Gavura bak

03/05/2021 01:24 116

İktidardaki Ak Parti'nin mensubu, sevdiğim bir arkadaşım (şimdi rahmetli oldu)

muhalefetin sert eleştirileri karşısında "muhalefet  biraz anlayışlı olsa biz de onlara karşı daha anlayışlı oluruz" gibi bir laf etmişti.

Bu yazı için bilgisayarımın başına oturduğumda ona aşağıdaki örneği anlatmayı çok isterdim.

Fakat ne yazık  ki Mehmet Uğuruyar artık aramızda değil,

Ama size anlatabilirim...

***

 İsveç Sosyal Demokrat Partisi’nden Mona Sahlin’e, devletin tahsis ettiği kredi kartıyla kendisine çikolata aldığı gerekçesiyle 1995 yılında soruşturma açıldığı olaydan söz edeceğim.

 Sahlin, kredi kartını özel harcamaları için kullanması nedeniyle istifa etmişti.

Toblerone için yaptığı harcama Sahlin’in yaptığı tüm özel harcamaların arasında çok ufak bir yer tutuyordu.

İsveç Sosyal Demokrat Partisi’nden Mona Sahlin’e, devletin tahsis ettiği kredi kartıyla kendisine çikolata aldığı gerekçesiyle 1995 yılında s…

"Bir dönem İsveç'in en etkili politikacılarından biri olan ve Sosyal Demokrat

Partinin ilk kadın başkanı Mona Sahlin 1995 yılında Ingvan Karlsson hükumetinde

başbakan yardımcılığı yapmıştır. Asıl adı Mona Ingeberk Sahlin 9 Mart 1957

tarihinde İsveç'in Solleften şehrinde doğmuştur. Sahlin Olof Palme ekolünde

yetişmiş ve aktivist bir politikacıdır.

-Mona Sahlin'in ,aynı partide görev yaptığı partidaşı olan Ingvar Carlsson ise iki

kez İsveç Başbakanlığı yapmıştır. Carlsson, ilk olarak 1986-1991 ve 1994-1996

yılları arasında görev yapmıştır. 1986-1996 yılları arasında da İsveç Sosyal

Demokrat Partisinin başkanlığını yapan, Carlsson'un başbakanlık görevi

sürecinde ise en önemli icraatlarından biri olan ; İsveç'i Avrupa birliğine

yönlendirmesi ile bilinmektedir. Carlsson'un "İslam ve Avrupa-İnanç Ayrılığı-

Yaşam Birliği" isimli kitabı Gülseren Ergün'ün çevirisiyle kitapçılarda satılmaktadır.

-Mona Sahlin'in; Olof Palme ekolünde yetişmiş olduğu kişi ise İsveç'te siyasetin

en üst kademesinde bulunan kişi olan Olof Palme'dir. Stockholm üniversitesi

Hukuk Fakültesi mezunu olan Olof Palme öğrencilik yıllarında İsveç Öğrenci

Birlikleri Federasyonunun Dış İlişkilerinde görev almış ve ardından da İsveç

Öğrenci Birliği Federasyonu Başkanlığına getirilmiştir. Palme, üniversite

yıllarında liberal-sosyalist düşüncelerden etkilenmiştir. Palme Üniversite

eğitimini tamamladıktan sonra 1953 yılında haber alma dairesinde sekreter

olarak göreve başlar. Ardından aynı yıl Başbakan Erlander'in kalemmüdürlüğüne getirilmiştir. 1957 yılında milletvekili seçilmiş olup sırasıyla 1963'de Devlet Bakanlığı, 1965'de Ulaştırma Bakanlığı, 1967'de Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı yapmıştır.

 Olof Palme 42 yaşındayken oy birliğiyle İsveç Sosyal Demokrat Partisinin başkanlığına seçilmiş ve başbakanlık görevini üstlenmiş ve toplamda on bir yıl

başbakanlık yapmıştır. 28 Şubat 1986 gününün gecesinde eşiyle birlikte gittiği

sinemadan evine dönerken kimliği bilinmeyen bir kişi tarafından öldürülmüştür.

-Mona Sahlin'in, İsveç Sosyal Demokrat Partisinde çok kısa sürede yükselmesine

yardımcı olan bu iki önemli kişinin kısa bilgilerini aktardıktan sonra konumuz olan "Toblerone Davası"nın nasıl gerçekleştiği ile ilgili bilgileri o dönemde basında yer alan şekliyle siyasi ahlaka örnek teşkil eden bu olayı yeniden hatırlayalım istedim.

Toblerone Davası siyasette ahlakın en güzel örneği sayılabilecek hatta

dünyada örnek alınabilecek bir olaydır. Çünkü toplumların ayakta kalabilmesi

için iyi işleyen bir adaletin olması gerekir. Yok bunun tam tersi oluyorsa bir

şeylerin iyi gitmediği görülüyorsa o zamanda adaletin işleyişi tekrar gözden

geçirilmelidir.

-Sosyal medyada ve çeşitli haber sitelerinde paylaşılan iddialara göre İsveç

Sosyal Demokrat Partisi genel başkanı Mona Sahlin'in bir markette alışveriş

yaparken gözü çikolatalara ilişir, piramit biçimimde, içinde badem olan

Toblerone çikolatalarından bir paket alır, ücretini öder. Bir kaç hafta sonra

maliye müfettişleri Sahlin'in kapısına dayanır ve hakkında soruşturma açıldığını

söylerler. Soruşturmanın açılmasının nedenini almış olduğun çikolatanın ödemesini devletin kendisine vermiş olduğu kredi kartı ile yapıldığı söylenir. Mona Sahlin bundan sonra konuyla ilgili olarak İsveç adaletine hesap vermeye başlar ve kendi isteğiyle defalarca yargı önüne çıkar, her defasında dalgınlıkla kendi kredikartı yerine devletin kartını kullandığını amacının hazineye zarar vermek olmadığını anlatır.

 Sahlin'in tüm yaptığı harcamalar incelenmiş, mal varlığı didik didik

edilmiş ve sonunda aklanmıştır.

Mona Sahlin, şimdi nemi yapıyor?

 Kızının kurmuş olduğu bir temizlik şirketinde çalışıyor hafta sonları otel odalarını temizliyor.

Soranlara "işinden hiç gocunmadığını" söylüyor.

Şu ğavura bak sen!

Bize örnek oluyor.