Düşünce dünyasından şiir dünyasına

21/10/2020 19:46 804

 

Yıllar önce bir bilge şu sözleri sarf etmiş ‘’İradene hâkim, vicdanına esir ol’’. Bu konuyu biraz irdeleyelim.

İrade hedefiniz için gösterdiğiniz kararlılıktır. Rüşvet ile birilerinin sizi satın alma teşebbüsüne karşı koymaktır. Asıl tehlikelisi kızdığınız öfkelendiğiniz zaman bu vasfınızı yitirmenizdir. Çünkü insanlar sizi sözlerinizden çok davranışlarınızla değerlendirir. Onun için öfkenize hâkim olmalısınız. Özellikle hekimlerin bu tip olaylarla karşılaşması çok sıktır. Bu yüzden müsamahalı ve olgun davranmalı, hastanın şikayetlerini sözünü kesmeden sonuna kadar dinlemelidir.

Vicdan içimizde kurulmuş ilahi bir mahkemedir. Vicdanının sesine uyan vicdanına göre hareket eden pişmanlık duymaz, kendini ileride suçlamaz. Siyasi davalara bakan birçok ünlü hâkim ve savcının yıllar sonra vicdan azabı çektiğini yakinen biliyorum.

Düşünce ile ilgili bu konuyu kapatıp birazda şiir dünyasına girelim.

Ortaokul ve lisede çok değerli Türkçe ve Edebiyat hocalarım oldu. Orta mektepte iken unutamadığım öğretmenlerimden biri de Rıza Polat Akkoyunlu idi. Esmer, yağız bir delikanlı ve çok güzel şiir okuyan coşan ve coşturan bir konuşmacı. Aslen Osmaniyeli idi.

Fırka-i İslâhiye Hareketinde Afşarların Kayseri sürgünü dolayısı ile okuduğu, Dadaloğlu’nun şu şiir hala unutamadığım güzel bir şiir.

 

Kalktı göç eyledi Avşar elleri,

Ağır ağır giden eller bizimdir.

Arap atlar yakın eder ırağı,

Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

Belimizde kılıcımız Kirmani,

Taşı deler mızrağımın temreni.

Hakkımızda devlet etmiş fermanı,

Ferman padişahınsa, dağlar bizimdir.

Dadloğlu’m birgün kavga kurulur,

Öter tüfek davlumbazlar vurulur.

Nice Koçyiğitler yere serilir,

Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.

Rıza Polat Akkoyunlu’nun şu güftesini de Selahattin Pınar bestelemiştir. Yalancıdır hep aynalar, gir kalbime gör kendini.

 

Lisede edebiyat öğretmenlerim Feyziye Abdulah ve Cevdet Kudret Solok kendi alkanlarında sivrilmiş insanlardı. Şükrü Kurgan da bir süre sonra profesör olup üniversiteye döndü.

Bu yüzden edebiyat konusunda iyi yetiştim. Şimdi sunacağım şiir Sabahattin Ali’ye ait. Sabahattin Ali iyi bir öykücü ve de şair. Solculuğu dolayısıyla senelerce mahkemelerde uğraştı ve hapis yattı. Bu şiiri Sinop Hapishanesinde iken yazmıştır. 12 Eylül 1980 Kenan Evren cuntası bu şiirin ve de şarkının söylenmesini yasaklamıştır.

Baskılardan yılan Sabahattin Ali’nin Bulgaristan’a kaçmak isterken bir MİT ajanı tarafında öldürüldüğü söylenmişti o zamanlar. Doğru mu, yanlış mı, bilmiyorum.

Aldırma Gönül Aldırma

Başın öne eğilmesin

Aldırma gönül aldırma

Ağladığın duyulmasın

Aldırma gönül, aldırma

Dışarıda deli dalgalar

Gelip duvarları yalar

Seni bu sesler oyalar

Aldırma gönül aldırma

Kurşun ata ata biter

Yollar gide gide biter

Ceza yata yata biter

Aldırma gönül, aldırma