ERMENİLERİN SOYKIRIM İDDİALARI 2

01/05/2021 03:05 234

 

The Dissolution of the Ottoman Empire, 1807-1924 [LCID: g00126]

Osmanlı İmparatorluğu’nun Dağılması, 1807–1924

Savaş sırasında bir Ermeni'nin bile yargılanmadığını ve idam edilmediğini dile getiren McCarthy, şöyle konuştu:

"Ermeniler, Ruslara bir asır kadar yardım etti. Ermeni milliyetçileri, Osmanlı İmparatorluğu'nu yok etmek istediklerini söylediler. Savaş zamanında Ermeni gençleri ya çetelere ya da Ruslara katıldı. Ermeniler yolları, telgraf hatlarını keserek Ruslara yardım etti, Osmanlı kentlerini ele geçirdi. En kötüsü Ermeniler, Müslümanları katlettiler ve kaçmaya zorladılar. Osmanlı, isyancıların Osmanlı savaş sürecine zarar verdiğini ve savaştaki kayıpların önemli bir kısmının onların yüzünden olduğunu biliyordu. Ermeni isyancıları Müslümanları katlediyorlardı ve savaş sonunda Van bölgesindeki Müslümanların yüzde 2'si ölmüştü. Bu bölge, Ermenilerin en fazla ayaklandığı yer. Osmanlıların Ermenileri tehcir etmesi için çok iyi nedenleri vardı. Osmanlı'nın soykırım planlamadığını, soykırım işlemediğini biliyoruz. Osmanlılar, ülkelerini ve halklarını düşmanlara karşı korumaya çalışıyordu."

Evet, Prof.Dr. McCarthy objektif bir yaklaşımla, tarihi gerçeği, somut bir şekilde ortaya koyuyordu…

Düşünebiliyor musunuz, Selçukludan Osmanlıya kadar, 1000 yıldır, bu kadim topraklarda birlikte, bir arada, kardeşçe, komşu komşu yaşayan iki halk 1900’lü yılların başlarında birbirini boğazlayacak hale geliyordu. Peki ama neden? Kardeşler niçin bu hale gelmişti? Başta Rusya, İngiltere, Fransa gibi devletlerin Ermenileri kandırması, sonra da özellikle Rusların bağımsız Ermenistan v vaatleri yüzünden, Osmanlı tebası olmalarına rağmen, Osmanlı’ya ihanet etmeleri bu tehcire zemin hazırlamıştır. Ermeni komitacılar, diğer Ermeni çeteleri ile iş birliği yaparak, doğu da ve Güneydoğu da, savaşan, Osmanlı ordularının muhabere hatlarını, cephaneliklerini, ordunun ikmal yollarını tahrip edip, çok büyük zarar vermeleri, Van’da katliam yapmaları, Türk köylerini basıp, Müslüman ahaliye zulmetmeleri ve akla hayale gelmeyecek kötülükler, işkenceler yapmaları, bardağı taşıran son damla olmuştu artık.

Bir memleketin, bir ülkenin geleceği söz konusu idi. İstemeye istemeye de olsa, en azından cephelerden uzak bölgelere yerleştirilerek, olayı çözme yoluna gitti, Osmanlı…Suriye Lübnan toprakları da, nihayetinde Osmanlı toprakları idi. Şimdi gelelim işin esasına…

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN TEHCİR KARARI ALMASI VE UYGULAMASI

