ÇİN’İN KALKINMA MUCİZESİNDEN ÇIKARILACAK DERSLER

12/01/2021 21:46 434

Çin Halk Cumhuriyeti bundan 70 yıl önce dünyanın en kalabalık, en fakir, komünizm ile yönetilen ülkelerinden birisi olarak biliniyordu. Bugün ise dünyanın ikinci büyük ekonomisi. 2030 yılında Amerika Birleşik Devletlerini geçerek dünyanın en büyüğü olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Peki bu mucize 70 yılda nasıl gerçekleşti? İngiliz sömürgesinden kurtulmasının ardından Japonlar tarafından işgal edilen, uzun süren mücadelenin ardından bağımsızlığına kavuşan bu ülke bu değişim ve dönüşümü nasıl gerçekleştirdi?

Çin’in kalkınmasını anlatmaya 1960’lı yıllardan başlamak gerektiğine inanıyorum. Zira, anılan tarihten itibaren yeni rejim, 5 yıllık kalkınma planlarıyla ihtiyaçları belirlemiş, gelecekte ulaşılacak hedefleri saptamış, kaynakları hedefleri gerçekleştirmek üzere tahsis etmiştir. Disiplinli, çalışkan, özverili insanı ile bilim ve teknolojinin üretimde kullanılmasını sağlayarak başarıya giden yolu hızla açmıştır. Başlangıçta basit ihtiyaçları karşılayan, fiyatı düşük, ancak kalitesiz Çin malları, zamanla yüksek teknoloji ürünlerine dönüşmeye başlamıştır. Nitekim, Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Bankası’nın 2017 verilerine göre 654.188 milyon dolar tutarındaki yüksek teknoloji içeren mal ihracatıyla dünya liderliğini ele geçirmiştir. Hong Kong 293.614 milyon dolar ile ikinci, Almanya 195.752 milyon dolar ile üçüncü, Güney Kore 166.675 milyon dolar ile dördüncü, A.B.D. 156.937 milyon dolar ile ancak beşinci olabilmiştir. Türkiye ise aynı dönemde sadece 3.501 milyon dolarlık yüksek teknoloji içeren mal veya hizmet ihraç edebilmiştir.

Yukarıdaki tablo aslında her şeyi özetlemektedir. Ekonomik kalkınmanın yolu gelecekteki ihtiyaçları doğru tespit ederek kaynakları üretime yönlendirmekten geçmektedir. Eğitimli, çalışkan ve özverili insan, sihirli değneği elinde tutan kahramandır. Bu kahramanın gücü bilgi ve teknolojiyi kullanmasından ileri gelmektedir. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik rejim, başarı hikayesinin sürdürülebilirliğinin anahtarıdır. Ülkemizin yapması gereken kısaca bunlardır.

Saygılarımla