Baskıyla Din ve Kültür Olmaz

25/06/2020 01:37 1753

Bu hafta “Unorthodox” diye bir mini dizi izledim. Film New York’un Hasidik Yahudi toplumunda doğup büyüyen Esty’nin hayatını konu alıyor. 19 yaşında olan Esty hasidik cemaatinin sebep olduğu dini ve kültürel baskılardan bir türlü kurtulamıyor. Görücü usulü evlendirildiği zaman bu baskılardan kurtulacağını ve özgürlüğe kavuşacağını düşünüyor fakat beklentileri ile gerçek arasında çok büyük farklar oluyor. Esty evlendiği zaman özel hayat kavramının olmadığını görüyor. Ayrıca çocuk sahibi olması için Esty’nin üzerinde baskılar yapılıyor ve her şeyin topluluk isteği ile yapılıyor olması Esty’nin özgürlüğü bulabilmek için Berlin’e kaçmasına sebep oluyor. Cemaatte sürekli olarak farklı bulunan ve yadırganan Esty Berlin’e gittiği zaman kendisini oradan biri gibi hissediyor. Fakat cemaat ve kocası onun peşine düşüp orada da onu buluyorlar. Filmde kültürel ve dini baskı ile Esty’nin düşünceleri ve istekleri arasında bir çatışma yaşanıyor.

Bu filmi izlerken yaşanan kültürel ve dini baskının günümüzde de örneklerine rastlandığını fark ettim. Bana göre akıl sağlığı yerinde olan her birey doğruyla yanlışı ayırt edebilme ve seçimler yapabilme iradesi ve özgürlüğüne sahiptir. Bu da aslında aile baskısı ve cemaat baskısıyla bireylerin düşünce ve inançlarını değiştirmenin mümkün olmadığını gösteriyor. Eee bu durumda bana “ağaç yaşken eğilir” diyebilirsiniz. Evet, bir bireyin farkındalıkları yüksek değilken yani çocukken o bireye belirli düşünce ve inançlar öğretilebilir fakat birey reşit olduğu zaman aklını kullanarak hareket edebilecek yaşa gelir. Bu durumda beyin yıkama gibi bir durum yapılmaya çalışılması da pek uygun olmaz. Yani bir bireyi toplum baskısıyla belirli bir düşünceye inandırmaya çalışmanın pek bir faydası olacağını düşünmüyorum çünkü sonuç yine özgür iradesi ile karar veren bireyin istediği şekilde gerçekleşir; hatta zorlama ile yapılan her şey bireyde direnme isteği uyandırır.