BODRUM’U NASIL BİLİRSİNİZ

20/07/2021 00:07 384

Dünyanın en gözde tatil yörelerinden biri olan Bodrum belki de tarihinin en yoğun ve sorunlu günlerini yaşıyor.

Kuşkusuz tatil için Bodrum’u seçenlere sözümüz yok, bu bir tercih sorunudur.

Eğer magazin basınından takip ediyorsanız; güneşi, denizi, doğal güzellikleri, eşsiz koyları ve eğlence mekanlarıyla Bodrum elbet bir markadır ve tercih edilen bir turizm kentidir.

Ancak her cismin bir sığdırma kapasitesi olduğu gibi her kentin de bir hizmet kapasitesi vardır ve ne yazık ki Bodrum mevcut nüfusa hizmet verecek kapasiteye sahip değildir.

Bu söylediklerim tatil için Bodrum’a gelenlere yönelik.

Peki ya! Kendi isteği dışında Bodrum’da yaşamak zorunda olan yurttaşların nasıl zorluklar içerisinde olduğunu biliyor musunuz?

Bizler biliyoruz da asıl bilmesi, sorunlara çözüm bulması gerekenler ya bilmiyorlar ya da bilmezden geliyorlar.

Serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı bir ülkede kiralar da piyasa koşullarında kendiliğinden oluşur.

Ancak oluşan bu piyasada kamu görevlilerini mağdur etmek yerine kalıcı ve köklü çözümler için çaba gösterilmesi gerekmez mi?

3 bin liradan ucuz ev bulmanın neredeyse imkansız olduğu Bodrum’da özellikle de kamu çalışanları tayin isteyip Bodrum’dan kaçmaya çalışıyorlar.

Asgari ücretle geçinmek zorunda olanlar, pandemi koşullarında işsiz kalanlar, eylülde okullar açıldığında Bodrum’a gelecek yüksek okul öğrencisi gençler ne yapacaklar, kışı nasıl geçirecekler?

İş ev kirasıyla bitmiyor elbet!

Diğer kentlerle kıyaslanmayacak ölçüde pahalı bir şehir olan Bodrum’da belki inanmayacaksınız evine ekmek götüremeyenler de var.

Yani Bodrum’un magazin sayfalarından bildiğiniz yanının ötesinde bir de Bodrum’un öteki yüzü var.

Kuşkusuz Bodrum’da her oturduğu mekanda binlerce lira hesap verenler olduğu gibi onlara hizmet eden çalışan bir kesim var.

Esnaf pandemi nedeniyle neredeyse 2 yıldır kirasını, vergilerini, borçlarını ödeyemez duruma gelmiş, birçoğu bankaların kucağına, kimileri de tefecilerin eline düşmüş.

Birçoğu ya evini ya arabasını satmak zorunda kalmış.

Bodrum’da ekonomik nedenlerle intihar edenleri bilmezsiniz tabi!

Bodrum’da sıkça suların kesildiğini, elektrik arızalarının had safhada olduğunu, kimi yerlerde kanalizasyonların denize aktığını, trafik yoğunluğu ve trafik magandaları yüzünden insanların sinir krizleri geçirdiğini de bilmiyorsunuzdur.

Bodrum’u siz mafya elemanları ve onların işbirlikçisi siyasetçi, bürokrat, gazetecilerin keyif çattıkları oteller, eğlence mekanlarıyla tanırsınız.

Tüm bu olumsuz koşullarda; asayiş olaylarının arttığı, uyuşturucu ve fuhuş olaylarının rahatsız edici boyutlara ulaştığı Bodrum’da acil çözüm bulunmazsa yarın eğitim amaçlı kente gelecek gençleri bu suç örgütlerinin kucağına mı atacağız?

Gerek kamu yönetimi gerek yerel yönetimler gerekse siyasi parti yöneticileri bu vebalin altından kalkamazsınız.

Onlar ailelerinin bizlere emanetidir.

Bizlerin de başka kentlerde okumak zorunda kalmış çocuklarımız olabilir.

Onların yaşamasını istemediğimiz bu sıkıntıları burada onlarla aynı kaderi paylaşmak durumunda olan gençlere çektirmeye hakkımız yok.

Tam da turizm sezonunda bunları yazmanın zamanı mı diyenleriniz olacaktır.

Ne yapalım yani bekleyelim de bu gençleri kurda kuşa yem mi edelim!

Esnafın zaten bir şey kazandığı yok.

Bodrum dan beslenen rantiyeci patronlar ya da Bodrum’a hiçbir katkısı olmayıp, yalnızca kenti kirleten, kentin huzurunu bozanlar da biraz rahatsız olsunlar.

Şimdiye kadar tozları hep halının altına süpürdünüz ama artık tozdan göz gözü göremez, insanlar haddini bilemez hale geldiler.

Burada yaşayan her meslek grubundan sanatın ve kültürün her alanından o kadar çok insan var iken, çözümü hep dışarda arayan, popülist politikalarla göstermelik projelerin peşinde gönül gezdirenlerin artık bu zihniyeti bırakmalarının zamanı gelmiştir.

Bodrum magazin sayfalarına mahkum edilecek bir kent değildir.

Tarihi, kültürel, doğal zenginliklerini öne çıkararak Bodrum’u daha yaşanır bir kent haline getirmek var iken, Amerika’yı yeniden keşfeder gibi herkes tarafından bilinen dünya kenti Bodrum’u yeniden tanıtmaya çalışarak kimseye fayda sağlayamazsınız.

Zaten bilinen Bodrum’u tanıtmak için harcayacağınız zaman ve enerji yerine Bodrum’a gelecek insanları nasıl daha çok rahat ettiririz, rantiyecilerden nasıl koruruz, güvenli ve huzurlu bir kent haline getirebiliriz konularına kafa yorsanız sanırım daha yararlı bir iş yapmış olursunuz.

Bizden söylemesi…………….