‘Bunlardan bir b.k olmaz’

05/10/2022 19:18 273

Genç yaşta emekli olan albay, evde sürekli oturmaktan, hanımıyla ağız dalaşına girmekten sıkılınca, bakkalına gider:
- Sana ayda 200 lira para vereyim, bunun karşılığında seni her gün denetleyeyim! der.
Teklifi cazip bulan bakkal, hem para kazanacağım hem de deneyimli bir albayın uyarısını, yardımını alacağım, diyerek hemen kabul eder.

Emekli albay, ertesi gün sabah 08:00 den akşam mesai sonuna kadar bakkal dükkanını denetlemeye başlar. Bakkal bir gün bile geçmeden denetimden sıkılır, baş edemez duruma gelir..

Dayanamaz ;
- Albayım, al 200 liranı, ben bu işten vazgeçtim! diyerek, anlaşmayı bozar.
Emekli albay, manav, kasap, kırtasiyeci derken tüm esnafa aynı teklifi yapar. Ancak bir süre sonra hepsi denetimden sıkılarak anlaşmayı bozar. Son olarak gittiği manifaturacı ile yıldızları barışır. Denetim işi aylar sürer. Çok güzel anlaşırlar. Manifaturacı albayın her isteğini ‘Baş üstüne’ diyerek yerine getirir. Olanlara bir anlam veremeyen albay ;
- Yav arkadaş, bütün mahalle esnafı denetimden sıkıldı. Seninle gayet iyi çalışıyoruz. Nitekim bu başarımızın sana göre sırrı ne?
Manifaturacı hazır ola geçip ;
- Albayım, ben de emekli başçavuşum.

***

Bu fıkrayı neden mi anlattım, Hiç -aklınızda bulunsun- diye..

***

Asansör ve arkasındakiler

 

Gözü açık köyünden Mehmet ve oğlu Cabbar, şehre ilk defa inmişler.

Adana’nın her yanına serpilen AVM’lerden birisinin içerisine dalmışlar..

Alışveriş merkezinde zemin kattaki iki gümüş renkli parlak duvarın ağır ağır açılıp kapanması ilgilerini çekmiş.

Cabbar;

-Bu ne baba ? diye sormuş..

 Hayatında hiç asansör görmemiş Mehmet, ‘Bilemiyorum oğlum’ demiş.

Onlar bu ilginç şeyi nefeslerini tutup izlerken; tekerlekli sandalyeli yaşlı bir kadın sağa sola kayan gümüş renkli duvarlara doğru gitmiş ve bir düğmeye basmış. Duvarlar açılmış, yaşlı kadın yoğun ışıklı küçük bir odaya girmiş, duvarlar kapanmış.

Mehmet ve oğlu Cabbar kapının üzerinde; küçükten, büyüğe doğru yanıp, sönen ışıklı rakamları izlemişler.

Işıklar tekrar yukarıdan aşağıya doğru hareket etmiş. Sonunda duvar iki yana kayarak açılmış; dışarıya 24 yaşlarında muhteşem bir kadın çıkmış..

Mehmet, Cabbar’ın koluna yapışmış;

-Koş oğlum, anan Emine’yi de buraya getir..

***

 

Bunu bilerek aktardım.

Bakın etrafınıza, siyaset hayatında mücadele verenlerin yaş ortalamasına !

Gençlerden, söz edenler..

Gençlerin ‘önü açılsın’ diyenler, ne önlemler alıyor ayakta kalabilmek için..

Yerel meclis oturuma başladı.

Tanıdık, tanımadık kim varsa şöyle bir araştırın.

Genç birisine rastlayamazsınız.

Biz toplum olarak, gençlerin yanaklarından öpmeyi severiz.

Seçim zamanı afiş astırır, büyüklerimizi alkışlatırız.

Sonrasında utanmadan ‘Bu gençlikten bir b.k olmaz’ demekten çekinmeyiz.