BÜROKRASİ VE SİYASET HİÇ BU KADAR KİRLENMEMİŞTİ.

07/07/2021 21:37 305

 

Son günlerde yaşanan, daha doğrusu yaşanmışta yeni açığa çıkan olaylara bakınca insanın inanası gelmiyor.

Tarihin her döneminde yolsuzluklar, ahlaksızlıklar, rüşvet, adam kayırma, gasp, el koyma türünden kirli işler olurdu da hiç bu kadar pervasızca yapılanlarına rastlamamıştık.

Siyaset hiç bu kadar omurgasız yapılmamıştı.

Rüşvet ve yolsuzluklar hiç bu kadar göz göre göre olmuyordu.

Biraz olsun utanma vardı insanlarda.

En azından yaptıkları usulsüz işleri gizlemeye çalışıyorlardı.

İnanmayanda belki biraz yakalanırım korkusu ve vicdan,

İnananda Allah korkusu vardı.

Şimdilerde artık ar damarı çatlamış bu hırsızların, soysuzların, ahlaksızların.

Ve ne yazıktır ki, yapanın yanına kar kalmış!

Yapılanlara bakıyorsunuz; bakanı var, valisi var, emniyet müdürü var, sözüm ona iş insanı var, savcısı, hakimi var…….

Kimler yok ki!

Su kirlenmeye görsün bir kere

Havuzu tamamen boşaltmadan, dezenfekte etmeden temizlenmesi mümkün değil.

Ancak dezenfektan alınırken de yolsuzluk var, yurt dışına temizlik ürünleri götürürken de!

Vatandaş kime, nasıl inanacağını bilemez halde.

Akçalı suçlar bir yana, ahlak da ayak altında.

Yeni tür ilişki uzman! ve danışmanları! çıkmış piyasaya.

Eeeeee, bu kadar kolay para kazanılırsa, nereye harcanacak bu paralar!

Şimdi herkes yüreği ağzında,

Benim kasetim ya da videom ne zaman çıkacak diye bekliyor.

İnanın gündemi takip edemez duruma geldik.

Neredeyse suç örgütü liderlerinden demokrasi bekler hale geldik.

Çünkü onların ifşaatlarıyla tüm bu çirkin ve karanlık ilişkiler ortaya çıkıyor.

Aslında ortaya çıkanlar bir anlamda malumun ilanı

Ama bizler söylese kimseler inanmaz, hele de iktidar anında gereğini yapardı!

Düşünebiliyor musunuz, bu kadar ortalığa dökülmüş suç ve çıkar ilişkisi var ama tek bir savcı bunlarla ilgili soruşturma açmıyor.

Düşünün ki; bir gün sonra duruşması yapılacak bir sanığın doğum günü partisine katılan yargı mensupları var.

Sedat Peker’in kardeşi çıkıp “Kıbrıs’lı gazeteciyi öldürmem için bana görev verdiler” diyor; hangi tarihte, kimlerle birlikte gittiklerini, orada kimlerle görüşüp, kimlerden destek aldıklarını itiraf ediyor.

Bizim savcılardan tık yok!

Ya da varsa, bunu niye kamuoyundan gizliyorlar?

Düşünün ki; ülkenin İçişleri Bakanı “bir suç örgütü liderinden her ay 10 bin dolar alan siyasetçi var” diyor.

Ne ismini açıklıyor ne de bu konuda ne yapıldığını kimse bilmiyor.

Gücü yetenin, gücü yetene çöktüğü bir ülkede iktidar da artık çaresiz.

Ekonomideki sıkıntıları, işçinin, memurun, emeklinin, esnafın, çiftçinin, işsiz üniversite mezunu gençlerin sorununa çözüm bulamayınca yeni kanallar açmakla, yeni anayasa değişiklikleriyle halkı oyalamaya çalışıyor.

Kanal açacağına, esnafın dükkanını aç, sanatçının müziğini aç, esnafa hibe projeleri aç.

Daha da önemlisi gençlerin önünü aç.

Gençler geleceğe ilişkin hayal bile kuramaz hale geldiler.

Tıpkı sizin anlatacak tek bir hikayenizin kalmadığı gibi.

Kısacası Türkiye hiç bu kadar çaresiz, çözümsüz duruma düşmemişti.

Türkiye de akçeli suçlar, kirli ilişkiler, yolsuzluklar hiç bu kadar” kör gözüm parmağına” şeklinde yapılmamıştı.

Eskiden yüz kızartıcı bir suçu ortaya çıkanlar yaşadıkları kenti değiştirirlerdi.

Şimdi parti değiştiriyorlar.

Ama herkes de biliyor ki, artık bu böyle gitmez.

Bu devran böyle dönmez.

Herkes işlediği suçun cezasını çekecek.

Siyasi parti ya da düşünce ayrımı yapmaksızın ahlaklı, dürüst, vicdanlı insanlar eninde sonunda ahlaksız, vicdansız insanlardan hesap soracaklar.