Harika bir ülke!

06/12/2021 17:39 256

 

Neresi diye merak ettiyseniz, okumaya devam edin.

Yaklaşık 450.295 km² olan yüz ölçümüyle İsveç, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en büyük üçüncü ülkedir.

Toplam nüfusu 10,4 milyon.

Bizim İstanbul'dan daha az.

Başkenti ve en büyük şehri: Stockholm.

Yüzölçümü. 449.964 km².

Tek adamla; yani krallıkla yönetilir.

Devlet Başkanı; Kral 16. Carl Gustaf.

Sadece İsveç'te yaşanabilecek bir olay'la söze başlayalım.

Ülkede sadece 2 kişi özel şoför kullanır.

Bunun birini kral kullanır.

Diğerini ise, sadece özel günlerde başbakan kullanır.

Bunun için kullanılan slogan ise "Taksi durağı işletmiyoruz, memleket yönetiyoruz"dur.

Siz Stockholm'de kahvenizi içerken, yan masanızda ülkenin İçişleri Bakanı oturabilir.

Evinizden işinize giderken otobüste, yanınızda Sağlık Bakanı'nı görebilirsiniz.

Çünkü orada siyasiler "yetkilerini Tanrı'dan almış gibi" davranma lüksüne sahip değiller.

Milletvekilliği yaptıktan sonra, ömür boyu  emekli maaşı almıyorlar.

Ve milletvekili maaşları da; Dünya'nın geri kalanından çok ama çok düşük.

Mecliste lokantaları da yok.

Milet vekillerine tahsis edilen evler. sadece 42 metrekare.

Şimdi isterseniz biraz İsveç'lileri tanıyalım.

İsveç halkının hem giyim kuşamı, hem de yaşam tarzı, sadelikten öteye pek geçmez.

Hemen hemen,hiç bir İsveçli'de lüks tutkusuna rastlayamazsınız.

Mesela insanlar aracından iner; ikinci el mağazasına girer, alışveriş yapar.

Kimse kimseye tepeden bakmaz

Hatta; İsveç'te kimse size bakmaz.

Gerçekten bakmaz.

"Nasıl yani?" mi dediniz?

Bunu şöyle anlatırlar;

"Eğer bir İsveç'li size 3 saniyeden fazla bakmışsa, ya pantolonunuzun fermuarı açıktır., ya üstünüze ketçap dökülmüştür, ya da sizden cidden çok hoşlanmıştır.

Hiçbir teşebbüste bulunmadığınız sürece, ortalıkta hayalet gibi dolanırsınız.

O derece; kimse kimseye dokunmaz.

Dokunulan istemediği sürece.

Diyelim ki, bir İsviçre'li ile buluşacaksınız.

Zamanında randevu yerinde olmalısınız.

Aksi halde 3-5 dakika geç gitseniz, arkadaşınız orada olmayacaktır.

Ayrıca; İsveçli'ler dostlarını pek evlerine davet etmezler.

Siz kendi örf ve adetleriniz gereği davet ettiniz diyelim.

Garipserler.

Ama İsveçli'ler asla, asosyal değildirler.

Bir örnek verirsek;

Mesela İsveç'te "Fika zamanı" denen bir alışkanlık vardır.

Nedir bu fika?

Tatlı, çörek eşliğinde kahve içmeye denir.

Türkiye'de uygulanan "5 çayı" gibi bir şey düşünün.

Size "Haydi fika yapalım"derlerse kekinizi, çöreğinizi alıp, hemen dostunuza eşlik edin.

"Hayır" demez garipsemezler.

Ülkede; kimse kimseye ünvanla seslenmez.

Bir hukukçu, kendini "hakim" ya da "avukat" olarak tanıtmaz.

Kart vizitler'de ünvan yazmaz.

Profösör, avukat, doçent gibi hiç bir ünvan sosyal hayatta kullanılmaz.

Gelir bakımından meslekler arasında uçurum olmaması ve mesleğin bireyden daha az önemli olmasından dolayı böyle alışmışlar.