BENCİL OLMALI MI ?

23/02/2021 22:35 383

 

Saygın bir firmada, yönetim işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya en uygun cevabı veren kişiyi işe almışlar. Bu soruda doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok, sadece düşünce sistemi önemli.
Soru şu:
Karanlık yağmurlu bir gece, yağmur yağıyor, fırtına var, gök gürlüyor ve siz sabaha karşı 02.00' de tek başınıza ıssız bir yolda araba ile gitmektesiniz. Arabanız iki kişilik. Biraz ilerde otobüs durağında 3 kişi bekliyor.
Birincisi bir doktor, sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.
İkinci kişi, çok yaşlı ve hasta neredeyse ölmek üzere olan birisi. Üçüncüsü hayatinizin rüyası her zaman tanışmak için can attığınız birisi.
Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var.
Böyle bir durumda ne yapardınız?
Görüşmecilerden bazılarının cevabı şöyle olmuş:
A. Hasta adamı en yakın hastaneye götürürdüm…
B. Doktor daha önce hayatımı kurtardığına göre onu alırdım…
C. Manen düşünürsem tabi ki hasta adamı alırdım fakat kendi geleceğim ve hayatım için her zaman tanışmak istediğim hayatımın rüyasını alırdım.
Burada doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece her bir kişinin durumu algılayışı ve ele alisi var
Bu görüşmede cevapların % 90' i "yaşlı adamı alırdım" olmuş olmuş; ama sadece bir kişiyi işe almışlar.
O kişinin cevabı acaba nasılmış?
(Biraz düşünün ve sonra aşağısını okuyun.)
Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi, yaşlı kişiyi de hastaneye yetiştirip iyileştirebilir.
Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanıma fırsatını elde edebilirim.
Bu cevapla o kişi hemen işe alınmış.
İnsanoğlu tabii olarak bencildir, bütün verilen diğer cevaplarda kimse arabasını vermeyi akıl edememiş…

“Bencil olmak” gerekiyor, demiyorum! Sadece, başkalarını sık sık bencillikle suçlayan insanların, aslında kendi istek ve ihtiyaçlarına cevap alamadıkları anlarda, bu eleştiriyi yaptıklarını gözlemliyorum. Bu kişi siz de olabilirsiniz; sizi yersiz bir şekilde bencillikle suçlayan kişi de olabilir.

En basit örnek; çiftlerden birinin, diğerine zaman ayırmak istemediği bir günde, cereyan edebilir. Olaya düz mantık yaklaştığımızda, bize zaman ayırma konusunda her an hazır ve istekli olan birine karşı, bizim de aynı özveride olmamız gerektiğini düşünebiliriz. Eğer bunu yapmazsak kendimizin bencil olduğunu düşünebilir veya bencillikle suçlanabiliriz. Fakat bu çok sığ bir yaklaşım olur.

Bir başka örnek; genellikle fedakâr olmayı tercih etmiş insanlar tarafından bencillikle suçlandığımız durumları gösterebiliriz. Onlar sürekli kendinden ödün vermeyi tercih ettikleri için aynı düzeyde fedakâr olmayan insanlara kolaylıkla “bencil” sıfatı takabilirler. İyi ama sürekli kendinden ödün vermek veya kişisel alanımız yokmuşçasına ödün vermek, ne kadar sağlıklı? Bu sorunun yanıtını düşünmeden bir insanı bencillikle suçlamak da yine sığ bir bakış açısı olur.

Sürekli fedakârlık bekleyen insanların gerçek bencil tanımına daha uygun olduklarını düşünüyorum. İlerleyen satırlarda bu kısmı da genişleteceğim.

*Ben istiyorum ki kişisel alanı olan insan ile bencil insanı birbirinden ayıralım.

*Aynı şekilde fedakarlık yapmak istemeyen insan ile bencil insanı da, birbirinden ayıralım.

*Sapla saman karışmasın. Sap olan da samanmış gibi davranmasın!

Derdimi anlatabilmem için önce “bencil“in sözlük tanımına, “fedakâr“lığın sözlük tanımına ve “kişisel alan” tanımına ufak bir değinme yapmak lazım.

Bencil Ne Demek?

Bencil olmak; kendi menfaatlerini başkalarının menfaatlerinden üstün tutmak ve bu doğrultuda davranış göstermektir.

SON SÖZ:’’ BENCİLLİK, GÖZÜNE TAKILMIŞ AYNA GİBİDİR. O GÖZLER NEREYE BAKARSA BAKSIN, KENDİNBDEN BAŞKASINI GÖREMEZ. ZAMAN, BÜTÜN HAYALLERİMİZE, AĞZININ PAYINI VERDİ.’’