DÖVİZ KURLARINDAKİ YAŞANAN ARTIŞIN NEDENLERİ HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİ

16/10/2020 01:53 622

 

Meslek hayatıma bir kamu bankasında Müfettiş Yardımcısı olarak başladığım 1988 yılından itibaren döviz kurları ile ilgilenmeye başladım. Okul yıllarında ders kitaplarında yazanların, sahaya nasıl yansıdığını, toplumu oluşturan kesimlerin kur artışından nasıl etkilendiklerini, kurların kontrolden çıkmaya başladığında nasıl tepki verdiklerini gözlemleme şansım oldu.Bu süreç emekli olduğum 2020 yılının temmuz ayına kadar yaklaşık 32 yıl sürdü.Bu sürede pek çok şey değişti, ancak, yabancı ülkelerin paralarının(döviz) Türk Lirası ile satın alınma değerlerinde(kur), kısa süreli dönemler hariç sürekli yaşanan artış hiç değişmedi. İnsanımız bu durumu adeta kaderi imiş gibi kabullendi. Yapabildiğimiz tek şey, eline geçen Türk Lirasını dövize çevirerek daha sonraki olabilecek zararlardan korunmaya çalışmak oldu. Sanki son bir yılda eskisi gibi çok sert olmasa da benzeri tablo ile karşı karşıyayız. Çok eski tarihlere gitmeden, 2020 yılının ilk günlerine 5.89 tl.den başlayan Amerikan doları günümüzde 7,95 Türk Lirasına, aynı şekilde, 6,54 tl.den başlayan Avro 9,33 Türk Lirasına alıcı bulmaktadır. Amerikan dolarında % 27, Avroda ise % 42 oranında artış yaşanmaktadır. Benzeri artışlar diğer para birimleri için de geçerlidir.

Son günlerde döviz kurları niçin yüksek oranlarda artmaktadır? Aslında cevabı çok basit. Yabancı paralara karşı satın alma isteği(talep) aşırı artmış, buna karşın, söz konusu talebi karşılayacak döviz arzını(döviz üretimi) ekonomimiz sağlayamamıştır.Bu durumda,ekonominin temel kanunu hemen devreye girmiş,arz, talep karşısında yetersiz kalırsa fiyatlar artar prensibi işlemeye başlamıştır. Peki bu artış ne zamana kadar sürecek, kurlar hangi seviyede dengeye gelerek sakinleşecektir? Ülkemizdeki döviz varlığı, dövize olan talebi karşıladığı noktada artış duracak, talepten fazla olmaya başlayınca kurlar düşmeye başlayacaktır. Bunun zamanını ve döviz kurlarının seviyesini söylemek, bu gün için mümkün değildir. Nitekim, gerek kamu otoriteleri ve gerekse medyadaki yorumcuların kur seviyesi ile ilgili yaptığı tahminlerinin hiçbirisi tutmamıştır.

Bundan sonraki yazılarımda öncelikle dövize kimlerin talepte bulunduğunu, son günlerde söz konusu taleplerin seyrinde nasıl bir değişim olduğunu araştırarak, neleri etkilediğini yazmak istiyorum.Yine,talepteki hızlı artışın önlenebilmesi adına nelerin yapılması gerektiğinin ortaya koymaya çalışacağım. Kurların oluşumunu direkt etkileyen,döviz kazandırıcı faaliyetlerden olan ihracat, turizm, yurt dışı müteahitlik hizmetleri, işçi dövizleri, yabancı yatırımcıların özellikle doğrudan yatırım olarak adlandırılan üretime dönük işletmeleri ile portföy yatırımlarının (sıcak para)son durumuna bakılması gereğini söyleyerek bu günkü yazımı burada noktalıyorum.

Saygılarımla,