EMNİYET MÜDÜRÜ ve TECRÜBENİN GÜCÜ

19/11/2020 00:33 512

 

5 Ocak Gazetesinin, geleneksel kahvaltılı toplantılarından birini daha, geride bıraktık.

17 Kasım 2020 Salı günü yapmış olduğumuz toplantının bu seferki konuğu; Adana İl Emniyet Müdürü, sayın Doğan İnci idi…

Oldukça rahat, sıcak ve samimi bir ortamda geçen toplantıda, zaman zaman geçmişin anılarına gittim. Karşımızdaki insan, sahiden bir emniyet müdürü müydü? Yoksa, 4O. Yıllık

mahalle ve okul arkadaşımız mıydı? Sayın müdürümüz konuştukça, gazete mensubu ve köşe yazarlarının sorularına cevap verdikçe, ister istemez zaman tüneline giriyordum.

Cevapları verirken, kah latife yapıyor, kah bir dost sıcaklığıyla gülerek bilgilendiriyordu.

Ben ve arkadaşlarım, son derece rahat, içten ve samimi olarak, Adana’nın sorunlarını dile getiriyorduk.

Oysa çok değil, 20-30 yıl öncesinde, böyle bir sıcaklığı, ilgiyi, samimi ve içten yaklaşımı, şeffaflığı hayal bile edemezdiniz.

Emniyet Teşkilatı, Jandarma Teşkilatı, Vergi Daireleri ve Adliye, halkın kabusu idi. Ceberrut birer, devlet kurumu idi. Adını telaffuz etmek bile vatandaşı ürpertir, irrite ederdi…

Bu dört devlet kurumundan, olanca imkanlarıyla uzak durmaya bakarlar, bir yasal durum veya başka türlü bir mecburiyet yoksa, binalarının önünden bile geçmezlerdi.

Vatandaş, resmen korkar, tırsar, çekinirdi. Halk tabiri ile bu kurumlar söz konusu oldu mu, vatandaş pısardı. Hakkını arayamaz, kendini müdafaa etme cesareti gösteremez, üst makamlara, derdini anlatmaya cüret edemezdiniz. Bu kurumlar demek; korku demekti. Baskı demekti. Cezalandırmak demekti. Çünkü, yıllardır öyle olmuştu. Nesilden nesile böyle gelmişti…O yılların ve öncesinin zihniyeti; vatandaş, devlet için vardı. Esas olan devlet ve onun uygulamaları idi. Devlet ne diyorsa, kayıtsız şartsız ona uyacaktınız. İtiraz etmek, karşı çıkmak olmaz dı. Mutlak olan tek şey, devletin buyrukları idi. Vatandaş…..!!! Kim takardı ki. Ne kıymeti vardı ki…

Aradan geçen yıllar, sosyal ve kültürel alanlarda ki evrilmeler, teknolojik gelişmeler ve topluma yansımaları, çok şeyi değiştirdi. Artık, o eski zihniyet çöpe atılmış, vatandaş devlet içindir zihniyeti değişmiş, ‘DEVLET VATANDAŞ’ için dire evrilmiş oldu. Artık her şey, vatandaşının huzuru, refahı ve mutluluğu için, düzenlenir duruma gelmiştir.

Sayın İnci’yi dinlerken, bunları da anımsamadan edemedim. Değişim denen mefhum, ne kadar güçlü, ne kadar kudretli idi. Tıpkı tsunami gibi, önüne çıkan engelleri yıkıp geçiyor. Değişim sana değil, sen değişime ayak uyduruyorsun.

2 milyon 250 bin nüfuslu ve demografik yapısı itibariyle, kozmopolit bir kent te, Üstelik yıllardır ihmal edilmiş, gettoların, gecekonduların, kaçak yapılaşmanın diz boyu olduğu, çarpık kentleşmenin, modern ve çağdaş bir kent estetiğinden yoksun kalmış olmanın hüznünü yaşayan bir şehire Emniyet Müdürü olmak nasıl bir duygu idi. Bu özelliklere sahip Adana’ya müdür olmak kolay mı idi?

İşte bu nokta da, sayın İnci’nin, gözlemlediğim üç temel özelliği devreye giriyor….

*Birincisi;

İyi bir ‘Mesleki Eğitim’ almış olması. 1981 yılında başlayıp, 1989 yılında sona eren, tahsil hayatı.

1981’de babasının elinden tutup götürdüğü

polis kolejini, başarıyla bitiriyor ve Hukuk Fakültesi ayarındaki, Polis Akademisine devam ediyor.1989 yılında da mezun oluyor. İyi bir eğitim almış olmasının yararını, ileride ki meslek hayatında görüyor.

*Deneyimi ve Mesleki Başarıları;

Meslek hayatında, yurt içi, yurt dışı, pek çok görevde bulunmanın avantajını iyi kullanarak, deneyim zenginliği kazanıyor. Tecrübesi, yönetime ve olaylara hakimiyetini rahat sağlamasına neden oluyor. Dolayısıyla, bilgisi ve tecrübesi ile başarı merdivenlerini kolay tırmanıyor.

*Kişiliği ve İnsani Yönü;

Soy adını nasıl aldı bilemem ama gerçekten soy adı gibi İNCİ…

Kibarlığı, Zarafeti, Nezaketi ve Yumuşak, sevecen yaklaşımları, insanın içini ısıtıyor. Karşınızdaki bir emniyet müdüründen ziyade, bir sınıf arkadaşı, bir mahalle arkadaşı, asker arkadaşı sıcaklığında… Hiç çekinmeden, tereddüt etmeden, 4O. Yıllık ahbap gibi sohbet ediyor. Açık sözlü ve şeffaf bir anlatım zihniyeti var. Kadife eldiven takmış gibi. İçinde demir yumruk var ama size bunu hissettirmiyor dahi. Mesleğine aşık, işini ciddiyetle, kararlılıkla yapıyor. Severek dövüyor misali, şefkatli, merhametli ama disiplinli, taviz vermeyen yapı da. Yasaları uygulamakta sakınmasız. İşine karışılmasından hoşlanmayan, görev ve sorumluluklarını yasalar çerçevesinde, en iyi şekilde yerine getiren, babacan tavırlı… Kalbi ve yüreği, insan sevgisiyle dolu, vatanı için, vatandaşlarımız için, hep en iyisini, en güzelini yapmaya çalışan biri.

Asayiş olayları, faali meçhuller, cinayet, uyuşturucu, esrar, adi suçlar, trafik olayları, çeteler, organize suçlar, terör, FETÖ, kaçakçılık, silah, Kadına şiddet, karakolların durumu, İnsan hakları, Teşkilatın psikolojik durumu. Korona uygulamaları, Jandarma, Adliye ilişkileri gibi, emniyeti ilgilendiren pek çok konu, tek tek soruldu… Cevapları, arkadaşlarımızın kendi köşelerinde bulacaksınız.

Adana, böyle bir Emniyet Müdürüne sahip olmaktan mutluluk duymaktadır.

Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun, değerli müdürüm.

SON SÖZ: ‘’ VATANINI EN ÇOK SEVEN, İŞİNİ EN İYİ YAPANDIR.’’ * M.K.Atatürk*