Ekonomi

15/01/2022 19:29 206

 

Ekonomi  insan topluluğunun ya da bir ülkenin, yaşayabilmek için üretme ve bunları bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerden doğan ilişkilerinin tümüdür. Üretim, ticaret, dağıtım ve tüketim, ithalat ve ihracattan oluşan insan etkinliğidir. İnsanın ihtiyaçlarını karşılamada yapılan her türlü faaliyeti içerir. Ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur.

Diğer bir bakış açısı ile aşırı ve gereksiz harcamalardan sakınma, tutum anlamını da taşır.

Sakın onlarca üstad hocamız varken ekonomi dersi vermeye kalkıştığımı düşünmeyin. Benim amacım bildiğiniz temel bilgileri size hatırlatmak. Zira içinde bulunduğumuz dönem itibariyle buna çok ihtiyacımız olacak. En basit hesap hepimizin dilindedir bakkal hesabı, bakkal hesabı deyip geçmeyin ekonominin temel unsurudur , her şeyi oradan öğrenir, oradan başlarız.Alışımız belli,satışımız bellidir, aradaki farktan masraflarımız çıkarıp ne kadar kazandığımızı biliriz. Peki durum bu kadar basit ise neden ekonomiler kötüye gider? İsrafat , yanlış yatırımlar,lüks tüketim fazlalığı başlıca sebepleridir.

Evinden bakkala ekmek almaya gönderdiğiniz çocuğunuz giderken odasının ışığını açık bırakıyorsa, kapasitesinin üzerinde lüks telefon kullanmasına müsaade ediyorsanız, eskimeden 3-4-5 ayakkabısı oluyorsa ne kendiniz, nede gelecekte çocuğunuzun tutumlu olmasını beklemeyin.Demek ki ekonomi çocuktan başlıyormuş. Siz evde kitap okursanız, çocuklarınızda bir süre sonra kitap okuyacaktır. Evde sürekli ve sağlığınızı tehdit eder boyutta alkol, sigara kullanırsanız çocuklarınızda bunun doğru olduğunu düşünüp bu konulara yatkın olacaktır. Çocuklar sizi ayna gibi görür, yani baktığı kişi ne yapıyorsa onu doğru kabul eder , o yönde meyilli olur.

Trafikten şikayet eder dururuz, neden ? Basit bir cevabı var toplu taşıma araçlarını sevmiyoruz, yada ekonomik gelmiyor. Çevrenize bakın neredeyse her araçta 1 kişi var. Taksi ucuz olsa kim arabasını zorunlu haller dışında kullanır. Arabaya harcadığınız benzin, bakım ücretleri,otopark ücreti, vergilerini topladığınızda taksi ye verdiğiniz paranın 3-5 katını ödediğinizi göreceksiniz. Evlerimizde fuzuli elektrik kullanımlarını 1 yıla yaydığınızda ne kadar kazançlı olduğunuzu anlayacaksınız.

Dünya da nam salmış ekonomistlere bakın çoğu para konuşmaz. Diğer bilim dalları gibi ekonomi de tarih boyunca sürekli gelişmiş ve değişim göstermiştir. Bu süreçte özellikle bazı ekonomistler ortaya koydukları çalışmalarıyla sadece ekonomi bilimini daha ileriye götürmekle kalmamış, dünyanın gidişatını da etkilemeyi başarmışlardır. Adam Smith,Thomas Malthus, Friedrich List bunların en önemli örneklerindendir.

Bakış açımız ekonomik dengelere yön veren etkenlerle iyi mücadele etmek olmalıdır. Dolar şu kadar olmuş, euro bu kadar takibi ile ekonomi düzelmez. Burada öz kaynaklarınızı doğru kullanmakta çok önemlidir. 5000 tl maaş alıp 5001 tl harcama yapılmış ise , bir şeyler yanlış gidiyor demektir. En azından önümüzdeki ay 1 tl borç ile başladığınızı unutmamanız gerekir.

