIN ÜLKE EKONOMİLERİNE ETKİSİ

06/04/2021 22:14 1032

1983’de ihracat önce işletmelere daha sonra topluma anlatılmaya başlanmıştır. Değinilen dönemde, devlet işletmelerinin, hatta büyük holdinglerin ihracatı yok denecek kadar azdır. Küçük ve orta boy işletmelerimiz ise ihracat yapmayı akıllarından bile geçirmemektedir. Bankacılık hayatına 1988 yılında başladığımda, ihracat potansiyeli olduğu halde bir çok firmanın bilgisizlik, korku, işletmelerinde yeterli eleman ve organizasyon olmadığından, ürünleri yurt dışına satamadıklarına şahit olduğumu belirtmek istiyorum.O yıllarda devlet ve özel sektör işletmelerinin yurt içi talebi karşılamayı yeterli gördüğünden, ülkemizin yıllık ihracat tutarının 3 milyar doları ancak bulabilmesi şaşırtıcı değildir. Aradan geçen 40 yılda, tüm teşvik ve yönlendirmelere rağmen, toplam ihracatımızın 160 milyar dolar seviyesine takılıp kalması, 2023 hedefi olan 500 milyar doların çok gerisinde bulunması, üzerinde ciddi araştırma yapmayı gerektirmektedir. Yapılan hatalar, eksiklikler saptanmalı, alınması gerekli ek önlemler acilen yürürlüğe konmalıdır.

 

Bu günkü yazımın konusunu oluşturan ihracat neden bu kadar önemlidir? Dünyada ekonomisi en fazla büyüyen, insanlarının refahı, gelişmişlik düzeyi hızla yükselen, uluslararası alanda saygın ülkelerin aynı zamanda en fazla ihracat yapan ülkeler olması rastlantı değildir. Sadece petrol, doğalgaz ve değerli hammaddeleri ihraç ederek zenginleşen ülkeleri istisna tutarsak, bu ülkelerin aynı zamanda demokrasi, hukuk ve insan hakları bakımından da son derece gelişmiş oldukları inkar edilemez bir gerçektir. Çin Halk Cumhuriyeti bu tespite aykırı gibi dursa da oradaki gelişmelerin, yukarıdaki satırlarda anlatıldığı gibi sonuçlanacağı görülecektir.

 

İhracat yapmaya başlanılmasıyla birlikte ülkede neler değişmektedir? Dünya pazarlarında talebi olan mal ve hizmetlerin ucuz, kaliteli ve sürekli olarak üretilmesi teknolojinin hızlı bir gelişim göstermesini gerektirmektedir. Teknoloji ister ülke içinde geliştirilsin, isterse ithal edilsin, kullanacak insanların eğitim düzeyi buna uygun olmalıdır. Ülkede eğitimin kalitesi zorunlu olarak yükselecektir. Böyle bir gelişme çalışanların gelirleri üzerinde pozitif etki yaratacak, refah düzeyinin yükselmesine katkı sağlayacaktır.

 

Üretilen mal ve hizmetlerin pazarlanması her şeyden önce iletişim becerisi, organizasyon yeteneği, hukuki alt yapı ve demokrasi gibi kavramları zorunlu kılmaktadır. Ülkede değinilen kavramlar oturmamış ise alıcıların sizin mallarınızı tercih etmesi oldukça zordur. Kadın ve çocuk haklarına uyulması yükselen bir trend olmuştur. Kısaca, ihracat zenginlik ve refahı getirmekte, insani gelişmişlik bunu takip etmektedir.

 

Saygılarımla,