HAYAL BİDE EDEMEDİĞİMİZ ŞEYLERİN HAYALİ İLE YAŞAMAK

04/12/2020 20:47 1157

 

Çin’in Vuhan Kentinde ortaya çıkan Corona Virüsünün Dünya’ya yayılmasıyla birlikte insanoğlu için de bu durum yeni bir yolun başlangıcı oldu.

Daha yakın zaman kadar kim derdi ki insanlar evlerinde hapis kalacak, sokağa çıkma kısıtlaması olacak ve insanlar patır patır hayatını kaybedecek. Deseler bile Sanırım hiç birimiz inanmazdık.

Zaten bu inanmamanın bedeli değil mi ki bugün vaka sayılarının müsebbibi.

Sanki salgın hiç bize uğramayacakmış gibi, Asker uğurlamalarından, düğün, nişan, kına törenlerine ve mevlitlere kadar aklınıza gelebilecek tüm etkinliklerde hoyratça davrandık.

Sağda solda salgında ölenlerin haberleri tek tek düşmeye başladığında bile bir kez olsun “Yahu ne oluyor” demedik.

Şimdi iş çığırından çıkmaya başlayıpta en yakınımızdakileri bu illet yüzünden kaybetmeye başlayınca, aklımız başımıza geldi; O da geç geldi.

Şimdi hepimiz kara kara düşünüyoruz.

Acaba sıra ne zaman bana gelecek.

Şimdi hepimiz bu lanet virüs ailemden birine ne zaman bulaşır korkusuyla yaşıyoruz. Sanki hepimiz her geçen an sonsuz bir bekleyişin içinde tedirgin ürkek korkak bir vaziyet halinde bir arayış, bir bekleyiş içerisindeyiz.

Aslında bu durum bize biraz da düşünmenin, tefekkürün yolunu da açtı. Bu süreç bize daha düne kadar çarşıda pazarda sağda solda özgürce gezmenin ne kadar değerli olduğunu hatırlattı.

Bir dostla çay içmenin, sevdiklerimize doya doya sarılmanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattı.

Aslında bu durum bize daha düne kadar hayal bide edemediğimiz şeylerin şimdi hayali ile yaşamamızı sağladı.

En yakınımızı salgında kaybederken, acımızı içimize gömüp tek başımıza çaresizlik içinde kaldığımızda, vaktiyle size uzanan bir elin bugün ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattı.

İnanıyorum ki bu süreç elbette geçecek.

Yarın bir gün bu salgın da sona erecek.

Yalnız işte o gün, bugün hayalini kurduğumuz şeylerin o gün dilerim kıymetini hala biliyor oluruz.