Farklı Tarzlar, Farklı İnançlar, Farklı Yemekler

03/04/2021 00:31 944

 

Bu hafta içerisinde arkadaşlarımla beş yıldızlı bir otelin restorantına gittim. Hepimiz menüden yemekler seçtik. Menüde çeşit çeşit yemek vardı. Ben aralarından kendi istediğim bir yemeği seçtim. Arkadaşlarımdan biri diyet yaptığını söyledi fakat diyetine pek uymadı. Sezar Salatası yedi ve üzerine ballı ıhlamur içtikten sonra canı hâlâ tatlı istiyordu. Tatlı olarak da bizi restorant çıkışı “mochi” denilen japon pirinç dondurması (keki) almaya götürttü. Diyet yapmadı hatta ve hatta bir hayli fazla kalori aldı. Bir diğer kız arkadaşım egzotik yemekler dışında hiçbir şey yemediğini söyledi. Ben de ona “pilav, makarna, beyaz ekmek yemiyor musun?” diye sordum. Kendisi 7 yıldır beyaz ekmek ve beyaz pilavı ağzına sürmediğini söyledi. Ben tabii, alışmışım Anadolu’nun yemeklerinden yemeye. Pilav da Anadolu yemeklerinin kraliçesi gibidir; tüm yemekler onunla birlikte sunulur. “Kardeşime ne yersin?” diye sordum. Kardeşim genelde et yemeyi çok sevdiğinden direkt menüden antrikot seçti. Tabii sırf et onun gözünü doyurmadı. Bu sebepten garsona “pilav yok mu pilav; yağlı bir Türk pilavı hani!” dedi. Ben de her türlü yemeyi yemeye uyum sağlayan biri olarak menüde olan yemeklerden birini seçtim ve gayet rahat bir şekilde yemeyi yiyip sohbet ettim. Bu kadar çeşitli yemeklerin olması, farklı kültürlerin ve her şeyden önemlisi birbirine hiçbir şekilde benzemeyen insanların olması ihtiyaç ve istekleri çok çeşitli hale getiriyor. Ben de en çok bundan etkileniyorum. Farklılık ama bunun sağladığı uyum ve ahenkten.