BÜYÜK DAYANIŞMA

09/08/2021 02:47 1253

 

Ülkemiz her türlü cayır cayır yanıyor.

Sönmeyen, söndürülemeyen bir yangın hem ülkemizi hem de şahıslarımızın içini cayır cayır yakıyor.

Bugün bu yangınların nedenleri, yangınları kimin çıkarttığı, neden başarısız olunduğu, Orman BakanlığınınTHK ile neden dövüştüğü, bazı yetkilerin Turizm Bakanlığına devrinin neden aceleyle getirildiğini vs.vs. konularına ayrıntılı olarak girmeyeceğim. Çünkü, bu konular o kadar çok yazılıyor çiziliyor ki, adeta ezberledik. Biz toplum olarak ezberledik de, yetkili olduğunu iddia edenlerin neden bu konulara doyurucu cevaplar vermediğini de bilmiyoruz.

Neyse… Biz bugünkü konumuza dönelim.

3-5 gün önce Adana Türkocağı Yönetimi bir kampanya başlatma kararı aldı.

Ne kampanyası?

Adana’da orman yangını mağdurları kardeşlerimize yardımcı olmak ve onların ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve dolayısıyla yaralarına bir nebze de olsa merhem olabilmek.

Hemen duyurularını yaptılar ve çok kısa sürede büyük bir kamyonu tam olarak dolduran eşyaları topladılar.

Cumartesi günü, Ocak binasında biriken o kadar eşyayı Adana Büyükşehir Belediyesi’sinin sağladığı kamyona yüklemek üzere tüm Yönetim olarak toplandılar. Eşyaları kamyona yüklediler. Bu ayrıntıya şu nedenle giriyorum: Yaşı altmışı geçmiş, hatta yetmişe dayanmış kişiler de dahil olmak üzere 5 Yönetici eşyayı yükledi. Ben gittiğimde, bu 5 kişinin, inanın çorapları bile terden sırılsıklam olmuştu. Yani, inanılmaz bir gayret ve Milletine bağlılık. Sizleri kutluyorum, tebrik ediyorum, gücünüz artsın diyorum.

Yola koyulduk.

Kozan yolundan Mansurlu sapağına dönerek Akdam’a geldiğimizde yangın mahalline varmış olduk. Akdam, Akarca, Salmanlı köylerini geçtikten sonra Kızlar Sekisi köyüne vardık. Bu köye kadar bir çok yerde yanmış orman bölgeleri gördük. O kadar büyük bir alan yanmış ki insan, görünce çok daha farklı oluyor. Yerinde görmek, duymak, okumak ya da televizyondan izlemekten çok çok farklı.

Bu bölgenin yangınları nasıl çıkmış ve daha da ilginci nasıl sönmüş?

Bu iki konuda ilginç bilgiler edindim.

Birincisi, birkaç farklı kişiden önce bir patlama sesi duyduğu ve sonra yangın çıktığı bilgisi edindim. Bu bana çok ilginç geldi.

İkincisi, bu kadar geniş bir yangının nasıl söndürüldüğünü sorduğumda aldığım cevapların ağırlığı şu idi: Bir şekilde başlayan yangın, bir şekilde söndü. Bu belki zorlama olabilir. Mutlaka bir müdahale olmuştur diye düşünüyorum. Ama, üzülerek söylemeliyim ki, görüştüğüm kişilerden edindiğim bu idi.

Kızlar Sekisi köyü muhtarı Şaban Özcan ile yaşananları ayrıntılı bir şekilde görüştük ve en çarpıcı sözlerinden biri de şu oldu. “Herkese çok teşekkür ederiz. Şu anda bütün ihtiytaçlarımız karşılandı. O kadar çok yardım geliyor ve o kadar çok ihtiyaçlarımız soruluyor ki, bu moral bizim için ihtiyaçlarımızın karşılanmasından daha da etkili oluyor.”

İhtiyaç karşılama ve destek olma konusunda bazı örnekler vermek istiyorum.

Bir genç, taaa oralara kadar gelmiş ve arkadaşları ile 600 TL topladığını söyleyerek o parayı takdim ett. Ne kadar duygulandık.

Yolda bir çekiciye rastladık. İçi yiyecek içecek ve eşya dolu. Sürücü ve diğer iki kişi genç delikanlılar. Getirdiklerini dağıtıyorlar ve tek tek ulaştırmanın gayretindeler. Gençler, biraz bıçkın tipler görüntülü, yürekleri insanlık dolu.

Kızlar Sekisi Köyü 17 kilometrelik bir Köy. 300 kişilik bir köy, 17 kilometreye konuşlanmış. Böyle bir ilginçliği de belirtmeliyim.

85 yaşında Mehmet Amca, tek yaşıyor ve canını zor kurtarmış, AFAD aracılığı ile. Söylediği bir söz çok duygulandırıcı idi. “Evimin önündeki ağaç yandı. Evim de yandı. Ama, keşke evim yansaydı da ağacım yanmasaydı.”

Gelen giden çok kalabalık. Bu nedenle, hem ora insanı için hem de gelenlerin yemek yemesi için sürekli yemek getiriliyor. Hem Kozan Belediyesi ve hem de Büyükşehir Belediyesi’nden yemekler geliyor. Ama yemek konusu bir düzene girse iyi olur. Çünkü çok yemek artıyor.

Yazacak çok konu var. Ama, hepsini bir köşe yazısı içerisine sığdırmak mümkün değil. Bazı resimler koymayı da düşünmüştüm, ama çok uygun görmedim. Özellikle, yanmış bir kaplumbağa vardı ki, insanın burnunun direğini sızlatacak kadar acı bir görüntü.

Elbette yazacak ve konuşacak çok konu olur. Çünkü, o kadar geniş bir alanda yangın çıkmış ki, böylesine geniş bir alanda çıkan yangının nasıl olursa olsun sönmüş olması diyebilirim ki bir mucize.

En çarpıcı örneği en sona bıraktım.

“sevgili kardeşlerim ben Nisa Yalçın,

Yangın sebebiyle evlerin yandığı haberini aldık. Sizlere okuduğum hikâye kitaplarını gönderiyor ve oyuncaklarımı gönderiyorum umarım elinize geçer.

Dualarım sizinle

sevgiler

Nisa Yalçın”

Türkocağına gelen eşyalar arasında bir paket Yönetici arkadaşların dikkatini çekmiş ve o paketi ayırmışlar. Paketi açınca içinde oyuncaklar ve kitaplar olduğunu görmüşler. Bir de bu yazıyı görmüşler. Yazıyı gören herkes o kadar duygulandı ki, inanılmaz. Ocak Yöneticisi arkadaşlar içindeki oyuncakları çocuklu evlere tek tek uğrayıp dağıttılar. Çocukların sevincini görmek gerekti.

Teşekkürler Nisacığım, endişene gerek kalmadı. Hediyelerin en iyi şekilde değerlendirildi. Bu arada şunu da söyleyeyim. Kitapların arasından Takdirname ve karnen çıktı. Hem bu kadar başarılı ve hem de böyle yetişmiş olman hepimizi gururlandırdı. Mutlaka sana ulaşılacak, çünkü, Yönetim ulaşma kararı aldı.

Bu arada, bir çok yaşanmışlık var bana ulaşan. Eşyaların toplanması ve yardımların hangi şartlarda yapıldığını anlatan yaşanmışlıklar var ki, insan her birini anlatmakta ve hatta dinlemekte zorlanıyor ve tıkanıyor.

Bu anlattığım duygusallıkların bir özeti var galiba:

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!