COVİD-19 LA GELEN FIRSATLAR ve RİSKLER

19/01/2021 00:53 373

 

Malum, Covid-19 bütün dünyayı olduğu gibi, ülkemizi de derinden etkiledi. Dünya düzeni değişti. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, bu kesin. Karşımızda yepyeni fırsatlar var. Her kriz, fırsatını doğururmuş. Elbette fırsatlar, beraberinde riskleri de getirmektedir.

2021 yılı, muhtemelen bize, hangi fırsatları sunabilir. Hangi riskler oluşabilir, bunu değerlendirelim şimdi.

1.Dünyada ve/veya Türkiye’de aşılamada geç kalınması ve/veya aşıların yetersiz kalmasıyla 3. virüs dalgası veya doğal afetler sonucu, tedarik zincirlerinin yeniden hasar görmesi, arz/talep dengesinin bozulmasına  ve korumacılığın artmasına neden olabilir.

2.F 35, S 400, Halk Bankası, Doğu Akdeniz, Libya, Kuzey Irak ve Suriye anlaşmazlıklardan birinin veya bir kaçının, Türkiye’nin finansal sürdürebilirliğini, kredi kanallarına erişimini önemli ölçüde zedelemesi, İran’ın üzerine uygulanması muhtemel baskıların Türkiye’nin de izole edilmesiyle sonuçlanması gündeme gelebilir.

3.Kara para aklamada yetersiz önlemler, kömür santralleri gibi çevreyi kirleten teknolojilerin kullanılması sonucu finansal yaptırımların gelmesi, etkileşim yaratabilir.

4.ABD’de beklentilerden önce, aşırı enflasyon artışı ile birlikte, faiz artışlarının öne çekilmesi, buna bağlı borsa krizleri, küresel ekonominin canlanmasıyla petrol, tarım ürünleri ve diğer emtialar da aşırı fiyat artışlarıyla birlikte, küresel enflasyon, Avrupa bankalarında tahsil edilemeyen banka alacaklarının yaratabileceği finansal krizler, Brexit sonrası Avrupa’da yaşanabilecek finansal akımlarda kesintiler oluşabilir.

5.Yurt dışındaki ucuza bol para yaklaşımı yanlış yatırımlara itiyor. Faizler artmaya başlayınca yetersiz getiriler zararlara neden olup, küresel para akışlarının-Türkiye’ye gelecek dövizler de dahil, olumsuz etkileyebilir.

6.Rejimin daha da otoriterleşmesi sonucu AB ve ABD yaptırımlarının finansal akımları sınırlaması.

7.Türkiye’de sertleşen dış ve iç politika, artan işsizlikle gelen sosyal çalkantılar, siyasi cinayetler sonucu normalleşme politikasından vaz geçilerek tekrar büyüme politikalarına dönüş, beraberinde gelen yüksek cari açık, sürdürülemeyen dış borçlar, döviz girişinde zayıf turizm nedeniyle de sıkıntılar, enflasyonun patlaması, 2022’in ilk yarısında seçim.

8.“Kanal İstanbul” ve “fütuhat ruhu” söylemleri, verimsiz prestije dönük devlet yatırımlarının kıt finansal kaynakları kendine çekmesi…

9.Devletin verdiği döviz ve TL garantilerinin cari işlemler ve bütçe üzerinde olumsuz etkileri ile bankaların tahsil edilemeyen alacaklarının yarattığı kredi sıkışıklığı.

10.TL’nin aşırı değer kazanması sonucu turizm ve ihracatta sıkıntılar, ithalatın beklenenin üzerinde artması, cari dengede bozulma…

Muhtemel Fırsatlar Ne Olabilir?

1.Küresel gerginliğin azalması, işbirliğinin artması, canlı küresel büyüme sayesinde Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerinde önemli bir yer kaparak, ihracatını arttırması, cari dengeyi sürdürebilir bir hale getirmesi, TL’nin stabilize olup enflasyonun düşmesine katkı vererek faizlerin de düşmesinin sağlanması.

2.Birleşik Krallık ile yapılan ticaret anlaşmasının, tarımda yeni ihracat olanakları sunması.

3.Yeşil ekonomiye, yeşil tahvil ve bonolarla uygun faiz oranlarıyla yatırım imkanları. Tahvil ve bonoları tutarak(al-sat için değil) faizlerinden gelir sağlamayı düşünenler için uzun vadeli doğru seçmek kaydıyla özel sektör tahvilleri.

4.Aşının olumlu etkileriyle yılın 2. yarısından itibaren iç ve dış turizmin canlanması(her ne kadar daha 2019 düzeylerine gelmese de), turların, otelciliğin, lokanta, bar ve kafelerin tekrar canlanmaya başlaması. Perakendenin, AVM’lerin, konserlerin, spor müsabakalarının ve salonların tekrar talep görmesi. Berberlerin, kuaförlerin, kişisel bakım ürünlerinin, spor aksesuarı ve malzemelerinin, toplu taşıma araçlarıyla seyahatin rağbet görmeye başlaması.

5.TL’nin enflasyona paralel makul bir düzeyde seyrederek, enflasyon ve faizlerin yılın 2. yarısında düşmesi. Faizler düştükçe özellikle yılın 2. yarısında dayanıklı tüketim mallarına, otomotive ve gayrı menkule talebin artması.

6.Elektrikli araçlar servis hizmetleri, şarj istasyonları, bireylere bilgisayar hizmetleri, “home office” donanımları ve aksesuarı, savunma sanayi ürünleri, teknoloji ve elektronik ürünler, yazılım, arkadaş bulma siteleri, ilaç, hijyen sağlayan ürünler segmentindeki canlanma.

7.Artan ticaretle lojistik hizmetleri, geri dönmeyen kredilerin artışıyla avukatlık hizmetleri, şirketlerin satış ve birleşmeleri, halka açılmalarıyla ilgili danışmanlık hizmetleri…

8.Tarıma yatırım…. Ancak,  kısa vadeli düşünmemek kaydıyla.

9.TL’nin stabilize olmasıyla, ithal ürünler, ihracatı olanlar için küresel düşük faizlerden faydalanmak amacıyla döviz kredileri…

10.İşsizliğin yoğun olduğu bu dönemde, yakın zamanda ihtiyaç duyulacak kalifiye elemanları kadroya dahil etmek, gibi birçok fırsatlar da ekonominin yapı taşlarını oluşturabilir…Prensipte her riskin bir de fırsat olduğu unutulmamalı. Bütün riskleri de önceden görebilmek mümkün olmadığı için “siyah kuğular” var. 2021’de ihtiyatlı olmakta, özellikle nakit akışını en az krediye ihtiyaç olacak şekilde tutmakta, alacakları sağlama bağlamakta, ihraca öncelik vermede, verimliliği arttıracak, teknoloji ve katma değeri yüksek üretimlere  yatırım yapılmasının faydalı olacağını  düşünmekteyim.

SON SÖZ: ‘’HER KRİZ FIRSAT YARATIR.’’