Bilemedim!

23/03/2020 13:09 54

 

Bir zamanlar Türk Sineması’nın adeta bir seti olan Adana yeni bir ivme kazandı ve son yıllarda bir çok dizi filmlerine ev sahipliği yapmaya başladı. Bu gerçekten Adana için çok önemli…

Sanat camiası elbette her zaman en fazla eleştiri alan sektörlerin başında gelmiştir. Her zaman söylüyorum eleştiri yaparken gerçekten doğru bilgiler ışığında belirli bir bilgi ve tecrübe seviyede yapılmalıdır. Aksi takdirde eleştiri eleştiri olmaktan çıkar konu bilinmeyen noktalara kadar uzayabilir. O yüzden yapılacak eleştirinin bir sınırı olması gerekiyor. Son yıllarda bir taraftan reyting toplarken, bir taraftan da büyük eleştiriler alan dizi sektöründe yeni bir dönem başladı. Günümüzde dizi filmlerinin senaryolarını mafya, çete, derin devlet ve polisiye konulu olaylar ve yaşamlar oluşturuyor.

İşte bunlara son olarak Adana’da çekilen Ramo dizisi eklendi. Dizide oynayan isimler ve ortaya koymuş oldukları performansın dışında dizinin ikinci bölümü yayınlanır yayınlanmaz sosyal medyada tepkiler yükselmeye başladı. Tepkilerin ortak mesajı, yeni dizi filminin senaryosunda Adana’nın kötü ve olumsuz tanıtıldığı söyleniyor.

Dayanamadım şehir dışında yaşayan dostları arayıp hal-hatır sorup konuyu söz konusu bu dizi filmine getirdim. Görüşlerini çok merak ediyordum…

Aldığım mesajlar içimi rahatlamıştı. Çünkü dizi filminde sosyal medyada anlatıldığı gibi kimse Adana ile ilgili yeni bir olumsuzluğa kapılmamış. Hatta ve hatta biraz daha ısrarcı sorular sorduğumda ise; “Bir dizi filmi ile bir şehir iyi yada kötü tanınmaz, herkes Adana’yı da biliyor, ekranda yaşananlarında bir senaryodan ibaret olduğunun farkında…” şeklinde cevaplar aldım.

Şimdi bir de empati yapalım. Mafya-çete ve polisiye de reyting rekorları kıran dizilerin en babaları İstanbul’da çekildi, çekilmeye de devam ediyor. Örneğin Kurtlar Vadisi, Ezel, Çukur ve Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz ve diğer televizyon ve internet dizileri varken sadece bir tanesi üzerinden olumsuz algı oluşturmanın altında mutlaka farklı bir neden olduğunu düşünüyorum.

Şimdi hangimiz bu dizileri izleyip İstanbul ile ilgili düşüncelerimizi, fikirlerimizi ve bakış açılarımızı değiştirdik? Bence böyle düşünceye kapılan olmamıştır. Bu filmlerin zaten en başında anlatılmak istenen senaryodaki kişilerin gerçek olmadığı, bunun kurgulanmış bir senaryo olduğu, gerçek hayatla hiç bir ilgisinin olmadığı belirtiliyor. Buna rağmen izlediği filmin gerçek yaşanmış bir olay olduğunu, buna bağlı olarak da filmin çekildiği şehri, ülkeyi ve filmde oynayan kişilerle ilgili farklı düşünceler ve bağlantılar kurabilen kişilerin bence ilk olarak kendilerini bir sorguya çekmesi gerekiyor.  

Peki o zaman Adana’da çekimleri devam eden bu dizi için sosyal medya üzerinden böyle bir algı oluşturulmak istendi? Acaba dizi filmini hazırlayan firma böyle bir girişim ile ucuz reklam mı yapmak istedi, yoksa dizide rol almak isteyip de rol alamayan biri yada birileri yoksa, prodüksiyon firma ile ticari anlamda ters düşen birileri mi varda böyle bir karalama girişiminde bulunmak istedi? Kim yada kimler nelerden rahatsız oldu? Neden böyle bir sosyal medya da operasyona başlanırken, Adana’da çekimleri devam eden diğer bir dizi filmi olan ‘Bir Zamanlar Çukurova’ için Adana’ya pozitif değerler kattığı veya insanlara Adana’yı sevdirdiği için sosyal medya üzerinden neden teşekkür mesajları yayımlanmadı?

Doğrusu Adana’nın ev sahipliği yaptığı Ramo Dizisi ile ilgili kim neden sosyal medya üzerinden algı operasyonu oluşturmak istedi?

Ben bilemedim…