BU KENTLER BİZİM, YEREL YÖNETİMLER YASA TASLAĞINI SORGULAYALIM

07/01/2020 22:58 1639

 

Uzun bir aradan sonra tekrar Merhaba Sevgili Hemşehrilerim, gönlünüzden geçenlerin gerçeğe dönüştüğü güzel bir yıl temennisi ile başlamak istiyorum bugünkü yazıma…

İran, Amerika, Libya derken, malum ülke gündemimiz çok yoğun, dış politikadaki bu hareketlilik ve sürekli değişen gündem lütfen bizi hazırlanan yasa tasarılarını takipten alı koymasın. Çünkü her çıkan yeni yasa ve düzenlemedeki merkeziyetçilik ve tek adam yönetimi  ile demokrasimiz hızla yok oluş sürecindedir.

AK Partinin yeni hazırladığı ve geçtiğimiz aylarda Sayın Özhaseki’nin dokuz başlıkta verdiği bazı maddeler ve ön bilgiler dışında detaylarını paylaşmadığı ‘yerel yönetimler yasa taslağı’  bir vatandaş olarak beni endişelendirmektedir.

Tasarı Cumhurbaşkanı’na sunuldu ama ne Belediye Başkanlarının ne muhalefet partilerinin ne de milletimizin detaylardan bilgisi yok. AK Parti kurmayları ‘yasama TBMM’nindir, Cumhurbaşkanı kibarlık olsun diye Büyükşehir Belediye Başkanlarını toplamıştır’ demektedir. Yani meali ‘  şehirlerini yönetmek için seçilmiş koca koca belediye başkanlarının kendi şehirlerini nasıl yönetecekleri ile ilgili kararlar hakkında görüş bildirmelerine gerek yok, kanun yasalaşmadan bilmelerine de gerek yok’ demektedirler.  Dünyada tüm gelişmiş demokrasiler, katılımcı belediyecilikten, yönetimden değil yönetişimden  bahsederken, ve  kenti yönetenlerin  yönetime halkı ve kentin tüm paydaşlarını dahil ettiği yönetim modellerini ortaya koyarken,  iktidar böyle önemli bir yasa tasarısının hazırlanmasına seçilmiş yerel yöneticileri dahil etmediği gibi, görüşlerini dahi almıyor. TBMM’nin işlevini yitirdiği, kuvvetler ayrılığının ortadan kalktığı bu merkeziyetçi  yönetim sisteminde ben yaptım oldu ile bütün kararlar tek elden alınıyor güzel ülkemizde. İşte bu sebeplerle endişeliyim… bir gece ansızın çıkan yasa ile  demokrasimizin aldığı yaralara bir yenisi daha eklenir mi diye.

Peki Sayın Özhaseki  ‘yerel yönetimler yasa taslağı’ ile ilgili verdiği bazı ön bilgilerde ne demişti? ‘kimse artık 15-20 katlı kutucuklar yapıpta ben ev yaptım diyemeyecek. Meydanı, kimliği olan komşuluk ilişkilerinin daha çok görüleceği, en fazla zemin+5’e doğru giden bir yatay mimari hedefliyoruz’ demişti. Hepimiz merak etmekteyiz parsel bazında yapılan plan değişiklikleri ile az katlı binaların yanına kentin tüm silüetini bozarak inşaa edilen kutu kutu kuleler, gökdelenler hangi parti döneminde ve hangi parti belediyelerince yapıldı(!)? Ayrıca sürdürülebilir kentleşmede düşey mimaride bir gerekliliktir. Ama bizim kentlerimizde uygulanan parsel bazında değişikliklerle hiçbir şehircilik ilkesine uymayan kararlarla alınan çarpık bir dikey yapılaşma değildir kastettiğim. Çünkü mimarinin yatay mı düşey mi olacağına, bilimsel yöntem ve kriterlerle gerçekleştirilen  arazi kullanım planlama ve yer seçim analizleri ile karar verilir. Bu analizlerde kentin coğrafyasını, jeolojisini, ekolojisini, makro formunu, yapılı çevresini, tarihi sitini, kentsel sitini, arkeolojisini vb. bir çok etkenin değerlendirmeye alınması ile gerçekleşir.

‘Arsa değer artışında kamu pay alacak ve alınan pay kentsel dönüşümde kullanılacak’ diyor Sayın Özhaseki. Arsa değer artışından kamu yararına pay alınması çok doğru bir karar. Peki ama bu yasayı neden on yedi yıldır çıkarmadınız da, tüm yandaşlarınız değerinin yüz kat altında vatandaştan topladıkları araziler üzerinde bir gecede geçirilen plan değişiklikleri ile ertesi sabaha milyoner olarak uyandılar, kul hakkı yediklerine hiç aldırış etmeden.

Yasa tasarısında bahsedilen büyükşehir belediye başkanları ve ilçe belediye başkanları arasında yaşanan yetki karmaşası, büyük şehirin kendisinden 200km mesafedeki mezarlıktan sorumlu olması ve köylerin kağıt üstünde mahalle olarak kentli vergisi ödemesi, kırsal kimliğini sürdürme zorluğu çekmesi, şehir merkezinden uzaklığı sebebi ile vergi ödemesine rağmen belediye hizmetlerinden yararlanamaması gibi problemler hali hazırda hangi iktidar döneminde hangi yasa ile çıktı? Yine sizin hazırladığınız ve meclisten geçirdiğiniz büyükşehir yasası ile.

‘İmar planlarına kriter getirilecek ve şahsa özel parsel bazlı değişiklikler yapılmayacak’ diyor Sayın Özhaseki. Peki gözümüzün önünde başta Ankara ve İstanbul olmak üzere, plan kararlarında az yoğun konut alanı olarak geçen bazı özel torpilli parsellerde bir gecede yaptığınız emsal artışları ile dikilen kutu kutu 40 katlı binaların yapılmasına ve haksız zenginleşmelere ve kentlerin yaşanamayacak hale gelmesine neden göz yumdunuz bunca yıl.

25 yıllık ihanetten dönülüyor gibi görülüyor yasanın söze gelen bazı maddelerinde, eğer suistimal edilmeden uygulanabilirse.

Ancak ve ancaaak tasarının  söze dökülmeyen tüm kısım ve detaylarının acilen Büyükşehir Belediye Başkanları, Belediye Meclisleri, kentlerin önemli aktörleri, muhalefet partileri ve tüm kamuoyu ile paylaşılması ve tartışmaya açılması gerekmektedir. Ve tüm ülkeyi ilgilendiren böyle önemli bir yasa tasarısının, bu geri bildirimler ışığında ve tüm partilerden oluşan ortaklaşa komisyonlarda çalışılarak çıkarılması demokrasinin gereğidir.

Demokrasiyi içselleştirmemiz, savunmamız ve yaşamamız dileğimle.