Fırsatlar değil, ‘Fırsatçılar’ ülkesiyiz!

05/04/2021 23:00 932

Dünyada 2020 yılının başında ortaya çıkan ve Mart ayından bu yana da Türkiye’de hayatı olumsuz etkileyen Covid-19 pandemisi, sağlık alanında yaşattığı tahribatla birlikte, piyasalarda dengesizliğe etki ederek işsizlik rakamlarının yükselmesine, hayat pahalılığının da artmasına neden oldu.

Pandemi sürecinde birçok kişi işsiz kalırken, firmaların yeni eleman alamaması sebebiyle de özellikle genç nüfus başta olmak üzere, iş arayan çok sayıda vatandaş ‘İşsizler ordusu’ denilen guruba yeni üyelerin katılmasına sebep oldu. Aslına bakacak olursanız, yaşanan ekonomik kriz ve işsizlik oranlarındaki bu olumsuz tablo pandemi döneminden önce de pek farklı değildi. Yine ekonomimiz can çekişiyor, yine işsizlik almış başını gidiyordu.

***

Buraya kadar yazdıklarımı hemen her birey yakından biliyor ve takip ediyor. Aynı sıkıcı, üzücü, yorucu ve bir o kadar da çaresi bulunmayan bu konunun üstüne fazla düşmek istemiyorum. Konumuzu biraz farklı yere çekip, pandemi dönemini fırsat bilen ve bu durumdan faydalanan kuruluşlara, firmalara ve şahıslara getirmek isterim. Bir gerçek var ki, pandemi dönemi kimileri için yıkım, kimileri için de bulunmaz bir fırsat kapısı oldu. Kısıtlamaların, sokağa çıkma yasaklarının olduğu dönemde servetine servet katan, normal dönemden kat be kat kazanç sağlayan firmalar, işletmeler olmadı mı? Oldu elbet!

Öncelikle gıda ürünleri satan market-kasap-manav sektörleri maddi kayıp yaşamadı, tam aksine birçok haksız kazanç elde ettiler. Pandemi dönemini fırsat bilip, aç gözlü davranıp ürünlerini yüzde 100’e varan zamlarla, ne yüzde 100’ü çok daha fazla kârla satmadılar mı? Evet, sattılar ve satmaya da devam ediyorlar! Nasıl olsa bahaneleri de hazır, öyle değil mi? Hatırlayınız, pandeminin ilk zamanlarında ülke çapında olduğu gibi, Adana’da da ‘Kolonya’ satışları patlak verdi. Hatta bayramdan bayrama yüzüne bakılan, pardon (ele-yüze sürülen) kolonyalar, birden ‘Bulunmaz Hint Kumaşı’ olmadı mı? 60-70 derece değil, illa 80 derece ve özellikle limon kolonyasını tavsiye edenler sayesinde, kolonyalar da kat ve kat zamlı satılmadı mı? Satıldı…

Sonra, ‘Turşu ve turşu suyunu, korona virüse karşı bağışıklığı koruduğu için bol, bol tüketin’ demediler mi? Dediler... Bu sefer de, turşu ve turşu suyuna rağbet artmadı mı? Arttı! Kilosu 5-6 liraya satılan turşu ve turşu suları, bir anda 25-30 liraya fırlamadı mı? Fırladı…

Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de uzun süre gündemin tek maddesi olan maske ve dezenfektan üretiminden bahsetmeden geçmeyeceğim elbet. Sahte bir yokluğun içine itilip, maske ve dezenfektan üretemeyen bir ülke haline sokulmadık mı? Maske-dezenfektan stoklayanları, bunların satışlarını çok, çok yüksek meblağda satanları unutmayalım. Yine pandeminin ilk günlerinde maske karaborsası ortaya çıktı ki, bunu duyan sivri zekâlı bazı şahıslar, ‘Ya fırsat kapımıza kadar gelmiş! Neden biz bu fırsattan yararlanmayalım?’ diyerek, tanesi 25 kuruşa satılan maskeleri, birden 5-6, hatta 10 liradan satmadılar mı? Sattılar… Tanınmış temizlik ürün markaları, ‘Bu pastadan biz de yiyelim!’ diyerek, birden maske, dezenfektan üretmeye ve bu ürünlerini TV ekranlarında boy, boy tanıtımlarını yapmadılar mı? Yaptılar… Bu ürünler de normal fiyatının çok, çok üstünde satılmadı mı? Evet satıldı…

 

***

Demem o ki; kimselerin işinde-gücünde-parasında gözümüz yok elbet. Ama bir fırsat bulup, bunun da illa ki cılkını çıkarmaya da gerek yok. Öyle değil mi? Hak edilmeyen veya hak edilenin çok üstünde kazanç sağlamak doğru bir şey mi? İnsanların hakkını gasp etmiş olmuyor musunuz? Milletin maddi, manevi ve psikolojik durumu zaten ortada. Neden bu durumdan aç gözlü, doymaz bir şekilde faydalanırsınız ki! Hiç mi Allah’tan korkmuyorsunuz?

İsyanımı, kızgınlığımı, öfkemi anlayan anlamıştır zaten! Çoğu insan, işlerine gelmeyeni yanlış anlar ya, sanki biz de bu durumu yanlış anlamışız gibi geliyor bana. Demek o ki, bizim ülkemiz fırsatlar ülkesi değil! Biz daha çok; ‘Fırsatçılar ülkesiyiz…’