DÜŞÜNCE YETİSİ VE EVREN

11/09/2020 03:26 1037

Bilim geliştikçe, evrendeki sırlar birer birer çözülüyor. Evrendeki o ilahi düzen, evrensel bir yasanın ve evrensel bir zeka varlığının işareti. İnsan da, bu evrensel zekanın bedenleşmiş hali.

İnsan, düşünen bir cevher. Düşünce; henüz titreşimleri ölçülememiş, yüksek frekanslı, yoğunlaşmış kinetik bir enerji. Ayrıca, evrendeki beşinci boyut.

Aklın eylem hali, pratiği olan zeka; biyologlar için çevreye uyma yeteneği, eğitimciler için öğrenme becerisi, psikologlar için insan ilişkilerini anlama-değerlendirme, bilgisayarcılar içinse, bilgiyi işleme yeteneği.

Bir başka görüşe göre akıl; aralarında ilişkiler kuran nöronlar topluluğu, zeka da, bu nöronlar arasındaki iletişim hızı.

Akılla yakın ilişki içinde olan hikmetse; aklın erdemle sentezi, yaşama uygulanan bilgelik. Kişiler için hikmet, bir yüksek seviye ve de olgunluk. Aynı zamanda, aklın en üst düzeyde bilgi edinmesi ve de bilgeliğe ulaşma yolu.

Düşüncenin gelişmesi ancak özgür ortamlarda olur. Düşünce ve düşündüğünü ifade özgürlüğü yoksa, diğer hak ve özgürlükler söz konusu olamaz.

Eğitim ve ekonomik yönden geri kalmış bazı ülkelerde demokrasi de yaşamıyor, özgürlükler de. Bazı yönetimlerde düşünce, inanç ve vicdan özgürlüğünü kısıtlıyor. Kimileri de, özgürlükleri kötüye kullanıyor, istismar ediyor.

Einstain’ın görecelik kuramına göre uzay ve zaman, birbirinden ayrılamaz, hatta bazen birbirine dönüşür. Madde ise, bir enerji biçimidir. Yani madde, enerjinin yoğunlaşmış şeklidir.

Evrendeki her şey birbirine bağlı ve de özdeştir diyen görüş te, quantum fiziğinin.

  1. kuramına göre de, bütün evren birbirinin kardeşi.

Bu kavramlar evrendeki tekliği ve birliği gösteriyor. Yani hepimiz, bir bütünün parçalarıyız ve içimizde aynı özü taşıyoruz. O zaman, bu dünyayı huzur, mutluluk ve barış yuvası yapmak, amacımız ve hedefimiz olmalı.