Evrenin dili

30/10/2020 22:42 2345

 

Bakıp görememek,

Duyup anlayamamak,

Dokunup hissettiklerini kavrayamamak,

Koklayıp geçmek,

Tadını alıp unutmak bizim eksikliklerimiz, bizim idrak zafiyetimiz aslında.

Sadece resimlere ve sözcüklere takılıp, evrenin dilini unutuyoruz.

Evrenin herkesin anlayacağı bir dil ile var olduğunu düşünüyorum.

Bu dil neden unutuldu?

Oysa bu dil unutulmasa,

Bütün insanların geçmişine ve şimdisine tanıklık edecekti.

Oysa şimdi insanlığa egemen olan dil, ‘korkunun dili’ ve insanları konuşamaz hale getiriyor.

Yeryüzündeki bütün yaratıkların yürekleriyle anladığı, en temel, en yüce, insanlıktan da daha eski, herkesin anlayabildi bir dil var aslında. Bu dil her buluşmada, aynı güçle ortaya çıkan, sessizliğin sesiyle konuşulan bir dildir.

Bu dile şimdilerde ‘aşk’ deniyor.

Bu dil Evrenin saf dili,

Açıklamaya gereksinimi olmayan, kolayca, sessizce anlaşılan, aşkla yaşanan bir dildir.

İnsanlar açısından bakılınca,

İki insan karşılaşınca,

Gözler buluşunca,

Yalnız o an vardır ve ne geçmiş, ne de gelecek önemlidir artık.

Gök kubbe altındaki her şey, işte bu aşkla yaratan yaratıcıya aittir.

O yüzden aşk için sahip olmak gerekmez.

İnsan sevince, her şey daha farklı ve güzel anlamlar kazanır. Nesneler bile değişik gelir insana.

Yaşadığımız her gün, hem yaşamak, hem de ölmek içindir aslında. Bu yüzden bir şeyi saf bir aşkla istediğimizde, bütün evren işbirliği yapar denir.