Çalışma ve İşsizlik

29/01/2020 03:06 925

 

Devamlı hareket-değişim-mücadele ve sınavlarla dolu yaşamımızda her gün, yeni bir şey öğreniyor, dersler alıyoruz. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dediği gibi, “ Dünya yine de kiriyle, pasıyla sevilmeye değer. “

Amaçsız yaşam düşünülemez. Bir hedef, uğrunda savaşılacak bir amaç olmalı. Bu da kişinin yeteneklerine uygun düşmeli, topluma da yarar sağlamalı. Gerçekleşmesi mümkün olmayan ütopyalar peşinde koşmamalı.

İsteklere ulaşmanın yolu çalışmaktan geçer. Çalışmak alın teridir, çalışmak emektir. Bu nedenle de kutsaldır.

Başarının, maddi-manevi rahatlığın, geçimin, mutluluğun yolu ve anahtarıdır çalışmak.

İş ve meslek yeteneğe uygun seçilirse, sevilir de, başarması da kolay olur. Kişiler becerdiği, bildiği işi yapmalı. İşler de, o işin ehline verilmeli. İşin büyüğü, küçüğü olmaz. İş iştir, önemli olan işini dürüst ve en iyi biçimde yapabilmektir. Böylelerinin başı diktir, alnı açıktır.

Dürüst ve düzgün çalışanlar, mutlaka karşılığını alır, hatta ödüllendirilir. Dünya nimetleri, iyi bir gelecek te böylelerinindir. Zeka, bilgi, disiplin, sebat şansta önemli bu başarıda.

Boş oturan iş yapmayan, tembel, hayalperest, işini beğenmeyen, girdiği işten hemen ayrılan, değişik işler deneyip tutturamayan niceleri var.

Beceriksiz olup her işe burnunu sokanlar, akıl verenler, yararsız, lüzumsuz işlerle uğraşanlar da var. Bunların kaderi, hep geride kalmak ve alt seviyelerde ömür sürmektir.

Sermaye ve emek ayrılmaz bir ikili. Bu ikili rakip ya da düşman değil. Bir birinin yardımcısı, tamamlayıcısı. Emeksiz mülkiyet olmaz, mülkiyetsiz de emek.

Çalışarak kazanılan mülkün, servetin önemi bir başka. Mirastan kalanlar öyle değil. Çünkü, kolayca elden çıkabilir. Büyük çabalarla elde edilenlerde emek var, alın teri var.

İşleyen demir nasıl ışıldarsa, çalışan vücut da, beyin de öyle ışıldar. Tembel tembel oturanlar, iş yapmayanlarsa yıpranır, sıkıntılara düşer. Sigara, içki, kumar, uyuşturucu böylelerinin kaderi ve de düşmanlarıdır.

Bugün ülkemizdeki işsizlik oranı yüzde 13 gibi yüksek bir düzeyde. Yani, 10 milyon kişi işsiz. Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranı ise, yüzde 20’nin üstünde. İşsizlik açlık demek, fukaralık demek. Açlık, yoksulluk yasa-sınır-ahlak tanımaz. Haramı bile mubah kılar, erdemleri yok eder, her türlü kötü yola sürükler.

Ülkemizdeki terörizm işsizlik nedenlerinden biri. Çünkü terör dolayısıyla güvensiz bir ortamda, sermaye yurt dışına kaçıyor, üretim için de yatırım yapılmıyor.

4 milyonu geçen Suriyeli, Iraklı göçmenler ülkemiz için ekonomide büyük bir yük. Ayrıca bu göçmenlerin ucuz işçi olarak ve sigortasız çalışmaları da vatandaşlarımızın işsiz kalmalarında bir başka neden.

Günümüzde tüm dünyayı tehdit eden üç büyük tehlike var. Bunlar: açlık, cehalet ve içilebilen temiz su. Ozon tabakasının delinmesinden sonra sıcaklıkların artışı ve kuraklık tarım ürünlerini azalttı. Temizlik suyu da giderek tükeniyor. Bunlar, açlığı daha da tetikleyecek ve ileride büyük isyanlara, sosyal patlamalar neden olacak.

Parklar, kahvehaneler, oto garlar işsizlerle dolu. İşçi Bulma Kurumları önündeki uzun kuyruklar, ek gelir için şoförlük yapan, pazarlarda limon satan memurlar, emekliler. Ailelerinin çektiği sıkıntılar ve yuvalarındaki huzursuzlukta çok üzücü.

Zaten ülke ekonomisi iyi gitmiyor. Bu da işsizliğin başlıca nedenlerinden biri. Yeni yatırımlar, yeni açılacak kurumlar olmadıkça, işsizliğe çare bulunamaz. Bunu sağlama görevi ve sorumluluğu iktidarın. Ülkemiz zaten huzursuz ve de gergin. Bunlar ekonomiyi etkiliyor, zarar veriyor. Ekonomik bozukluk ta huzursuzluğu, gerginliği arttırıyor. Bu kısır döngünün kırılması şart. Başta iktidar olmak üzere siyasi partilere, basınımıza, özel sektöre düşen görevler ve sorumluluklar zaman kaybetmeden yerine getirilmeli. Çünkü düzlüğe çıkmak için fazla zamanımız yok. Geçen her saat kayıp ve de zarar demek.