Her Şey Saniyelerde Saklı

26/12/2020 03:14 1593

 

Bu hafta içerisinde Stefan Zweig’in “Karmaşık Duygular” kitabındaki yedi öyküden biri olan “Ormanın Üzerindeki Yıldız’ı” okudum. Bilindiği üzere Stefan Zweig’in kitaplarında genellikle ölüm, mutsuzluk, çarpıcı aşk ve melankoli konuları yer alıyor. Bu kitabındaki bu öyküde de yine bu konulara yer verilmişti. Öyküde Polonyalı güzel Kontes Ostrowska’ya yemek sunan Garson François’ın kadına bir saniye bakmasıyla unutulmaz bir etkiye sahip olması anlatılır. Garson François kadının omzunun üzerinde eğilip uzanan bıçağına tabağı hazır etmek isterken yüzü kadının yumuşak bukleli hoş kokulu saçlarına yaklaşır. Sonra dikkati boynuna ve koyu kırmızı giysisine gider. Bu an onun için unutulmaz bir etki yaratır. Anın etkisinden ömür boyu kurtulamaz. Her an, her dakika, her saat yaşadığı bu saniyelik etki aklına gelir. Kadını aklından çıkaramaz. İmkansız, ulaşılamaz bir aşka kendini kaptırır. Bu unutulamaz etkinin gizeminden kurtulmak için intihar etmeyi tercih eder. Bir trenin raylarına uzanıp trenin onun üzerinden geçmesini bekleyen Garson François son kere ormanda bulunan gökyüzündeki yıldıza bakar ve ölüm ile kucaklaşır. Bu öykünün sonundaki intihar bana gerçekte yazarın da bu hayattan ayrılmak isteme şekli olan intiharı çağrıştırır. Yazar, Stefan Zweig de intihar ederek ölmüştür.

Bu öyküyü okuduktan sonra ben bazen insanlar için bazı anların unutulmaz olduğunu düşündüm. Bazen öyle bir an yaşarsınız ki kaderinizi değiştirecek insan ile sokağın ortasında, yürürken, asansörde veya aklınıza hiç gelmeyecek bir yerde tanışırsınız. Bazen de öyle bir an olur ki hiç beklemediğiniz bir olay hiç beklemediğiniz bir yerde gerçekleşir ve siz buna çok şaşırırsınız. Saniyeler içinde beklenmedik olaylar ve beklenmedik etkiler yaşayabilirsiniz. Hayat bu! Şaşırtıyor, etkiliyor ve imkansızları gösteriyor.