BİR BİLİM İNSANIN FERYADI

25/02/2021 23:10 434

 

Ülkemizin önceliği ‘BİLİM’ olmadığı için, sorun yaşıyoruz….

Malûm, bilim insanı deyince akla ilk gelen; akademisyenlerdir. Kısaca akademisyen kim derseniz;

Akademisyen, bir toplumun belleği, zekâsı, anlama ve algılama gücüdür. Bir üniversitenin başarısı akademik kadroların başarısı ile eşdeğerdir.

Ülkemizin Önceliği Bilim Olmadığı İçin Sorun Yaşıyoruz…Bu sütunları takip edenler bilir; okurlarımdan ve eş dosttan çok sayıda, yazı ve konu iletiliyor…İmkânlar dahilinde, sütunlarımda değerli görüşlerinize yer vermeye çalışıyorum. İşte bu değerli dostlarımdan biri de, sevgili Prof. Dr. İbrahim Ortaş’tır…Zaman zaman ülkemiz için duyarlılık gerektiren konularda, görüş beyan eder, öneri sunar, fikirlerini paylaşır…Son gelişmeler ışığında, ülkemizin bugün yaşadığı sorunların, bilimden uzak kalmak olduğunu ifade ediyor. Değerli dostumun kıymetli görüşlerini okuyunca, yazının özünü değiştirmeden, revizyonu sınırlı tutarak, siz değerli okurlarımla da paylaşmak istedim.

Üniversite Nedir?

Türkiye, bugün içeride ve dışarıda birçok yapısal ve yönetsel sorun ile uğraşmaktadır. Toplumun genel kanısı ise, günden güne sorunların giderek ağırlaştığı yönündedir. Bilim ve üniversite tam da bu durumda sorun çözmek için vardır. Teknik sorunların çözümü belki daha kolay, ancak sosyal sorunların çözümü, çoğu zaman yönetimler, hâkim görüş, mahalle baskısı örf, adet, gelenek, görenek ve siyasi etkilerden dolayı çok daha sorunlu ve zordur. Bu nedenle, insan odaklı sorunların rahat incelenmesi için, üniversitelerin üzerinde hiçbir etkinin olmaması, akademisyenlerin rahatça görüşleri ve bulgularını geliştirmek için, özerklik talebi oluşmuştur. Üniversitelerde bugün yaşanan birçok sorunun temelinde, üniversitenin tam olarak bilinememesi yatmaktadır. Üniversitenin varlık nedeni ve kendisinden beklenilenler doğru tanımlanmadığı ve anlaşılmadığı için, doğru bilim insanı da yetiştirilemedi ve buna bağlı olarak doğru da yönetilemedi.

Ünlü matematikçi Cahit ARF’ın ifadesi ile "

"Üniversite kurulmaz, Üniversite olunur." Üniversite olmak için, bilimsel bilgiye nasıl ulaşılacağını bilmek zorunludur.

Bilimsel bilgiye nasıl ulaşılacağını bilmek için, öncelikle Bilim Tarihi, Bilim Felsefesi ve Araştırma Metotları derslerinin, en başta üniversitelerde öğretilmesi/okutulması gerekiyor. Üniversitelerin toptan aydınlanması için üniversite mutlaka tartışmayı ve felsefeyi öğrenmek zorundadır. Öğrenmeden öğretimin olduğunu gösteren bir tek bilimsel örnek ve pratik bulunmamaktadır. Bilimin işleyiş mekanizması metodolojiye dayanmaktadır. Yani bilgiye nasıl ulaşılacağına bağlıdır. Bilim adamı mesleği gereği bilimin felsefesini, elde ettiği bilgiyi tanımak ve bilimin işleyişini bilen kişi olmak zorundadır.

Bilim kişisi bilgi ve sorumluluğu edindiği zaman bilgiye ulaşmasını bilir. Ne aradığını bilirse bilinçle her bulgu analiz edilir ve yorumlanır.

Üniversitenin görevi nedir?

1. Güncel ve gelecekte ortaya çıkabilecek sorunlarla ilgili derinlemesine araştırmalar yapmak ve çözüm önerileri sunmak,

2. Eğitim görevi yapmak, nitelikli insan yetiştirmek,

3. Toplumu aydınlatmak ve önderlik yapmak.

Ancak en önemli görevi, “doğanın ve toplumun” gizemlerini (sırlarını) deşifre etmektir. Deşifre etmesi görevi önemli, çünkü bilim insanı bilinenleri değil, bilinmeyenleri anlamak üzere çalışmalarının peşinde coşku ile koşan kişidir. Atomun varlığını gözle görerek anlayamayız, ancak derin sezgiler, gözlemler, araştırmalar ile atomun varlığı anlaşılır. Gizem çözüldükçe bulgular paylaşılır, öğretilir ve toplum aydınlatılır.

Üniversitenin yeri ve görevi doğru anlaşılırsa, öğretim üyesi veya bilim insanının görevi daha net anlaşılır. Eğer üniversite ve bilim kavramlarını ve tarihçesini doğru anlarsak veya üniversite ve sorumluluklarını doğru okuyabilirsek, hangi nitelik ve düzeydeki kişilerin bu işi yapabileceğini daha iyi tanımlarız.

Üniversite tarihi üniversitenin en önemli özelliğinin her tür otoriteden bağımsız araştırma ve eleştiri hakkı olduğunu göstermektedir. Bu anlamda üniversite birkaç şekilde tanımlanabilir, fakat en yaygın ifade ile kamu yararı için bilgi üreten, bilgiyi ileten ve yayan özerk bir öğretim ve araştırma kurumudur. Üniversitelerin sorunları evrensel boyutta olduğu için sınırları da dünya sınırlarının ötesine taşınmaktadır. Bu ortamlarda her türlü düşünce otoritelere, tabulara ve kişilere bağlı olmaksızın tartışılmaktadır. Ancak özerk üniversitelerin özgür tartışma ortamında, göreli doğrular ve göreli yanlışlar, değişik fikirlerin, çeşitli ekollerin, farklı hipotez ve teorilerin tartışılması ve birbirini elemesi ile sağlıklı bilgi ve görüş ortaya çıkar.

Yarın devam edeceğiz…