DÜNYADA FAİZLER ARTARKEN

22/03/2022 20:27 735

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası(FED),  politika faiz oranını 0,25-0,50 bandına yükseltti. Gelecek dönemde de faizlerin yükseltileceği sinyalini verdi. Bu gelişme uzun süredir bekleniyordu. Zira, Amerika Birleşik Devletleri’nde enflasyon yükselişi  kalıcı olma özelliği taşımaktadır. Enflasyonun kontrolden çıkmaması için bilinen tedavi yöntemlerinden en etkilisi olan “faizin yükseltilmesi” uygulamaya sokuldu. Benzeri gelişmeler Avrupa Birliği ülkeleri haricinde enflasyonları yükselme eğilimine giren tüm ülkelerde yaşanmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde ise henüz enflasyonist ortam oluşmadığından faiz artırma gereği duyulmamaktadır. Enflasyonist ortamın oluşması halinde faizlerin oralarda da artırılacağı muhakkaktır.

Ülkemizde ise TÜİK verilerine göre TÜFE’nin % 54, ÜFE’nin % 105 olması, gelecekte bu oranların daha da yükselmesi beklentisine rağmen faizlerin artırılması düşünülmemektedir. Gerekçe olarak “faiz sebep, enflasyon sonuç” şeklinde özetlenen, faiz artışlarının enflasyona neden olduğu düşüncesi ileri sürülmektedir. Bu düşünceyi güçlendirmek için “dini değerlere” atıf yapılmaktadır. Bu durum için söylenecek ilk söz, ülkemizin enflasyon ile mücadelede dünyadan düşünce ve uygulama olarak ayrıştığıdır. Dünyanın tamamı enflasyon ile mücadelede faiz artışını bir önlem olarak uygulamaya sokarken, Türkiye aksine faiz artışının enflasyona neden olduğunu düşünmektedir.

Üniversite yıllarımda hocalarımın birisinin söylediği “sonuçları kontrol” ederek yaptığınız işin doğrulunu anlayabilirsiniz sözü aklımdan hiç çıkmamaktadır. Bu düsturdan hareket edersek, ülkemizde faizlerin düşürülmesi uygulamasının ardından, enflasyonun, döviz kurlarının ve altın fiyatlarının düşmesi gerekirdi. Hepimizin bildiği gibi uygulamanın ardından enflasyon, döviz kurları ve altın fiyatları akıl almaz rakamlara tırmanmıştır. Durumun kontrolden çıkmaya başladığı anlaşılınca, ekonomi yönetimince 1980’den önce denenen, ancak ekonomiyi zora soktuğu için hızla yürürlükten kaldırılan Dövize Çevrilebilir Mevduat benzeri olan Kur Korumalı Mevduat uygulamasına geçilmiştir.

Uygulamanın ilk sonuçlarına bakılırsa, kurların düşmesi bir yana artmaya devam ettiği, ilaveten Hazine ve Maliye Bakanı’nın söylediğine göre Mart/2022 ayında Devlet Hazinesine 12,5 milyar TL yük bineceği görülmektedir. Önümüzdeki günlerde kurlardaki artışın devam etmesi durumunda Hazineye binecek yükün daha da artacağı, bunun hepimize ZAM olarak döneceği bildiğimiz bir gerçektir.

 Enflasyon ile faiz oranı ilişkisi ülkemizde bu şekilde seyrederken, bizden tam tersi bir uygulama yapan diğer ülkelerde ne olacağının dikkatle izlenmesini, özellikle mevcut siyasi iktidarı destekleyenlere tavsiye ediyorum. Ülkemizdeki gelişmelere benzer enflasyon, kur ve faiz artışları o ülkelerde de yaşanır ise yüz yıla yakın süredir iktisat ve işletme fakültelerinde öğretilen derslerin hiçbir işe yaramadığını ilan edeceğime söz veriyorum.

Saygılarımla,