EKONOMİDEN BAŞKA NE YAZILIR?

25/10/2021 23:06 734

 

Özellikle tarih konusunda olmak üzere yazacak o kadar konu aklımda uçuşmakta ama hiçbir konu bugün içine düştüğümüz Ekonomik Açmazın önüne geçememekte maalesef. Bu nedenle Ekonomiden başka bir konu yazmayı düşünememekteyim.

Çarşı-Pazar, alışveriş işlemleri, yaşama ihtiyaçları, hayatı devam ettirme araçları, işi devam ettirme gereçleri  ve bunların orta yerde duran ağır ve zor gerçekleri artık gizlenemez.  Bu nedenle gerçekleri gizleyerek bir yere varılamayacağını birilerinin anlaması ve anlatması şarttır. Biliyorum bu gerçekleri bildiği halde gizlemek için çırpınan bir avuç kesim var ama artık bu kesim de mızrağın çuvala sığmadığını gözlerden uzak tutamaz.

Ekonomi çok kötü durumdadır.

Doların 10 TL’ye dayanmasının ülke olarak altından kalkabilmenin imkânı kalmamıştır. Yani, bugüne kadarki yöntemlerle bu konunun ağır şartlarını halledemeyiz.

Peki ne öneriyorsun diyebilirsiniz?

Hemen aklıma gelen ilk önerim, hastanın hasta olduğunu kabul etmesidir. Hasta kendi durumunu kabul etmez veya gizlemek isterse ne önerirsek önerelim hastayı iyileştirmek mümkün olamaz.

Bunun en önemli göstergesi de, yani hastanın hastalığını kabul etmesinin göstergesi de yapılan inanılmaz israfların derhal durdurulmasıdır. İtibarın uçaklardan, saraylardan, inanılmaz israflardan geçmediğini kabul edip bu şekilde yaşamaya başlamak gereği en önemli öneridir. Böylece, toplumumuzun belki ruh halinde ümitvar bir durum oluşma imkânı elde edilebilir.

Mevcut yönetim düzeni ve yöneticilerin ülke ekonomisini yukarılara doğru uçurmak değil aşağılara doğru indirdiklerinin en önemli göstergelerinden biri de  şudur: Dünya ekonomik sırlamasında 16. olarak aldıkları Türkiye Ekonomisini bugün ilk 20’nin dışına çıkarma durumuna getirmeleridir.

Döviz artışının ülke ekonomisini ne kadar zora soktuğunu bilmemek ne demek acaba?

Dolara gelen bir kuruşluk artışın ülke ekonomisini çarpan etkisiyle kaç kuruş zarara soktuğunu biz çocukluğumuzdan beri biliyoruz.

Bu şartlarda, Merkez Bankası’nın faiz düşürmesinin nasıl bir ekonomik gerekçesi olabilir, anlamak mümkün değildir.

Cumhuriyet Tarihimizin en ağır Ekonomik Bunalımlarından birisini belki de birincisini yaşıyoruz. Ama, bu işten sorumlu olanlar sanki öyle değilmiş gibi bir gün daha iktidarda kalabilmek için inanılmaz bir tavır içerisindeler, hayret ki ne hayret!

Bakın 2022 Bütçesini incelediğinizde bir takım gerçekleri açıkça görebilmekteyiz.

Bütçe’den çıkan bazı göstergeleri belirtelim:

Bütçe Giderleri 1 Trilyon 751 Milyar 957 Milyon TL ve Gelirleri ise 1 Trilyon 472 Milyar 583 Milyon TL olarak sunulmaktadır. Elbette, Gelir rakamları bu şekilde gerçekleşirse… Bu durumda 2022 yılı Bütçe Açığı 278 Milyar 374 Milyon TL olmaktadır. Bu açık nasıl kapanacaktır? Tabii ki borç bularak.

Peki bugüne kadar bulunan ve alınan borçlara karşı ne Faiz ödenmektedir ve bunun üzerine de ne kadar daha eklenecektir.

Bir yıllık faiz ödememiz 240 milyar TL’dir. Bu ise Günlük 658 Milyon ve Saatlik 27 Milyon TL demektir. 2022 Bütçe Açığı ile birlikte Londra Faizcilerine ne kadar Faiz ödeyeceğimizi şu anda bilemiyoruz.

Bu ekonomi batık değil de nedir?

Bu arada neden Londra diyorum. Çünkü, dünyada başka Faizciler bize para vermemektedirler de ondan.

Keşke rakamlara boğma endişem olmasa da gerek Özel Bütçeli Kurumlar ve gerekse Genel Bütçe Kapsamındaki Kurumlar için Bütçeden ayrılan paraları aktarabilseydim. Lütfen mümkünse dediğim tabloları Bütçeden bir inceleyiniz.

Bu kadar ağır faiz yükünü kaldırabilmenin en önemli yollarından biri de nedir?

Tabii ki Vergileri artırmak ve insanımıza verilecek destekleri kısmak ve hatta kesmektir.

Zaten, böyle yapılıyor ki, Taslak Bütçeye göre, önümüzdeki yıl ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) Yüzde 26 olarak sunulmaktadır.

Ülkemizde iyi yetişmiş kadrolar var, biliyoruz.  Özellikle Maliye ve Ekonomi konularında iyi yetişmiş kadroların önü açılmalıdır ki bu ağır açmazdan kurtulabilelim.

Ülke bir gemidir ve bu gemide hepimiz yer almaktayız. Gemi batarsa hepimiz batarız. Belki bir avuç insanın gemi batarken kurtulmak için hazırladıkları uçakları olabilir. Ancak, onun da garantisi yok. Çünkü, hem dünya küçük, hem de inanan için öteki dünya var.