GELECEĞİMİZ PETROL MÜ? SU MU?

27/01/2021 08:49 390

Bir çok fütürist ve strateji uzmanlarının da belirttiği gibi, üçüncü dünya savaşı, su yüzünden çıkacak…Bilhassa, Covid-19 hadisesinden sonra, suyun ve temiz gıdanın önemi ortaya çıktı.

İnsan petrolsüz yapabilir ama susuz yapamaz. İnsan yaşamında,  solunum ne kadar önemli ise su da o kadar önemli… Yeme, içme, soluma…Yaşamın en temel gereksinimidir. Su yerine konacak bir şey yok. Ama petrol yerine konacak ürün var.

İnsanlık tarihine yön veren en değerli elementlerden biri olan Su, yerkürenin en önemli dayanağıdır. İnsanlar ve tüm canlılar, suya her anlamda muhtaçtır. Su, insanlık tarihinin başından beri kullanılan en temel kaynaktır. İnsanoğlu yerleşim yerlerini suyun varlığına paralel olarak seçmiş, topluluklar olarak suyun bulunduğu bölgelere yerleşmişlerdir.

Sürekli genişleyen, kaynak tüketen ve ihtiyaçlarını karşılamak durumunda olan kentler suya her zaman suya muhtaç olmuştur. İnsanlık tarihinde ilk kurulan kentlerin nüfusu, yapısı, çevresel koşulları, sosyal organizasyonları, beslenme alışkanlıkları gibi konular göz önünde bulundurulduğunda, sadece suyun var olması yeterli olmamıştır. Kurulan bu kentler hidrolik mühendislik müdahalesi sayesinde istikrar içinde yaşamışlar ve şu an içinde bulunduğumuz kentsel standarda önemli bir alt yapı tesis etmişlerdir. Bu nedenle suyun kontrolünün tarihçesi, insanlık tarihimizin en önemli yön vericilerinden biridir.

Suyun, nüfus artışına bağlı olarak, kişi başına kullanabilir niceliğinin azalması, teknoloji ve kentleşme sonucu gereksinimlerinin çeşitlenmesi, su kaynaklarının çevresel kirlenmeden korunamaması ve küresel iklim değişikliği gibi nedenlerle, su tüm dünyada hızla nitelik ve nicelik yitirmekte ve gerekli ihtiyacı karşılamaktan uzaklaşmaktadır.

Bilinçsiz tarımsal sulama, kirlilik ve nüfus artışı, su kıtlığının başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Dünyanın erişilebilir tatlı sularının yüzde 70'i tarımda kullanılırken, verimsizlik ve yanlış tarım yöntemleri nedeniyle kullanılan suyun yüzde 60'ı israf edilmektedir.

COVID-19 gibi, su kıtlığı da kolektif eylem gerektiren küresel bir sorundur.

İnsanlara virüsün yayılmasıyla mücadele etmek için, hijyen temini için sürekli su kullanmaları hatırlatılırken, diğer yandan COVID-19 salgını ile temiz su ve hijyenin herkes için bir hak olduğunu acı bir şekilde deneyimlediğimizden, küresel su krizini de öngörmek, geç kalmadan bununla ilgili gerekli kolektif önlemleri almak gerekmektedir. Bu nedenle araştırmacıların, bilim adamlarının bu alandaki çalışmalarını desteklemek, uzmanlıklarını sahaya aktarmak için siyasilerin gereken aksiyonları acilen almaları hayati önem taşımaktadır.

Kurumsal, ulusal ve uluslararası alanda her birey, kurum ve siyasinin su israfının önlenmesi ve gelecekte suyun belli bir rejim doğrultusunda gereken ölçütlerde kullanılmasının planlanması için aksiyon alması, mücadele etmesi hayati önem arz etmektedir. Bu gerçekliğin bilinmesi ve buna göre acilen tedbirler alınması geleceğimizi teminat altına almak için bir çağrıdır, alarmdır.

Nüfus artışı, kaynakların bilinçsizce kullanılması, ekolojik dengenin bozulması gibi etkenler sonucunda yeryüzünde kullanılabilir su kaynaklarının giderek tükenmesi ve kirlenmesi, buna karşılık dünya nüfusunun hızla artmasından ötürü ihtiyaç sebebiyle, su günümüzün en önemli ve stratejik maddelerinden biri haline gelmiştir. Yaklaşık bir milyarı aşkın insan temiz içme suyu bulamamaktadır, bu sayının önümüzdeki yıllarda nüfus artışıyla orantılı olarak daha da artması kaçınılmazdır. Diğer yandan, azalan kullanılabilir tatlı su miktarına ve artan su kirliliğine karşın, dünya nüfusunun her geçen gün daha çok temiz suya ihtiyaç duyması, ülkeler üzerindeki su stresini arttırarak, dünyada çeşitli bölgelerde ve farklı boyutlarda anlaşmazlıklara yol açmakta ve kıyıdaş ülkeler arasındaki ekonomik, politik ve sosyal ilişkileri de olumsuz etkilemektedir.

Yarın devam edeceğiz…