Dolandırıcıların Kralı! -2

16/07/2022 01:19 614

“POLİS OLMAK İSTİYORUM!” DEMİŞ

1960’lar, Sülün Osman’ın başka sektörlerde şansını denediği yıllarmış. Cezaevinden çıktıktan sonra polis olmaya karar vermiş. Direkt kendisi bir dilekçe yazarak İçişleri Bakanlığına başvurmuş ve demiş ki; “Yıllardır ailemi, hayatımı dolandırıcılık yaparak geçindiriyorum. Artık dolandırıcılık yapmak istemiyorum ve bu deneyimlerimi polis olarak devlete yardım etmek istiyorum” demiş. Ama İçişleri Bakanlığı tarafından reddedilmiş. 1961 yılında bir kez daha tutuklanınca bu sefer bir konferans dizisi vermeye başlamış, ilk konferansını da cezaevinde vermiş. ‘Alınteriyle Yaşamanın Sırları’ isimli bir konferans dizisi başlatmış. Yıllar sonra o konferans dizisi sayesinde hitabet gücüne sahip olduğunun farkına varmış ve şöyle bir cümle kurmuş; “Hitabet gücü iki işte çok önemlidir. Birisi politikacılık, ikincisi dolandırıcılık.“ Cezaevinden çıktıktan sonra kesin olarak dolandırıcılığa tövbe etmiş ve farklı işler yapmaya başlamış. Meyhanecilik, barmenlik, hatta filmlerde figüranlık bile yapmış. Anlayacağınız bir sürü iş yapmış. 1964 yılında karısına bir film artistine yakışır şekilde bir kadın olarak davranmadığını gerekçesiyle boşanma davası açmış. Karısı mahkemeye gelip; “Senden artist mi olur, tipsiz herif!” dese de, boşanmayı kabul etmemiş.

“BENİ DE DOLANDIRDILAR!”

Sülün Osman, 1965 yılında bayağı ‘dolandırıcılar kralı’ diye haber oluyormuş ve gazeteleri şöyle demeçler vermiş; “Dolandırıcılıkta şöhret çok kötü bir şeymiş, bunu çok geç anladım. Haber oldukça yüzüm tanınıyor, yüzüm tanındıkça bende insanları dolandırmakta zorlanıyorum” demiş. Şansını başka işlerde denemeye karar vermiş. O yıllarda dans etmeye başlamış. Sahnede Anadolu’dan gelen insanları kandırmaya çalışan bir dolandırıcı kadın kılığına girmiş. Fakat Türkiye henüz kadın kılığında bir erkeğe hazır değilmiş. İş tutmamış, dans hayatı böylece sona ermiş. 1965 yılında “Beni de dolandırdılar!” diye polise başvurmuş. Haber çok ilgi çekmiş, bütün gazetelere ‘Sülün Osman Dolandırıldı’ diye manşet olmuş. Daha sonra bir Türk filminde Orhan Günşiray’ın kendisini oynadığını söyleyerek hakarete uğradığını iddia etmiş ve gitmiş Orhan Günşiray’a dava açmış. Alternatif işlerde başarısız olunca Sülün Osman tek bildiği işe geri dönmüş; Dolandırıcılığa…

***

MİLLETVEKİLİ ADAYI OLMUŞ AMA…

Karaköy’de 4 tane genelev kadınını, “Size çok iyi koca bulacağım!” diye okuyup üflemiş. Kadınların 500 Lirasını almış, kadınlar gidip polise şikâyetçi olunca da polise kendisini; “Genelev kadınlarına mı inanıyorsunuz, yoksa bana mı?” diye savunmuş. Bundan kurtulmuş, ama bir süre sonra Beyazıt’ta bir muhallebicide, yine bir kadını okuyup üflerken yakalanmış. Kadın şikâyetçi olmuş, ‘100 Liramı aldı’ demiş. Kendisini bu sefer, “Bu hanımefendi Kitapsız Hoca’ya gitmek istiyordu Zeytinburnu’nda, ben ona gitmesi için yol parası olarak 100 Lirayı aldım” demiş. Ama bu sefer polisi ikna edememiş ve tutuklanmış. Tahliye olduktan sonra tabii ki siyasete atılmaya karar vermiş. Bağımsız Milletvekili Adayı olmuş. Zeytinburnu’ndaki bir mitingde milletvekili maaşlarının çok yüksek olduğunu, kendisinin milletvekili maaşının yarısını alacağını, diğer yarısıyla da fakirlere yardım edeceğini söylemiş. Ama en önemli vaadini en sona bırakmış. Bekâr kadınlara da koca bulacağını vaat etmiş. Bu vaatler çok tutmuş, ortalık yıkılmış ama Sülün Osman seçilememiş.

‘DÜNYACA ÜNLÜ DOLANDIRICI!’

1968’de bir Kanada dergisi ‘Dolandırıcılığın kralları’ diye bir listede Sülün Osman’a yer vermiş. Derginin en sevdiği Sülün Osman dolandırıcılığı; Eminönü’ndeki saat kulesine bakıp saatini ayarlayan insanlardan 2,5 Lira para almasıymış. Bu dolandırıcılık yöntemine Kanadalılar bayılmış. Sülün Osman’ın ünü sınırları aşınca gazeteciler kendisinden, “Dünyaca Ünlü Dolandırıcı!” diye bahsetmeye başlamışlar. Bu tarihten sonra Sülün Osman, cezaevinde başlattığı konferanslar dizisini bütün ülkeye yaymış. Bütün ülkede para karşılığında konferanslar veriyormuş. Ne kadar ünlü olduğunu o zaman anlamış. Bu işten o kadar iyi para kazanmış ki, bundan sonra gazetecilerden de ‘Konuşma Vergisi’ adı altında röportaj verdiğinde para almaya başlamış. Aslında gazetecileri dolandırmaya başlamış! (Devam Edecek..)

KAYNAK: https://www.instagram.com/196.sekiz/