DÜŞÜNCE ve DAVRANIŞ

27/04/2021 22:21 252

 

Yaratıcı canlıları yaratırken, en genel tanımı ile hayvanlar alemi, bitkiler alemi ve insanlar alemi olarak, üç ayrı alanda yaratmış...Bu canlılar arasında en belirgin düşünce; insana aittir.

1. 1. (Geniş anlamda) Aristoteles'in öne sürdüğü biçimiyle, insanı hayvandan ayıran belirgin öznitelik: Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak, usun bağımsız ve kendine özgü eylemi karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi. Usun bu eyleminin ürünü, ‘DÜŞÜNCEDİR’. Düşünceler, ancak düşünmenin yaratıcılığı içinde gerçekleşirler.
Düşünmenin belli bir biçim almasıyla, düşünce oluşur. Bu da ancak dil yoluyla olur. Düşüncenin dille sıkı bir bağlılığı vardır. Düşünceler sözcüklere dökülemiyorsa, düşünme biçim almamış, düşünce olmamış demektir. Düşünme, gerçek nesnelere yöneliyorsa somut düşünme, düşüncel (ideal) nesnelere yöneliyorsa, soyut düşünme adını alır.
1.2.(Dar anlamda) Mantıksal- biçimsel olarak: Anlığın yanlış yapmadan işlemesi. Her düşünmede a. düşünen bir özne b. ruhsal düşünme olayı c. düşünülmüş olan düşünce içeriği d. düşüncenin dile getirildiği deyiş biçimi e. düşüncenin yöneldiği konu yer alır.
Düşünme olayını, ruhbilim düşünmenin bilgideki görevini, bilgi öğretisi kavramsal olanla bağlantısını, mantık varlıkla bağlantısını, fizikötesi toplumdaki yerini, toplumbilim araştırır.

*Kullandığınız her sözcükle bir anlaşma imzalarsınız.* Hem kendinizle, hem karşınızdaki ile ve hem de tüm evrenle!..
*Bir insan gelecekte ne ya
şayacağını merak ediyorsa,
bug
ün ne konuştuğuna baksın.
*Sadece olmasın ı istediğiniz şeyleri söyleyin.
*Hasta olmak istemiyorum yerine, ‘’sağlıklıyım.
*Yaşlanmak istemiyorum" yerine, her daim genç kalacağım."
*Öyle ki; beyin negatifi algılamaz. *Söylenen her sözü gerçek kabul eder.
*Mesela siz Unutma dediğinizde, onu , unut olarak algılar.
*Aklında tut demek, daha doğrudur.
*Birisine, “Panik yapma” dediğinizde, daha fazla panik olacaktır.
*Bunun yerine, "sakin ol" demek, daha uygundur.
*Bu yüzden, ne istiyorsak onu söylemeliyiz!
*Birisi sizi gördüğünde, "hasta gibi görünüyorsun" derse ve siz buna inanır, onaylarsanız, *Anında anlaşmayı imzalamış olur, ve hastalanırsınız…
*Bazı insanlar hastalıklarına sıkı sıkı sahip çıkarlar.
*"Benim şekerim var!"
*"Benim tansiyonum var!"
*”Benim kolestrolüm yüksek!’’
*BENİM..!!! diyerek, sahip çıkarsanız, o hastalık da sizi, hayatta bırakmaz!..
*"BEN" diye başlayan her cümleyi, bilinç altınız sahiplenir ve emir kabul eder.
*FARKINDALIĞI OLAN KİŞİ İSE:
Bedeninin kendine verdiği mesajdan ders çıkarır.
Ve şu soruların cevabını arar;
*"Bilmem gereken şey ne?”
*”Hayatımda neyi değiştirmem gerekiyor?"
*"Nerede hata yaptım ki; hastalıkla bedenim beni uyarıyor?"
*B
üyüklerin çok söylediği bir söz vardır:
*"Bir
şeyi kırk kere söylersen, olur."
*Hiç düşündünüz mü neden acaba?
*
Çünkü dil, neyi çok söylerse, bilinçaltı onu gerçek kabul eder ve beyin gerçekleştirmek için harekete geçer.
*OLUMLU KONUŞMAK ve OLUMLU DÜŞÜNMEK işte bu yüzden çok önemlidir.
*A
ğzınızdan çıkan cümleleri değiştirin, hayatınız değişsin...
*Sözlerinizle birlikte, düşünceleriniz değişmeye başlar. Düşünceleriniz değiştikçe de; davranışlarınız değişir ve siz başka birisi olursunuz.
*Bir bakarsınız ki, yaşamınız, söyledikleriniz, düşündükleriniz ise davranışlarınız olmuş...
*Şimdi şu iki cümleye bakın: Ve iki cümlenin de ayrı ayrı size ne hissettirdiğini düşünün...
*“Bugün hava çok güzel, ama yarın yağmur yağacak.”
*“Yarın yağmur yağacak olsa bile bugün hava çok güzel!..”
*Sadece ‘iki kelime’ ve kelimeleri cümledeki ifadeyi ne kadar değiştiriyor değil mi?
İlkinde olumsuz bir duygu durumu, ikincide ise her şeye rağmen mutlu olma durumu.
*Biz, sade düşüncelerimizden değil, duygularımızdan da sorumluyuz.
*İçimizdeki kinden, nefretten, intikam duygusundan yükselen eksi elektrik, dünyadaki bütün zerreleri ürpertiyor, veya içimizden yükselen ve içine yeryüzündeki bütün insanları, bütün hayvanları, bütün nebatatı, bütün eşyayı alan güzel bir dilek, dalga dalga bütün zerrelere, iyinin, güzelin, temiz, asil ve yüce olanın ışınlarını yayıyor.
*Ne olur kalbimizi, kafamızı hep sevgiyle, saygı ile, edep ile, incelikle ve güzel duygularla dolduralım."*
*Şems-i Tebrîzî der ki;
*Eğer hala ‘KIZIYORSAN,’ Kendin ile olan kavgan bitmemiş...
*Eğer hala ‘KIRILIYORSAN’ Gönül evinin tuğlaları pekişmemiş...
*Eğer hala ‘KINIYORSAN’
Af makamına ulaşmamışsın; öfke ve kin, seni cayır cayır yakıyor...
*Eğer hala ”BEN” demekten vazgeçmiyorsan,
dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun...
*Eğer hala musibetlere üzülüyorsan, gerçeği bilmiyorsun...
*Eğer hala şikayet ediyorsan, hakikati göremiyorsun...
Barış içinde sağlıklı, huzurlu, mutlu ve nice güzel günler yaşamamız dileğiyle...

SON SÖZ : ‘’ DÜŞLÜNÜYORUM, O HALDE VARIM.’’ <Descartes>