DEVLET NASIL BİTER VE ÇÖKER? TARİHTEN NOTLAR....

19/02/2021 23:13 673

 

İlk insanlar topluluklar halinde yaşama düzenine geçip, ilkel yönetimler oluşmaya başlayınca, ihanetler, yönetim hataları da bu yönetimlerle başlamış. Kabile reislerinden, oba yöneticiliğine, derebeyliklerden, Krallık, Firavunluk, İmparatorluk, padişahlık, otokratik, teokratik, monarşi, demokratik derken, son yılların insan hakları temelli cumhuriyet yönetimleri ve demokrasiye dayalı yönetimleri ülkeleri, devletleri yönetir oldu. Sultanlıktan, emirliğe kadar hala pek çok yönetim şekli var. Biz Türkler ise, beylik, reislik, hakanlık, sultanlık, imparatorluk derken, Cumhuriyet öncesinde de padişahlık yönetimi yaşamışız…29 Ekim 1923’den beridir de, ‘CUMHURİYET’ yönetimi ile yönetiliyoruz…

İşte Osmanlı İmparatorluğunun onuncu padişahı, döneminin kudretli yöneticisi, Muhteşem Süleyman diye bilinen, Kanuni Sultan Süleyman, tarihin kaydettiği, en kudretli üç Osmanlı Padişahından ( Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim) biridir. İmparatorluğun yönetimine de büyük önem vermektedir.
Bu nedenle de, Kanuni Sultan Süleyman’ın kafasına takılan ve onu yoran bir soru vardı:
Çok güçlü bir duruma getirdiği Osmanlı Devleti’nin akıbetini hayâl eder, günün birinde “Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı?” Diye….
Bu sorunun cevabını almak için, döneminin ünlü Türk alimi, Yahya Efendi’ye Sadrazamını gönderir…
Sadrazam Yahya Efendiye gider ve Kanuni’nin kafasına takılan soruyu iletir. Cevabı alır ve döner.
Kanuni; “ne dedi?” Diye sorduğunda, sadrazam cevabı söyler;
“Neme lazım dedi’’
Kanuni; “Başka bir şey söylemedi mi?”
“Hayır efendim. Bir tek cümle söyledi.”
Bu cevabı uzun bir süre düşünen Kanuni, sonunda ünlü alime mektup yazar, bunun ne anlama geldiğinin açıklanmasını ister. “Çeşitli yorumlar yapıyorum, ama doğrusu nedir, onu ancak siz söylersiniz” der.
Ve ünlü alim Yahya Efendi de bir mektup yazıp, Kanuni’ye gönderir.
(Bu mektup günümüzde Topkapı Sarayında sergilenmektedir.)
Mektup şöyle;
“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluk sıradan bir hale gelirse, işitenler de “neme lazım” deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse…
Bilenler bunu söylemeyip susarsa ve gizlerse.
Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar, bunu da taşlardan başkası işitmezse... İşte o zaman devletin sonu görünür.
Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır. Halkın güven ve itimatı sarsılır. Asayişe itaat hissi kaybolur. Halkın umutları yok olur, böylece devletin yıkılması mukadder ve kaçınılmaz hale gelir..”
Evet değerli okurlar, Yahya Efendi , bu mektubu, 500 sene önce yazmış ve Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir. “Devlet nasıl biter ve çöker?”....!!!

İster istemez, aklıma rahmetli Özal’ın A takımında yer alan ve adlarına ‘PRENS’ denilen prenslerinden, şimdi o da rahmeti rahmana ermiş, New York Üniversitesinde İktisat-Ekonomi ana bilim dalında öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Salih Neftçi geldi aklıma…Özallı yıllarda, Salih hoca Milliyete de köşe yazıları yazardı… Doğal olarak ABD ile Türkiye arasında mekik dokurdu. Sık sık ülkeye gelip giderdi. Türkiye Özal döneminde de iktisaden gelişme çabaları içinde mücadeleye devam ediyordu… Yeni başlayan terör hareketleri, ekonominin büyüme sancıları, eğitim, sağlık, işsizlik vb. gibi sorunlar o dönemde de vardı. Kimi çok önemli, kimi az önemli durumda. İşte bu şartlarda, ülkeye gelip giden Neftçiye, bu geliş gidişlerinden birinde, bir gazete muhabiri soruyor;

-Sayın Neftçi, ABD’den bakınca, Türkiye hakkında ne görüyorsunuz?’’

Salih Neftçi: Üç şey görüyorum; ‘Ne ki? Neyime? Neme Lazım?’ der…

Yakın tarihimiz de bunun en çarpıcı örneği, Namık Kemal’in şu sözünde görülmüştür.

‘’Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,

Yok mu Kurtaracak, bahtı kara maderini…???’ Demiş…!!!

Bir başka Kemal, Mustafa Kemal Atatürk’te, bu söze karşılık,

-Varsın düşman dayasın vatanın bağrına hançerini,

Elbet bulunur, bahtı kara maderini…Demiş…

Tarihe, çağ açıp, çağ kapatan imparator olarak geçen, Fatih Sultan Mehmet’te ; ülkede kadıları satın alırsan, adalet ölür, adalet ölürse, devlet ölür…’’ demiştir…

Ülkenin çökmemesi için, adaletten, hakkaniyetten, ilimden, bilimden, ehil olmaktan, liyakate önem vermekten, eğitimden, sağlıktan, demokrasiden taviz vermemek gerekiyor…

SON SÖZ:’’ ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR.’’ *Hz. Ömer*