Osmanlı Devleti, isteksiz olmasına rağmen Birinci Dünya Savaşı’na girmek mecburiyetinde kalmıştı. Bu savaşta bilindiği gibi çok çeşitli cephelerde mücadele etmek durumunda kaldı. Bunu fırsat bilen ve bilhassa Doğu Anadoluda yaşayan Ermeniler, özellikle Rusya, İngiltere ve Fransa’nın kışkırtmalarıyla Osmanlı Ordularını arkadan vurdukları gibi, gönüllü olarak Rus Ordularıyla birlikte Doğu Anadolu’nun Ruslar tarafından işgal edilmesine de yardımcı oldular. Bu yetmezmiş gibi, bilhassa Van ve civarında Ermeni olmayan bütün halka karşı katliam hareketlerine başladılar. Bu katliamlarını diğer vilâyetlere de yaygınlaştırmaya çalıştılar. Osmanlı Devleti de bunun üzerine gerek kendi güvenliğini, gerekse Ermeni olmayan diğer vatandaşlarının can ve mal güvenliklerini korumak amacıyla, geçici olarak Ermeni vatandaşlarının bir kısmını Suriye’nin bazı bölgeleriyle Halep ve civarına tehcir etmek mecburiyetinde kalmıştır.Tehcirin Nedenleri Osmanlı Devleti, istememesine rağmen I. Dünya Savaşı’na girmek mecburiyetinde kalmış, kendisini önce Doğu Cephesi’nde Rusya ile Çanakkale Cephesi’nde de İngiliz, Fransız ve Anzakv.b. kuvvetleriyle yıpratıcı savaşlar içinde bulmuştu. İngiltere ve Fransa’nın Batı Cephesi’nde Alman baskısını azaltmak için Rusya’nın yardımına ihtiyaçları vardı. Rusya da, İngiltere ve Fransa’dan, daha iyi savaşabilmek için silah, mühimmat ve gıda istiyordu. Rusların bu ihtiyaçlarının karşılanmasının en kısa yolu da Osmanlı Devleti’nin kontrolünde olan boğazlardan geçiyordu. Osmanlı Devleti savaştan kısa süre içinde saf dışı edilirse Almanya’nın Doğu cephesinde Rusya tarafından baskı altına alınması kolaylaşacak bu da İngiltere ve Fransa’nın işini önemli ölçüde kolaylaştıracaktı. Osmanlı Devleti’ni I. Dünya Savaşı’nda kısa sürede devre dışı bırakma argümanlarından birisi de uzun zamandır hazırlıkları yapılan İngiltere, Fransa ve Rusya’nın üzerinde Berlin Anlaşması’ndan beri çalıştıkları Ermenilerdi. Ermeniler de kurmuş oldukları komiteler vasıtasıyla Osmanlı Devleti’ne karşı düşmanla işbirliği yapmaya çoktan hazırdılar 1.1890’lardan itibaren bilhassa Doğu Vilayetlerinde yer yer isyanlar çıkararak adeta bunun bir provasını yapmışlardı2 . Osmanlı Devleti, Ermenilerin I. Dünya Savaşı esnasında Anadolu’da bilhassa Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir biri ardına yaptıkları isyan hareketlerini ilk başlarda 1890-1896’lı yıllardaki isyan hareketlerinin bir devamı olarak nitelendirmişti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti daha önce de yaptığı gibi, Ermeni ileri gelenlerinden olan Erzurum Mebusu Varteks Efendi’ye Ermenilerin düşmanla işbirliği yapmaktan hemen vazgeçmelerini aksi halde sorumluluğun Osmanlı Devleti’ne ait olmayacağı ihtarında bulundu. Daha önceden bilhassa Paris ve Viyana Büyükelçilikleri tarafından Bab-ı Âli’ye Ermenilerin Doğu Vilayetleri’nde topluca bir isyan hareketine 1 “Ermeni gönüllü örgütünü durdurmayacağız, buna son vermeyeceğiz.., Sonuna kadar çoğaltacağız, her yanda biz öncü olarak en önde yer alacağız. Rusya ile işbirliği yapabilecekleri noktasında uyarılar yapılmıştı. Bu uyarılar üzerine Aralık 1914’de Doğu Vilayetlerinde bulunup Ermenilerin eğitimleri ile ilgilenen misyoner kuruluşlarının ve bu tür çalışmalar yapan memurların başka bölgelere gönderilmeleri konusunda bazı ön çalışmalar da yapılmıştı …

03 Mayıs 2021 Pazartesi günü devam edeceğiz….