70 li yıllarda ilkokulda okuduğumuz kitaplarda tarım alanında dünya da kendi kendine yeten 3 ülkeden birisi olduğumuz yazardı, bakın bugün neredeyiz ve en önemlisi nerelerden ne ithal ediyoruz. Hesap bu kadar basittir.

Bu yazının konusu olan o büyük ekonomistlerin bir kısmını daha yakından tanıyalım.

1) Adam Smith (1723-1790)

Ahlak felsefesi profesörü olmasına rağmen modern ekonominin babası olarak anılmayı başarabilen Adam Smith’in 1776’da yazdığı ‘Ulusların Zenginliği’ adlı kitabı ekonomi tarihinde özel bir yere sahiptir. Smith, ‘Görünmez el’ teorisi ile ekonomide doğal bir düzen olduğunu iddia etmiş ve bu düzene yapılacak her türlü müdahaleye karşı çıkmıştır. Bireylerin kendi çıkarları için hareket etmesinin toplumun tümü için yararlı olduğunu söyleyen Smith, bu düşünceleriyle serbest piyasa ekonomisinin temellerini atmıştır.

2) Thomas Malthus (1766-1834)

1789 yılında yayınladığı ‘Nüfus Artışı Hakkında Araştırma’ çalışmasıyla ünlünen Malthus, fakirlikle ilgili çok sert düşünceleri sahipti. Ona göre fakirlik kaçınılmaz ve doğal olduğundan geç evlenmek, az sayıda çocuk sahibi olmak gibi hareketlerin teşvik edilmesi gerekiyordu. Yine Malthus’a göre toplumsal sefaletin en büyük nedeni alt sınıflardı ve nüfus planlaması üst sınıflardan ziyade alt sınıflara uygunlanmalıydı. Malthus, yaşamı boyunca fakirlere yapılan her türlü toplumsal müdahaleye ve yardıma muhalif olmuştur.

3) Friedrich List (1789-1846)

Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun kurulmasına öncelik eden Friedrich List, 19.yüzyılın en önemli ekonomistlerinden biridir. Adam Smith’in Değer Teorisi’ni

eleştirerek Üretken Güçler Teorisi’ni ortaya atmıştır. ‘Üretken Güçler’ ile sadece şirketler arası rekabeti değil ayrıca yenileşme(inovasyon), mühendislik performansı, girişimcilik ve halkın eğitim seviyesini de kastetmiştir. List’e göre bir ekonominin gelişmesi insanların entelektüel gelişimine (icatlar, var olan teknolojin geliştirilmesi) bağlıdır.

4) John Stuart Mill (1806-1873)

İngiliz filozof John Stuart Mill, 19.yüzyılın önde gelen fikir insanlarından biridir. Henüz 14 yaşına geldiğinde aldığı eğitimler sayesinde zamanının ekonomi bilgisine sahip olmakla birlikte diğer sosyal bilimlere de oldukça hakim olan Mill, emeği üretken ve üretken olmayan emek olarak ikiye ayırmış ve servet yaratan emeği üretken emek olarak adlandırmıştır. Ona göre, paranın ekonomide bir rolü yoktur ve devletin ekonomiye müdahale etmemesi gerekir. Mill’in en önemli eseri 1848 yılında yayınladığı “Politik Ekonominin İlkeleri” adlı çalışmasıdır.

5) Karl Marx (1818-1883)

Ortaya koyduğu düşünceleri nedeniyle hala geniş kitlelerce tartışılmaya devam eden Karl Marx’ın ekonomi teorisi, klasik ekonomi teorisine ilk ciddi karşı çıkış olarak görülmektedir. Marx, kapitalizmin temel ilkelerine karşı çıkmış ve kapitalist sistemin, dengesiz iç dinamikleri nedeniyle uzun süre yaşayamayacağını savunmuştur. Planlama, piyasa mekanizması yerine planlanmış fiyatlar, özel mülkiyet yerine kamu mülkiyeti gibi konular Marksist ekonomi teorisinin esasları arasında gösterilebilir.

