FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER…

28/09/2021 04:54 236


Bu önemli konuyu da geçen yıllarda yazmıştım, her yıl bir defa daha hatırlatacağım.
Aselsan cinayetleri ve TÜBİTAK cinayetleri diye anılan faili meçhul ölümler, unutturuldu gitti.
Düşünün ki, ODTÜ, Hacettepe ve Bilkent üniversitelerinin Elektrik elektronik bölümlerinden en iyi derecelerle mezun olan, süper zeki mühendislerden en iyileri, Aselsan'da ve TÜBİTAK’ta çalışmaya başladılar. Bu mühendisler daha 30 yaşlarına varmadan başarılarının zirvesinde iken, akıl almaz suikastlarla ortadan kaldırıldılar.
Burhanettin Volkan, Hüseyin Başbilen, Ünsem Ünal, Evrim Yançeken , Ercan Kuruoğlu, Mustafa Aytekin, Zafer Oluk .Hasan Öksüz.
Bunların herbiri Türkiye’nin en zeki süper beyinleriydi. Hepsi de milli sanayinin geliştirilmesi yönünde fikir, inanç ve beyine sahiptiler.
1946 yıllarından itibaren ABD'den alınmaya başlanan tüm tank, helikopter ve askeri uçakların, kumanda ve kontrol şifreleri, ABD den alınamıyordu. O nedenle bu silahları onların izni olmadan kullanamıyorduk.!
Onların istemediği bir ülkeye karşı kullandığımızda da, cihazlar kilitleniyor veya yanlış hedefe yönlendiriliyordu.
1980' li yıllarda, ABD'den satın alınan F 16' ların yazılım kodları Türkiye'ye verilmemişti.
Irak'ın elinde onca silah ve uçak vardı, ama işgal sırasında tek uçak havalanamadı.
Batı silah sanayi bu şartlarla silah satıyordu.
Bunu bilen 20' li yaşlardaki bu genç idealist mühendislerimiz milli tank, milli helikopter ve milli uçak projeleri geliştirmeye başlamışlardı.
Üstelikte bu silahların elektronik kumanda kontrol şifre yazılımlarını da, bu mühendisler kendileri hazırlıyorlardı.
Bu mühendislerin hepsi, ABD ve İsrail tarafından izleniyordu. Bir çoğuna ABD ve İsrail'den iş teklifleri yapılmaya başlandı.
Bu idealist vatansever mühendisler, tüm teklifleri geri çevirdiler.
Zaten savunma sanayinde çalışan tüm başarılı personel yabancı casusluk ajanlarınca fişleniyor, gözleniyordu.
Mühendis Hüseyin Başbilen, F 16 uçaklarının yazılımı ve milli tank projesi üzerinde çalışıyordu. 2006 da aracının içinde boğazı ve bileği kesilmiş olarak bulundu.
Mühendis Ünsem Ünal, 2007 de kafasına tek kurşun sıkılarak öldürüldü.
Mühendis Evrim Yançeken binanın 6. Katından atılarak can verdi.
Mühendisler Ercan Kuruoğlu , Mustafa Aktekin Trafik kazasıyla ortadan kaldırıldılar.
Mühendis Burhanettin Volkan, kriptolama ve şifre çözme uzmanıydı. Uçakların komuta kontrol sistemlerinin millileştirilmesi projesinde çalışıyordu. Aselsanda yaşatılan bunalımdan kaçmak için askere gitti. Oradada rahat bırakmadılar. Takip baskı eziyet derken intihar etti diyerek öldürdüler.
Mühendis Zafer Oluk, tank modernizasyonunda uzmandı. Genelkurmaya hazırladığı projelerle genelkurmayın 20 yıllık ihtiyacını karşıladı.
1.Ordunun elektronik sistemini deprem anında ayakta kalacak şekilde yenilemiş bir çocuktu.
Hatta Pakistan ordusunun haberleşme sistemini yenilemişti.
Buna rağmen bunalıma soktular. O da askere gitti. Askerde takip, baskı devam ettirildi. Türkiye’nin en zeki elektronik beynine askerde trafo binalarının tamirciliğini yaptırmışlar. Elektrik direklerinin tepesine çıkarmışlar.
Hiç anlamadığı tamir işlerini yaptırırken elektrik çarptı diye ölümünü hazırlamışlar.
Yani, ülkemin en zeki en idealist süper beyinlerini, yabancı ajanların hazırladığı suikastlarla yok ettirdiler.
Ve dosyalarını, "intihar" yada "kaza" diyerek kapatıverdiler.
Kimse de sahip çıkıp üzerine gitmedi.
Yaklaşık 60 yıldır milliyetçilikle geçinen partiler, sivil toplum örgütleri, konuyla asla ilgilenmediler.
Türkiye’yi ayağa kaldırmadılar.Dünyayı ayağa kaldırmadılar.
Slogan atıp, el kol işareti yapmaya devam ettiler.
Bu süper beyinlerimizi, İsrail, Amerikan istihbaratları, NATO tetikçileri, yerli işbirlikçilerle beraber ortadan kaldırdı.
Bu yerli işbirlikçiler ve tetikçiler, Fethullah dinci örgütünden ve diğer Amerikancı dinci örgütlenmelerdendi. Bu zihniyet iktidarın içindeydi. Devleti yönetiyordu. Kimse olayın üstüne gidemedi.
Bugün en çok Din, Allah, Vatan, Beka lafı edenler, bunlarla hiç ilgilenmedi.
Kozmik odaya girilip (843 kişi, çoğunluğu MİT Ajanı ve Ateşe’nin bu Kozmik Odada ki listenin ele geçirilmesi ve CIA ile MOSSAD’a servis edilmesi üzerine, öldürülmüşlerdir. Bunu devletin en üst organları açıkladı)devletin tüm sırlarının alınıp düşmana teslim edilmesiyle de ilgilenmedi.
Türkiye'nin yetiştirdiği en ünlü bilim insanları Isparta uçağında düşürülüp öldürüldüğünde de, yine ilgilenmediler.
Ama hala alkış almaya devam ediyorlar.
Şimdi böyle vatan haini, Türkiye düşmanı dinci cemaatler, sadece Fethullah ‘tan ibaret değil. Türkiye düşmanlarıyla amaçlarını birleştirmiş, yüzlerce büyüklü, küçüklü dinci örgütlenme var. Devletin her kademesinde yerleşmiş, Ülkemin her sokağında yerleşmiş, düşman emriyle Atatürk düşmanı nesiller yetiştiriliyor.
Biz de ülkemizin başına daha neler gelecek diye, oturup bekleşiyoruz..

SON SÖZ: ‘’ DAHİLİ ve HARİCİ BEDHAHLAR, HER DÖNEMDE MEVCUTTUR.’’