Doğan İnci’yi dinlerken…

19/11/2020 00:30 2356

 

Adana gibi bir şehirde güvenliği ve huzuru sağlamak kolay değil.

Zira Adana bir Yozgat ya da bir Kırıkkale değil.

2,5 milyona yaklaşan nüfusun etnik yapısında, sosyoekonomik durumunda farklılıklar, hatta uçurumlar var.

Bir dönem Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör nedeniyle oluşan göç dalgasına maruz kalan Adana var. Sadece birkaç yılda 500 bin insanı ağırlamak zorunda kalan bir Adana’dan bahsediyorum.

Dünyanın en gelişmiş şehrine kısa sürede 500 bin kişiyi taşıyın. Üstelik bu kişiler ekonomik yapısı bozuk, eğitim düzeyi düşük bir yapıya sahip olsun. O şehir felç olur.

Nitekim Adana felç oldu.

Göç dalgası yaşanırken Adana’nın zorunlu ev sahipliğine ne yazık ki merkezi yönetim yardımcı olmadı.

Sorunlu ve dertli olan 500 bin kişi sıcak şehir Adana’ya geldiğinde güzelim tarım alanları altyapıdan mahrum, entegrasyon enstrümanları olmayan adeta gettolara sahip oldu.

Bugün Adana’nın itfaiye giremeyecek yüzlerce sokağa sahip mahalleleri var.

Son yıllarda Suriye’deki savaştan kaçarak Adana’ya yerleşen 200 bin kişiyi de eklediğinizde durumun vahametini anlayabilmek zor değil.

Bu yüzden Adana’da güvenliği ve huzuru sağlayacak bir makamın başında olmak hiç kolay değil.

5 Ocak gazetesinin geleneksel kahvaltısında konuğumuz olan Adana İl Emniyet Müdürü Doğan İnci’yi dinlerken aklıma ilk gelen, “Yerinde olmak istemezdim” düşüncesi oldu.

Ancak İnci’yi dinleyince içimi rahatlatan notlar aldım.

İlk notum önemli. İnci, üç saate yaklaşan sohbetinde bir kez bile “Ben” demedi. Hep ekibine atıfta bulundu ve cümlelerine hep “Biz” diye başladı.

Altını çizdiğim bir başka not, “Bizim giremediğimiz hiçbir sokağa bizim diyemeyiz” ifadesi oldu.

Adana’nın bir dönem “Girilemiyor” denen her mahallesinde halkla temas ettiğini, vaktinin önemli bölümünü bu doğrultuda harcadığını anlattı.

13 yaşında polis kolejine başlayıp mesleğinin hemen her kademesinde görev aldıktan sonra “Ben” yerine “Biz” diyen, “Vaktimin en fazla bölümü vatandaşla temas halinde geçer” anlayışını düstur edinen bir yönetici elbette başarılı olur.

Zaten İnci’nin göreve geldiği günden itibaren Adana Emniyeti’nden hep başarı haberleri aldık. Uyuşturucu, terör, asayiş operasyonlarında elde edilen başarı sadece Adana’da değil Türkiye genelinde alkışlandı, alkışlanıyor.

İnci ile sohbetimizin detayları bugünkü 5 Ocak’ta yer alacak; ama ben çok mutlu olduğum bir haberin detaylarını aktarmak istiyorum.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Atlı Polis Birliği kuruldu. Gelişmiş birçok ülkede olduğu gibi atlı polisler artık Ankara’da da görev yapıyor. Özellikle devlet başkanları ağırlama törenlerinde görmeye başladığımız Atlı Polis Birliği, Adana’da da kurulamaz mıydı?

Hipodroma sahip olan az sayıdaki şehirden biri olan Adana’da Atlı Polis Birliği kurulması için Adana İl Emniyet Müdürü Doğan İnci harekete geçti. Hemen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nden destek talep etti.

Yüreği Adana sevdasıyla çarpan 5 Ocak Gazetesi İmtiyaz Sahibi Savaş Çokduygulu için kaçırılmaz bir fırsat ortaya çıkmıştı. Lobiciliğini harekete geçirdi. Konu, Türkiye Jokey Kulübü Başkanı Serdar Adalı’ya açıldı ve destek istendi.

Sonuçta, Ankara’dan atlar geldi, Adana’da Atlı Polis Birliği kuruldu. Birliğin at sayısını artırma ve geliştirme süreci devam ediyor.

Bunu önemsiyorum. Zira turizmde hamle yapmak isteyen Adana sokaklarında atlı polis görmek gelişmişliğin bir göstergesi olacak.

Çıkardığım sonuç şu:

Adana’nın huzur ve güvenini sağlayacak kurumun en tepesindeki isim takım çalışmasına, daima halkla temasa ve görev aldığı şehri geliştirmeye yürekten inanıyor.

Unutmayalım ki yatırım, ekonomik büyüme, iş dünyası ve gelişme öncelikli olarak güven ister. Adana İl Emniyet Müdürü Doğan İnci, bilgisi, birikimi, tecrübesi, insan ve Adana sevgisiyle ekip arkadaşlarını huzur ve güvenin tesisi için çalıştırıyor.

Bize de böyle yöneticilerin yanında yer almak, onlara destek vermek düşüyor.