EĞİTİM HİSSEDİLMELİ, KAVRANILMALI…

05/03/2021 22:05 541

 

Tarihler yazar, Fransız İmparatoru Napolyon’a sormuşlar;

-Dünyayı feth etmek için ne lazım?’’ diye…

O günün şartlarında Napolyon, üç şey lazım demiş;

-Para, para, para’’ demiş… Napolyon’un yaşadığı yüzyıla baktığımız da, bu söz yerinde diyebiliriz. Ne var ki, aradan geçen yıllar, paranın yerine, ‘EĞİTİM’ koymuştur. Günümüz dünyasında, her şey bilgiden, bilimden ve onun yarattığı ekonomik ve teknolojik güçten oluşuyor artık. Bu asırda, ‘GÜÇ’ teknoloji hakimiyetinden kaynaklanıyor. Teknolojiye ulaşabilmek içinde, iyi eğitimli nesillere ihtiyaç var. Ne kadar iyi eğitim, o kadar teknoloji üretme imkanı. Teknoloji demek, ekonomi demek… Teknoloji demek, üstün gelmek demek…Teknoloji demek,  başkalarından önde olmak demek…Teknoloji demek, ülkelerin size bağımlı olması demek… Kısacası gücün kaynağı ‘EĞİTİMLİ TOPLUMDUR.’ Tabii ki burada herhangi bir eğitimden bahsetmiyoruz. Bizim kast ettiğimiz eğitim nasıl olmalı? Şimdi onu irdeleyelim…

Eğitim, Kişiye Bütünü Kavrama Yeteneği Kazandırmalı…

Kişilerin içinde yaşadığı dünyayı ve onun işleyiş mekanizmasını öncelikle kavraması gerekir. Yaşamı bütünsel kavraması, sosyal yaşamında da kişilerin olay ve olgular arasında doğru ilişki kurmasına yol açacaktır. Doğal olarak insan, içinde doğduğu doğayı, toplumu ve ortamı tanımak ve ona göre yaşamda kendine bir yol haritası çıkarmak ister. Bu süreçte insanı asıl insan yapan verdiği uğraşılarıdır. Bu süreçte doğal ihtiyaçların giderilmesi konusundaki çabaların ötesinde yaşama ne katmak istediği, savundukları ve bunları gerçekleştirmek için uğraşısı daha da önemlidir. Uğrunda mücadele edilmeyen hiçbir şeyin kıymeti yok ve kıymeti de bilinmez. Kişinin yaşam dair beslenme ve üremenin dışında bir ereği ve bu uğruda verdiği bir çabası olmalıdır. Ereği ve eylemi akla uygun, yapılabilirliği ve sonuçları da gerçeğe uygun olmalıdır. Eğitim birazda bu tür konuları kişiye kazandıracak ortam ve eylemlilik içinde olmalıdır.

Goetheye göre ise; eği­tim temeli olarak, bütün bir kültürü teşkil et­mek­tedir. Kızılderili kültürünü korumak için, halen insanını kendi binlerce yıllık geleneksel kültürü ile eğitiyor. Eğitim kişiye farkındalık yaratıyorsa, kişinin kendi bilincini oluşturuyorsa önemlilik kazanmıştır demektedir. Yunus Emrenin, “’’iİ im, ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsin. Ya nice okumaktır.’’ ,im olduğunu, ne yaptığını ne tür sorumlulukları ve sınırları olduğunu bilmiyorsa, bir sorun var demektir. Eğitim ve öğretim alan kişinin bu süreçte, kendini tanıması için, bütün dünyada eğitmenlerin niteliği kadar eğitim ortamının yarattığı ortamda, ayrı bir önem taşımaktadır. Okul, üniversite ortamı , kişinin içinde yaşadığı doğayı kavraması, (başta kozmosu bilmesi), fen okuryazarı olması, tarih, coğrafya, sosyoloji felsefe, mantık ve psikoloji bilmesi önemli. Ayrıca çalışma prensipleri ve değerler eğitimi alarak yetişkin bir birey olması önemli. Ancak son yıllarda öğrencilerimizin gerek sınıf içindeki derse ilgisi, gerek sınıf dışındaki davranışları beni düşündüren derecede geride olmalardır. Ayrıca, son dönemlerde öğrencilerin sınav kâğıtlarında yazdıkları çok daha korkutucu. Adeta bu gençlik ile ülkemiz, ileriye taşınamaz “dedirtiyor. Gençliğini koruyamayan bir ülke, geleceğini de koruyamaz görünüyor.

Yetişkin Birey Olma Özeliğini Kazanmak Önemli…

Birey olma, evet veya hayır kavramlarını yerine göre kullanmaktan geçer. Başkaları için yaşayan ve başkasını önemseyen kişi, karşılığını almayanınca hayal kırklığına uğrar.

Birçok insan, gerek eğitim sisteminin yetersizliği, veya yaşamda aile ve arkadaş çevresinde ve kendi gözlemleri ile kendi yaşam yol haritası sağlıklı kuramamışsa muhtemelen hep sorunlu yaşayacaktır. Hayata mutlu olmak için değil de, para kazanmak için mesleğini ve diğer hayatı derecedeki ilişkilerine yönelmişse, başından sorunlu başlamış olabilir. Hep derler ya; kendini tanımak en büyük başarıdır…Kişinin kendi potansiyelini keşfetmesi veya farkına varması ve yeteneklerini ortaya çıkarması en büyük başarıdır. B yaşamda ne istiyorum? Hayallerim neler? Nelerden hoşlanıyorum veya tersinden, neyi istemiyorum? Sorularını kendimize sormalıyız, cevap aramalıyız.. Görünen o ki, hayatında kendi kendisine, ben ne istiyorum” veya ben ne istemiyorum sorularını kendine hiç sormayan, o kadar çok sayıda  insan var. Böyle kişilerin, ezbere dönük yaşadıkları, çok rahatlıkla günlük yaşamdaki pratiklerinde söylemlerinde sıkça rastlarız.

08 Mart 2021 Pazartesi günü devam edeceğiz….