GÜNEŞİN PATENTİNİ ALABİLİR MİYİZ?

31/05/2021 20:23 237

 

Yüzyılın en saygın tıp bilimcilerinden Jonas Edward Salk, çocuk felci için ilk güvenli ve etkili aşıyı geliştiren bilim insanıdır. 1940’larda ve 50’lerde Amerika’da yaz mevsimi, birçok ebeveyn için bir endişe zamanı oluyordu. Çünkü binlerce insanın çocukları, herkesin iyileşemediği, çoğunluğun sakat kaldığı bir hastalık ile enfekte olduğu bir mevsimdi. 1952 Amerika’daki salgın, ülke tarihinin en büyük salgınıydı. O yıl bildirilen yaklaşık 58.000 vakadan 3.000’in üzerinde çocuk öldü ve 20.000’den fazlası felç oldu. İlk çocuk felci aşısı testi 1952’de başladı. Salk, aşının ilk denemelerini kendi çocukları üzerinde gerçekleştirdi. Bu yaklaşımı kamuoyunda büyük bir takdirle karşılandı. Testin sonunda yaklaşık 1.8 milyon çocuk aşılandı.

Çocuk felci aşı çalışmaları sonucunda aşının patentini alıp almayacağı konusunda sorulan bir soruya JonasSalk, “Bu aşı insanlığa ait, patenti yok diyebilirim. Güneşin patentini alabilir misiniz?” diyerek karşılık vermişti. Aşının patentini almayarak 7 milyar dolar gibi bir parayı elinin tersiyle bir kenara iten JonasSalk, bir bilim insanının tutkusunun yalnızca insanlığa hizmet olması gerektiğini ortaya koymuştur. Kendisini biraz daha detaylı tanıyalım.

Kısaca Jonas Edward Salk:

JonasSalk, ailesinin en büyük çocuğu olarak 28 Ekim 1914’te New York’ta doğdu. Eğitime çok önem ve değer veren bir ailede yetişen Jonas, New York’ta yetenekli çocuklar için eğitim veren bir liseye gitti. Daha sonra 1934’te kimya derecesini aldığı New York City College’a kaydoldu. Salk daha sonra tıp okumak için, New York Üniversitesi’ne kabul edildi. Niyeti bir tıp doktoru olmaktan ziyade her zaman bir tıp araştırmacısı olmaktı. 1939’da doktorasını bitirdi. Doktora ardından iki yıl boyunca bir hastanede stajyer olarak çalışan Salk, daha sonra Michigan Üniversitesi’ne geçti. Burada Dr. Thomas Francis Jr ile grip virüsleri üzerine araştırmalarda bulundu.

O sıralarda, gribe neden olan virüs daha yeni keşfedilmişti. Genç Salk grip virüsüyle çalışmaktan çok heyecan duyuyordu. Virüsün canlıyı hasta etme kabiliyeti yok edilse bile hala hastalık için bağışıklık sağlamak amacıyla kullanılıp kullanılamayacağını merak ediyordu. Böylece enfekte özelliği olmayan, inaktive olmuş virüsleri kullanarak, hastalığa karşı bağışıklık kazandırılabileceğini düşündü. Bu konudaki girişimlerinde başarılı olan Salk, böylece çocuk felci ile ilgili yapacağı daha sonraki çalışmalarının da temelini hazırlamış oldu. Daha sonraları form aldehit kullanarak virüsü etkisizleştirebileceğini ama onu, bağışıklık oluşmasına yetecek bir süre kadar da hücreye bağlı tutabileceğini keşfedecekti.

Çocuk Felci Üzerine Yaptığı Çalışmalar:

1947’de Salk, Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden davet aldı ve burada çocuk felci araştırmalarına başladı. Ertesi yıl çocuk felci virüsü türlerinin sayısını belirlemek için finanse edildi. Çocuk felci (infantil felç), poliovirüsün neden olduğu, özellikle bacaklarda kas güçsüzlüğüne neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. 1947’den itibaren yedi yıl boyunca Salk üç tür polio virüsü olduğunu keşfetti. Araştırmasını aşı geliştirme alanına yönlendirdi. Sonunda, Dr. JonasSalk’un hastalığa karşı aşıyı bulduğunu duyurdu. Aşıyı test eden insanların virüse karşı antikor üretmeye başlamasıyla, aşının etkisi kanıtlanmış oldu.

Aşı, 1955’te yaygın kullanım için onaylandı ve Salk, bir gecede dünya çapında ünlü oldu. Sonraki yıllarda, Amerika’daki çocuk felci oranı 100.000 kişi başına 18 vakadan 100.000 kişi başına 2 vakaya düştü. Keşfinden sonraki yıllarda, birçok finansör özellikle Ulusal Vakıf biyolojik olayların araştırılması için bir araştırma kompleksinin kurulmasına yardımcı oldu. Salk, Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü 1963’te Kaliforniya’da, multipl skleroz (MS Hastalığı) ve kanser gibi hastalıklar üzerine araştırmalar yapmak üzere açıldı. Kendisi enstitüde 1975’e kadar yönetici olarak kaldı. Daha sonra kurucu direktörü oldu.

Salk, çalışmalarına ve tıp alanındaki araştırmalarını sürdürdü. Onun liderliği altında ‘Salk Biyolojik Çalışmalar Enstitüsü’ ön planda olmaya devam etti. Enstitü şu anda 61 tane fakülte ve 850’den fazla çalışandan oluşmaktadır. Enstitü laboratuvarlarında birçok konuda çalışma yürütülmektedir. Kanser, diyabet, Alzheimer ve Parkinson hastalıkları bunlardan sadece birkaçıdır. Jonas Edward Salk, 23 Haziran 1995’te 80 yaşında kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti. Onun adına enstitüsünde bir anıt beyanname bulunmaktadır. Gerçek bilim adamı, kendini insanlığa adayandır. Paraya ya da mevkii, makama değil…

“Umut, rüyalarda, hayal gücünde ve hayalleri gerçekleştirecek kadar cesur olanlardadır.”

SON SÖZ:’’ İLMİ İSTEYENE, MALI İSTEDİĞİME VERİRİM.’’ (c.c)