FİKRET SEZGİN VE DENİZDE PARMAK İZİ

11/12/2019 22:55 837

Denizde Parmak İzi, sevginin bilge şairi Fikret Sezginin 114 dörtlükten oluşan dokuzuncu şiir kitabı.Kapak fotoğrafı, kısa bir süre önce yitirdiği sevgili oğlu diş hekimi Tamer Sezginin.

İki oğlunu kısa aralıklarla kaybeden şairimiz,bu acılara sabır gösterebilen, bunları olgunlaşma, yücelme sınavı kabul eden inançlı bir düşünür, bir filozof.Çünkü o kendini, haddini, kulluğunu ve aczini biliyor.

Sevgiyi,ödünç ve sürekli bir Tanrı nimeti olan yaşamı, onun zıddı ama tamamlayıcısı ölümü, o kadar güzel dile getirmiş ki dizelerinde.Ama üzgün ve de karamsar. Haksız da değil.Böylesi derin yara izleri bırakan acılar,kolayca sökülüp atılamaz ki!

Sunu bölümünün ana teması sevgi.Bir kaç alıntı buradan :

"Mutluluğu sağlayan nedenlerden biri de sevgidir."

"Sevgi yüreğimizin dışarıya fırlaması, dünyayı ve insanı kucaklamasıdır."

"Sevmeyi ve sevilmeyi bilmeyen insan,nerede olursa olsun yalnızdır.Seven insan meyveli ağaçtır, sevgi ve itibar görür.Seven insan meyve verir.Adı kendinden sonra da yaşar.

"Dünya iki kapılı bir han değildir.Sevmiyorsan bir kapıdan girmiş, öbür kapıdan çıkmış olursun.Denizdeki parmak izi gibi, geride anılacak bir adın bile kalmaz."

DENİZDEKİ PARMAK İZİ

Bir mektup adresi yok, kim bilir ismimizi

Zahir yaşamış derler, görenler resmimizi

Bunca çabadan sonra, geri yene kalır ki

Kumsalda ayak izi, denizde parmak izi.

Dünya gerçeğini bir şamar gibi çarpıyor yüzümüze Gelen Giden Fark Etmez şiirinde.

Her gün eskisi gider, gelenler her gün yeni.

Gelen giden fark etmez, değişmedi ekseni,

Yarından bir haberi yok, yaşayıp göreceğiz,

Bilmeden giyeceğiz, beyaz cepkeni

Taşlı Yol da aynı gerçeği vurguluyor.

Zaman kimseye söz yok, önceliğim var diyor.

Kuralı böyle zahir, benden önce gidiyor.

Düz yolları tüketip, taşlı yola sapınca,

Geri vitese taktım, toprak gel gel diyor.

Yitirdiklerinin acısı öyle işlemiş ki yüreğine deyivermiş şunları :

CAMİ AVLUSU

Niçin boş dünya derler, vardır zahir dolusu.

İsimleri değişik, yarın dünün tortusu.

Dünya tersine mi döner, bir günde şenlik olsa ?

Her gün cenaze kalkan, içim cami avlusu.

Birçok şeyin elimizde olmadığını, yazgıya boyun eğişimize de şöyle değinmiş:

"İstenen yere değil, bildiği yere gider.

Yolunu kendi seçer, dünya sarhoş treni."

"Yaşamak razı olmak, zamanın verdiğine "

"Yazgı neyse kural o,ısrarda yarar var mı ?

"Yaşayıp göreceksin, aksine karar var mı ?"

Günümüz insanlarının ilgisizliğinden, umursamazlığından oldukça rahatsız:

"İnsanlar toprak olmuş, ölsen sesleri çıkmaz."

"Ben çoktan unutulmuş bir mektup adresiyim"

"Aranmadıktan sonra, adrese ne gerek var."

"Ağlasan da duyulmaz, dünya anadan sağır."

Oysa ki, şairimiz "Binlerce mektup vardır, bir damla gözyaşında "diyecek kadar duygu yüklü.

SELAM da şunları diyor :

Ünvanların tamamı, nefes boyu geçerli.

Çevremde dostlar varsa gurbet yok. herkes yerli.

Hakkınla kazandığın, toprağa kadar senin,

En ucuz sandığın şey, selam çok değerli.

İç dünyası, filozofik ruhunu, birikimlerini yansıtan dizilerdeki müzikalite.Akıcı, yumuşak, duru, temiz ve ahenkli bir dil.Duygu dolu derin anlamlı, düşündürücü değişler, zekice benzetişler.Her türlü övgüye layık bir eser bu.

Şiir dünyasında kendini kabul ettiren Fikret Sezgin bir gün adının unutulacağı endişesini atamamış içinden.Aziz şairim, sadece bu şiir kitabın bile, seni unutulmayacaklardan biri yapmaya yeter de, artar bile.

Gönülden kutluyor, acılardan uzak, sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum.