Dikkatli normalleşmeye önem verilmeli

08/06/2020 19:33 2489

 

Dünyayı saran koronavirüs, ülkemizde de ciddi kayıplara neden oldu ve halen daha olmaya da devam ediyor. Elbette her geçen gün vefat sayısının azalması, yoğun bakımda yatanlar ve entübe olan hasta sayılarında yaşanan azalmalar sevindirici, umut verici gelişmeler olsa da bu illet virüs halen daha hem dünyada hem de ülkemizde can almaya devam ediyor.

Bu sevindirici gelişmeler karşısında rehavete kapılmak ve tehlikenin geçtiğini varsayarak devam etmek yani tedbirler konusunda gevşek davranmak daha büyük felaketlerin de başlangıcı olacağı kesindir.

1 Haziran tarihi ülkemiz için önemli bir tarihtir. Normalleşme adımları kapsamında atılacak adımların büyük bir kısmı bu tarih itibari ile başlıyor. 1 Haziran itibarıyla restoran, kafe, pastane, kıraathane, çay bahçeleri, dernek lokali, yüzme havuzu, kaplıca türü işletmeler belirlenen kurallar dahlinde saat 22.00’ye kadar hizmet vermeye başlayacak. Öte yandan İdari izinde bulunan veya esnek çalışma sistemine dahil olan kamu personeli, 1 Haziran itibarıyla normal mesailerine başlayacak.

Kreşler ve gündüz bakım evleri 1 Haziran’da hizmet vermeye başlayacak. Plajlar, milli parklar, müze ve ören yerleri, kütüphaneler, millet kıraathaneleri, gençlik merkezleri, gençlik kampları 1 Haziran itibarıyla açılacak. Bu gibi çok sayıda yeni normalleşme adımı hayata geçirilecek. Fakat bu durumun insanlarda çok fazla rahatlık sağlamasından korkuyorum.

Adana’da son zamanlarda şehrin en işlek cadde ve sokaklarında artan insan kalabalığı dikkatimi çekiyor. Kalabalık insan yığınlarının yanı sıra sosyal mesafenin hiçe sayılması, insanların çok az bir kısmının maskeli olmasını gerçekten çok üzücü bir durum olarak değerlendirmek gerekiyor. Adana’da ve diğer birçok şehirde sokağa çıkma kısıtlamaları, şehirlerarası gidiş gelişlerde uygulanan kısıtlamalar kalktı ancak herkesin unutmaya başladığı bir gerçeklik var ki pandemi sona ermedi. İnsanlar çok ciddiye almıyorlar ancak yine her gün 28-25-30 civarında vatandaşımız hayatını kaybetmeye devam ediyor. Bunlar kesinlikle ve kesinlikle azımsanacak rakamlar değil.

İnsanların normal hayatlarına dönmeleri, ekonomik çarkın devam etmesi için normalleşmek elbette gerekiyor. Ancak bizim insanımız normalleşmeyi her şey bitti, kurtulduk moduna getiriyor. Bu çok yanlıştır. Eğer insanlar bu süreci dalgaya almaya devam ederler ve tedbirleri hiçe sayarak hayatlarına devam etmeye çalışırlarsa daha büyük olumsuzluklar toplumumuzun üzerine karabasan gibi çöker.

Tedbirleri hiçe saymanın zararı sadece kişilerin kendileri ile sınırlı kalmıyor. Maalesef ki virüslü bir kişi onlarca kişinin virüs kapmasına hatta ölmesine neden olabiliyor. Yani zarar herkese oluyor. İnsanların bu durumu akıllarının bir köşesinde tutmaları ve normalleşirken rehavete kapılmamaları gerekiyor.