Başkan Karalar’a sorulmayanları sorduk, yazılmayanları yazdık

12/10/2020 21:25 1545

5 Ocak gazetesinin geleneksel kahvaltı sofraları Adana Valisi Süleyman Elban ile başlamıştı. Bu kez gazetemiz İmtiyaz Sahibi Savaş Çokduygulu'nun moderatörlüğünde gerçekleşen, beyin fırtınasında konuğumuz, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar oldu.

Başkan kahvaltıya başlarken bir video sunumu gerçekleştirdi. “Bize göreve geldiğimizden beri ‘bir çivi bile çakmadı’ diyenlere yaptıklarımızın yanıtı işte” diyerek.

Başkan Zeydan Karalar, Adana'yı yönetirken siyaseti belediyeye sokmayacağının ısrarla altını çizdi. Özellikle iki üç konuda vurgusu çok önemliydi bana göre.

Birincisi “muvazaalı iş yapmam, yaptırmam yapanı da asarım” bu çok önemli, kimse tek bir yanlış yapamaz mesajı veriyor başkan.

Bu doğru, çünkü her işi didik didik bizzat kendisi inceliyor.

Kimseye güvenmediğinden midir?  Yoksa ‘her şey benden geçecek’ duruşu mudur?

Yakınındakiler daha iyi bilirler.

İkincisi, Duygu Sedefoğlu’nun sorusuna verdiği yanıtta gizli…

"Bırakalım siyaseti yukarıdakiler (ANKARA) yapsın, bizlere inmemeli" diyor.

Bu mesajda, bir de AK Parti İl Başkanı Mehmet Ay’ı neden ziyaret ettiğinin işareti var.

Gergin siyaset istemiyor başkan Karalar. Bu da önemli. Çünkü Adanalı da artık, gerginlik istemiyor. Yıllardır bıktı usandı Adanalı, sürekli kısır siyasi çekişmelerden, artık hizmet bekliyor kente…

Merkezi yönetime devredilen Devlet Bahçeli Köprüsü'nün devrinden de oldukça memnun Başkan Karalar. Başta 5 Ocak Gazetesi olmak üzere, emeği geçenlere teşekkür ediyor.

Tabi, gazete olarak bu devirde en büyük pay bizimdir, bizim yaptığımız haberlerdir, bu konuda mütevazılık yapmayacağım. ‘Yerelin Hürriyeti’ denilen bir gazetede çalışmak gururumuzu okşuyor açıkçası.

Yeri gelmişken ifade edeyim, gazetemizin imtiyaz sahibi Savaş Çokduygulu, ‘bir gün kapıyı kilitleyecek olursak hep beraber gideriz’ der her zaman. Bize olan güveninin kelimelerle ifadesidir bu düşünce. Biz de tam kadro her zaman onun güvenine layık olmaya çalışıyoruz.

Başkanın diğer bir konudaki vurgusu da ‘Borcu bilmiyor muydu kendisi göreve gelmeden’ sözlerine yanıttı.

“Evet biliyorduk ama önümüzdeki borç 3.2 Milyar görünüyordu, sonra borç 4.5 Milyar olarak önümüze çıktı”

Son olarak METRO’nun merkezi hükümete devri konusunda; “METRO’nun devrini istemek her Adanalının vatandaşlık görevidir” ifadesi. Bu da çok önemsediğimiz bir konu. Umuyorum ki bunu da başarırız Adana olarak.

Kısacası biz sorulmayanları sorduk, yazılmayanları yazdık. Bunları zaten haberde okuyacaksınız, ben bu yazıma sokaktan edindiğim intibalarla, duyumlarla ve kendi düşüncelerimle son vermek istiyorum.

Birçok insan var, seçimde birlikte yol yürünmüş. Ama şimdi onların hiç biri Zeydan Başkanın yanında değil. Yanında olanlar da, birer birer çeşitli vesilelerle harcanıyor, uzaklaştırılıyor başkanın yanından.

Etrafını kaplayan, saran bir sur var. Bu öyle bir sur ki, başkan kimseyi göremiyor dışarıdan.

‘Her şey iyi gidiyor’ diyerek onu yanıltan şakşakçılar, bir bilinmeze doğru sürüklüyorlar Zeydan Karalar’ı.

Bunları ben söylemiyorum, sokaktaki partili-partisiz Zeydan Karalar’a oy veren vatandaşlar aktarıyor bana.

Daha önceki yazımda ‘senin için gelenler, sahip çıkmazsan, geldikleri gibi giderler, ihtiyacın olduğunda kimseyi yanında bulamazsın’ diyerek uyarmıştım. Ben bir gazeteci ve bu kentte yaşayan bir Adanalı olarak, başkanı bir kez daha uyarmak istiyorum.

Bu konuşulanları bir eleştiri olarak mı algılar? Bir uyarı olarak mı algılar? Bilemem, ama niyetimin kötü olmadığını Sayın başkan bilir, beni tanır. Ailemi de iyi bilir, soyadıma layık olmaya çalıştığımı da.

Dün Adana’da ağırladığımız MasterChef Türkiye’yi izlerken, önce Valimiz Süleyman Elban’ın 40 yıllık Adanalı gibi o muhteşem konuşmasını, sonra da Zeydan Başkanın konuşmasını dinliyordum.

Birden bizim 4 yaşındaki ufaklık bağırdı;  ‘Aaaa babamın Zeydan Başkanı’.

Evet, benim Zeydan Başkanım, Adanalıların Zeydan Başkanı, herkesin Zeydan Başkanı.

Benim başkanım Zeydan Karalar, sayılı gün çabuk geçer. Zaman durdurulamayan tek şeydir ‘su gibi akıp gider’ derler ya, işte öyle.

Biliyorum yapacağınız hizmetleri, planlarınızı, projelerinizi… Adana’nın son 20 yılına damga vuracağınızı da biliyorum.

Ama Zeydan Başkan, lütfen önce zaman planlamanızı, sonra yönetim stratejinizi tekrar bir gözden geçirin.