DEPREM ÖLDÜRÜR MÜ?

25/12/2020 03:40 446

 

Deprem değil, insanın doğanın kurallarını önemsemeyen anlayışı öldürüyor…

Aynen böyle ifade ediyor, değerli dostum, Prof. Dr. İbrahim Ortaş…

Depremlerde Can Kayıpları, Neden Daha Çok Tarım Toprakları Üzerinde Yapılan Yapılarda Gerçekleşiyor? Ya da, dere yatakları üzerine yapılan binalarda gerçekleşiyor.

Tarım alanları üzerinde yapılaşmaya gidilmesi, kesinlikle yasaklanmalı ve tarım toprakları amacına uygun olarak kullanılmalıdır…

Depremlerde Yıkılan Yapıların Tarım Toprakları Üzerinde Kurulmuş Olması Ve En Fazla Can Kayıplarının Buralarda Olması Tesadüfi müdür? Yakın zamanda İzmir’de meydana gelen deprem, bunun tipik bir örneğidir.

AFAD depremin büyüklüğünü 6.6 ve depremin etkisinin en çok İzmir körfezine açılan Bayraklı ve Bornova ilçelerinde gözlendiğini belirtti. Uzmanlar depremin bu ilçelerde etkili olmasının en büyük nedenini alüvyon dolgulu yumuşak zeminli bölgeye denetimsiz ve deprem kurallarına aykırı yapılaşmadan kaynaklandığını belirtiyorlar. Denetimsiz yapıların yer aldığı tarım alanları üzerindeki binaların kâğıt gibi üst üste yığılmış görüntüleri basına yansıyınca, son 30 yılda ülkemizde gördüğümüz bütün depremlerde yıkılan binaların yıkılma nedeni olarak görülen tarım alanlarına yapılan çarpık kent yapılaşması hatırlandı. Genelde tarım toprağı ve alüvyon dolgulu zeminli ortamların depremde deprem dalgalarını absorbe ettiği belirtiliyor. Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinan Can Öziçer, “tarım alanı ve alüvyon dolgu ortamı deprem dalgasını emer, özümser ve içine çeker. Bu da binaların daha fazla zarar görmesine neden olur. Deprem ile oluşan sarsıntının genliğini çoğaltır ve yıkıcılık özelliğini artırır” demektedir.

Depremlerde Yıkılan Binaların Çoğunluğu, Tarım Toprakları Üzerine Yapılanlardır…

Şu ana kadar yaşanan bütün depremlerdeki ölüm olgularının, genelde tarım toprakları üzerine inşa edilen binaların, depremlerde kâğıt gibi üst üste kaynaklandığını göstermektedir. Gerçekten bugün uzmanların açıklamalarına Bayraklı ilçesi denize yakın eski bir bataklık ve tarım yapılan bir bölgeymiş. Geçmişte denizsel dolgu, balçık ve alüvyonların bulunduğu bir alan iken daha sonra kıyıların doldurulması ve suyun da çekilmesi ile bölge hızla denetimsiz olarak konut alanlarına açılmış. Geçen yüzyılda hızla artan nüfus, kırsaldan kentlere göç ve kentlerin çevresinde gerçekleşen gecekondulaşma ile yönetmenliklere uygun olmayan bir yapılaşma anlayışı gelişmiştir.

Van depreminden hemen sonra kameralara yansıyan görüntüler daha önce duyulan gördüğümüz deprem öldürmez, binalar öldürür sözünü bir kez daha hatırlattı. Erciş’ten yansıyan sandviç türü yassılaşmış ve üst üste yıkılmış yapılardı. İnşaat mühendisleri binaların nasıl üst üste kâğıt gibi yıkılma nedenlerini daha iyi anlatacaklardır. Basının paylaştığı görüntülerde Van’ın kuzeyindeki beyaz materyalin aksine güneyde kırmızı renkli tarım topraklarının üzerinde yapılan evlerin yıkıldığı görülüyordu. Daha önce Muş, Elazığ, Kütahya-Simav ve daha eski Yalova depreminde tarım topraklarının üzerinde yapılan binaların yıkıldığı gözlenmişti. Genelde müteahhitlerin yaptığı binaların bilindik anlayış sonucu yıkılmakta olduğu söylentisi de yaygındı.

Aslında tarihsel olarak insanların ilk yerleşim yerleri nehirlere yakın tepelik alanlarda, nehirlerin taşıdığı balçık-toprağın sap-saman, yumurta akı ve kireç ile karıştırılarak sağlam kerpiç yapılar halinde kurulmuştur. Benzer yapılar günümüzde kadar Pakistan, Afganistan, İran, Anadolu ve dünyanın birçok bölgesinde görülmektedir. 21 Şubat 2005 sabah saatlerinde İran’ın Kirman eyaletinde 6.4 şiddetinde oluşan depremde kerpiçten yapılmış benzer evlerin üst üste kâğıt gibi yıkıldığı gözlenmişti. Daha önce aynı bölgede meydana gelen başka bir depremde de yaklaşık 30 bin kişi ölmüştü.

Kerpiç yapılan toprakta esas unsur topraktaki kilin niteliğidir. Toprağın önemli kısmını oluşturan kil mineralleri farklı tabakalardan meydana gelmişlerdir. Kaolinit tipi killerden (1:1 tabakalı) porselen yemek tabakları, seramik, kerpiç, tuğla ve çanak-çömlekler yapılır. Kaolinit killeri tabaka aralığının dar olması nedeniyle bünyesine daha az su aldığı için daha sağlam yapılar için kullanılır. Ayrıca kilin sıkıştırılma durumu ve kurutulma durumu kerpicin sağlamlığını doğrudan etkilemektedir. Bilindiği gibi kilin pişirilmesi ile çelikten daha sağlam seramikler yapılmaktadır. Killerden-seramikten ısıya dayanıklı parçaların yapılması günümüzde ciddi bir teknolojik üretim alanıdır.

28 Aralık Pazartesi günü devam edeceğiz…