EKONOMİDE İSTİKRARIN ÖNEMİ

11/01/2022 20:51 221

Bir kavramın ne kadar önemli olduğunu hafızalarımızdan çıkmayacak şekilde öğreniyoruz. Bu kavramı tek kelime ile ifade etmek gerekirse bunun adı İSTİKRARDIR… Hayatımızın her alanı için hayati derecede önemli olan istikrar, ekonomik olaylarda ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha bizlere göstermektedir. Tersi durumu ifade etmek için kullandığımız İSTİKRARSIZLIK ise üretimi, tüketimi, tasarrufu, mal ve hizmetlerin fiyatlarını, döviz kurlarını belirsiz hale getirerek iktisadi hayatımızı sıkıntılı hale getirmektedir.

İstikrarsızlığın belirgin hale geldiği dönemlerde ilk önce altın ve döviz fiyatları hızlı bir şekilde yükselmeye başlamaktadır. Şayet gerekli önlemler hızlıca alınmaz ise döviz kurlarında yaşanan artışların mal ve hizmet fiyatlarına sirayet ettiği ülkemizin tartışmasız bir gerçeğidir. Bu şekilde tetiklenen enflasyon üretimi, tüketimi, tasarrufların yapısını kısaca ekonomik hayatımızın tüm dengelerini alt üst etmektedir.

Öyle ise iktisadi hayatımızda istikrarsızlık yaratan iki temel husus üzerinde kısaca duralım. Bunların birincisi, ülkemizin ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin yeterince, istenilen kalite ve fiyatlarda “yerli ve milli” olarak üretilememesidir. Bu konuda ne yazık ki 1980 yılından günümüze kadar geçen sürede hayati yanlışlar yapılmıştır. Bu gün eldivenden merdivene, iğneden ipliğe, buğdaydan samana kadar her şeyin ithal edilmesi mecburiyet haline gelmiştir. Böyle bir ülkede uzun süren istikrarlı dönemlerin yaşanması mümkün değildir. Son yıllarda “yerli ve milli” üretim kavramının ortaya atılması sevindirici olmakla birlikte, kavramın hayata geçirilmesi adına yeterli adımların atılmaması olumlu beklentiyi azaltmaktadır.

Ekonomik hayatımızda istikrarsızlık yaratan ikinci unsur, hükümetlerin bütçe disiplininden uzaklaşarak gelirlerden çok daha fazla harcama yapmalarıdır. Bu konuda da siyasi iktidarlarımızın son elli yıldaki performansları iç açıcı değildir. İstisnai birkaç yıl hariç devamlı “bütçe açıkları” verilmiştir. Açıkların kapatılması için “içeriden ve dışarıdan” borçlanma yoluna gidilmiş, bu durumun doğal sonucu olarak ülkemizdeki “faiz oranları” özel sektörün yatırım yapmasını engelleyecek kadar yüksek seyretmiştir.

Hükümetlerin verdiği bütçe açıklarının ana nedeni ise kaynakların ülkemizin gelişmesine katkı sağlayan üreticilere değil, oy alma uğruna siyasi taban olarak görülen kesimlere aktarılmasındır. Sözü edilen temel yanlışa ilaveten, acil olmayan, havaalanı, otoyollar, köprülerin yapılması suretiyle bütçe açığı daha da büyütülmüştür. Her geçen yıl artan bütçe açıkları enflasyonun kontrolden çıkmasına neden olmaktadır.

 

Saygılarımla,