6) Alfred Marshall (1842-1924)

Alfred Marshall, Adam Smith’den sonra modern ekonomi biliminin ikinci kurucusu olarak kabul edilir. ‘Ekonominin İlkeleri’ adlı eseri uzun zaman ders kitabı olarak okutulmuştur. Marshall, bu kitaptaki düşüncelerini matematiksel formüllerle desteklemeyi başarmıştır. Onun zamanına dek ilgi hep makro ekonomideyken, Marshall bu ilgiye mikro ekonomiye ve kısmi analize kaydırmıştır. Aynı zamanda Marshall, John Maynard Keynes’in hocası olarak da bilinmektedir.

7) Irving Fisher (1867-1947)

Neoklasik ekonomistler arasında yer alan Irving Fisher, Marjinal Fayda Kuramı’nın matematikleştirilmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Fisher’ın piyasa değeri denklemi bugün de para kuramına ilişkin çok sayıda çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Ayrıca Fisher’ın Miktar Kuramı ekonomi tarihinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Burada, dolanımdaki para miktarı, paranın dolanım hızı, fiyatlar genel düzeyi ve piyasadaki işlem hacmi arasında ilişki kurulmaktadır. Denkleme göre, para miktarındaki artışlar doğrudan fiyatlar genel düzeyinin yükselmesine ve paranın değerinin düşmesine neden olacaktır.

8) John Maynard Keynes (1883-1946)

Makroekonominin kurucusu kabul edilen John Maynard Keynes, radikal düşünceleriyle ekonomide çığır açmıştır. Klasik ve neoklasik ekonomistlerin aksine, piyasaların her zaman kusursuz işlemediğini, dönemsel olarak arz ve talep uyuşmazlıkları yaşandığını ortaya koymuştur ve böyle durumlarda kamu müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu savunmuştur. Keynes ekonomisi devrimci niteliğine rağmen kapitalizme karşı olmakla beraber kapitalizmi daha da ileri götürerek kapitalizmin eksiklerini giderme amacı taşımaktadır. Bugün bile dönem dönem ekonomiyi canlandırma politikaları için Keynes’in görüşlerine başvurulur.

9) Friedrich Hayek (1899-1992)

Avusturya İktisat Ekolü’nün önemli isimlerinden olan Friedrich Hayek, sıkı bir liberaldi ve serbest piyasa ekonomisini savunuyordu. Hayek, İkinci Dünya Savaşı sonrasında daha iyi bir dünya düzeninin nasıl kurulabileceği üzerine düşünerek Keynes’in çalışmalarına karşı çıkmıştır. Keynes’in ekonomik krize karşı kamu harcamalarına ağırlık vermeyi öneren düşüncelerine reddeden Hayek, özel mülkiyetin ve yatırımların önünün açılmasını savunmuştur. Hayek, liberal ekonomiyi savunan çalışmalarının sonucunda 1974 yılında Nobel Ekonomi Ödülü’nü almıştır.

10) Milton Friedman (1912-2006)

1976 yılında Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanan Amerikalı ekonomist Milton Friedman, aynı yıl ‘Paranın Miktar Teorisi Üzerine Çalışmalar’ adlı kitabında Monetarizmin(parasalcılık) temel ilkelerini ortaya koymuştur. Friedman ve diğer Monetaristlerden Schwartz, para politikasının hem genişlemelerde hem de daralmalarda gerçekten etkili olduğunu göstermişlerdir. Son yıllarda dünyayı en çok etkileyen ekonomistlerin başında gelen Friedman, Ağırlıklı olarak para teorisi, para tarihi, tüketim analizi ve istikrar politikaları konularında çalışmalar yürütmüştür.

Ekonomi için dünyayı tekrar keşfetmeye gerek yok. Gereksiz ışıklar sönsün, bakkal hesabımız şaşmasın…