Güven içinde yaşamak

17/11/2022 01:53 198

 

   İnsan hayatı için risklerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Uç verdiği zaman bizi korkutan o kadar çok şey var ki. Doğaya uygun bir yaşama razı olmadığımız ve her türlü aykırılığı, hoyratça yaptığımız için kimi zaman çok acı bir şekilde, doğa bize ceza veriyor. Sonra bizim Çukurova ozanımız Dadaloğlu’nun söylemiyle ‘ Ölen ölür kalan sağlar bizimdir deyip’ yaşamaya devam ediyoruz.

   Ancak biz insanoğlu sadece doğaya aykırı yaşamakla kalmıyor, şu veya bu nedenle en çok insan yine insana zarar veriyor. Rant uğruna yapılan aykırılıklar, çeşitli amaçlarla oluşturulmuş illegal yapılarla işlenen suçlar, yoksunluk ve yoksulluğun çaresizliği içinde kimi zaman örgütlü yapılar tarafından kullanılarak suça karışan insanlar ve ülkemize musallat olmuş terör belasıyla yine topluma zarar verenler var. Oysa sadece insan olmanın yeterli olduğunu özümseyerek, onun onuruyla hayatı paylaşmayı becerebilsek, yaşamda korkularımızın yerine, güven inşa ederek, bize bahşedilen bu muhteşem hayatı, hep birlikte huzur içinde yaşamak mümkün aslında.

   Güven içinde yaşamak arzumuz var. Kendi kendimizi özgürce yaşayarak oluşturmak ve tekâmül etmek adına güven duymaya da ihtiyacımız var. Ülkemiz uygarlık yolunda ilerlerken, koskoca bir emniyet teşkilatıyla bu güven duygusunu yaşatmak için yurttaşına hizmet veriyor.

Bu teşkilatta görevli olanlar bizim ülkemizin evlatları…

   Açık havada, sonbaharın tatlı serinini güneşin ışınları ısıtırken, atlı polis birliğinin polis atları barınaklarında sıralanmıştı. İçlerinden Kocabeyi başından okşayarak sevme şansım oldu.

      Emniyet müdürümüz Doğan İnci ile gazetemizin kadrosu Atlı polis birliğinde, kamuoyumuzu aydınlatmak adına bir araya gelerek Adana’mızın güvenliği konusunu konuştuk. Adana’mızda çok değerli emniyet müdürleri görev yaptılar. Deneyimli kadrolarla, kentin yapısına uygun bir çalışma modeli sürekli geliştirilerek devam ettiriliyor. Emniyet müdürümüz bu kadronun çalışmaları hakkında detaylı bilgiler sundu bize.

Dünya hızla değişiyor ve dönüşüyor…

   Teknoloji yenilendikçe yaşamın hızı da artıyor. Dijital teknolojilerin egemenliğinde yeni bir dünya kuruluyor. Bende emniyet müdürümüze yaşadığımız kentin emniyet açısından gelecek vizyonunun nasıl olacağını sordum ve kısaca yanıtlarını toparlamaya çalıştım.

  “ İnsanın olduğu yerde problem var. Aslında gelecekte emniyetle, bilinçli vatandaş iş birliği ile sorunlar çok daha hızla çözülecek. 112 den paylaşılan her çağrıya, emniyet birimleri beş dakika içinde ulaşabiliyorlar. Muhtarlarla ve ilçe müdürlükleriyle Whatsapp grubumuz var. Teknolojiyi en iyi şekilde kullanıyoruz. Siber suçlarla mücadele eden birimlerimiz var. Sanal âlemde devriye hizmetlerimiz var.       Mesela önümüzde seçimler var ve biz şimdiden seçimlerle ilgili stratejik çalışmaları yapmaya başladık. Önceki seçimlerdeki deneyimler, gelecek açısından neler olabileceğinin çalışmaları ve hazırlıkları yapılıyor. Yani bu bir örnek ve daha birçok konuda gelecekte neler yapılabileceği konusunda ekiplerimiz tarafından, kendi birimlerinde beyin fırtınası yapılarak hazırlanılıyor.”

Bana ilginç gelen sosyal dokunuşlardan, mesela mahallelerde yapılan ‘Huzur toplantıları’ bana o bilinçli vatandaş-emniyet birlikteliği açısından çok önemli bir sosyal dokunuş izlenimi verdi.

  Mesela narkotikte planlı çalışmalar içinde uygulanan ‘En iyi narkotik polisi anne’ projesiyle annelere verilen önem var. Çünkü gerçekten çocuklarını en iyi anneler bilir.

   Adana’ya gelince bereketli toprakları insanı da çekiyor ve bırakmıyor. Emniyet müdürümüz Ankara’da dünyaya gelmiş ama artık ailece Adanalı olmuşlar. Bizim şehrimizin böyle bir huyu var ve ne mutlu Adanalıyım diyene diyorum.

Son olarak bir ihmal olarak gördüğüm ve gelecekte tekrarlanmaması için kamu idaremize not düşmek adına, bir hatırlatma yapmak istiyorum. 

   Atamızın ölüm yıl dönümü olan 10 Kasımda, Cumhuriyetimizin kurucu liderine olan bir dakikalık saygı duruşumuzla ilgili bir hatırlatma olacak bu.    Sirenler çalarken evimin balkonunda saygı duruşum sırasında, metro hattımızı ve caddeyi görebiliyordum. Hem metromuz hareket halindeydi, hem de caddelerdeki trafik akışı devam ediyordu. Oysa kurucu liderimiz Atatürk’e, bir dakikalık saygıyı borçluyuz diye düşünüyorum. Bu nedenle haber bültenlerinde gördüğümüz trenlerin, metroların ve araçların durarak yaptıkları saygı duruşunu yaşadığımız kentte de görmemiz gerekmez mi? Umarım gelecek yıl bu ihmal tekrarlanmaz.