Avrupa’yı kasıp kavuran salgın; Kara Veba… (2)

11/10/2021 22:54 126

Asya’dan Avrupa’ya gelmesi 15 yıl kadar süren vebanın, Avrupa’yı kırıp geçirmesi 5 yıldan az sürecekti. Bugün hava yoluyla, pire veya sıçan gibi hayvanların ısırığı ile yayıldığını bildiğimiz bu hastalığı o zamanlar birçok insan anlamamıştı. Nerden geldiğini, nasıl yayıldığını bilmiyorlardı. O nedenle oldukça fazla batıl neden bulunuyordu. Mesela Paris’te dönemin profesörleri bu hastalığa Satürn, Mars ve Jüpiter’in kova burcunda birleşmesinin neden olduğunu öne sürmüşlerdi. Bu gezegenler dünyadaki sıcak, kuru ve zehirli bir havaya neden olmuş ve bu havayı soluyan hiç kimsenin şansı yoktu. İnsanlar Kara Ölüm’ün ana sorumlusu olduğunu düşündüklerinden, duş almayı bıraktılar. Çünkü duş almak, gözenekleri açarak vücudu bu zehirli havaya maruz bırakıyordu. Odalarını zehirli havanın gelmesini engelleyen kalın duvar halılarıyla kaplayarak kendilerini buralara kapattılar. İlletin kötü kokusundan korunmak için çiçek demetleri ve koku keseleri taşımaya başladılar. Fakat bunların hiç biri onları koruyamadı. Tabii bir de bunun Tanrı’nın gazabı olduğuna inananlarda çoğunluktaydı. İnsanlar günahları için cezalandırılıyordu onlara göre. Bunun için kurbanlar adamaya ve sorumlu aramaya başladılar. Hedeflerinde de Yahudiler vardı. Mistik Kabala ve Kara Büyü öğretisiyle ilişkili olduklarına dair bir kanı yerleşmiş olduğu için, o dönemde Avrupa’da yaşayan 2,5 milyon Yahudi büyücülük ve kötü amellerin başlıca sorumlusu olarak görülüyordu. Organize bir şekilde Yahudiler öldürülüyor, yerlerinden ediliyor veya göçe zorlanıyordu. Sonunda bir Yahudi kadına âşık olan Polonya Kralı Casimir, tüm Yahudileri ülkesine kabul etmiş ve Yahudiler Holokost’a (Yahudi Soykırımı) kadar burada yaşayacaklardı.

***

Bu hastalığın belirtilerine ve nasıl seyrettiğine gelirsek;

İlk olarak ağır bir soğuk algınlığı gibi kendini gösterir. Ardından, sadece birkaç saat içinde enfekte olan lenf bezlerinin etrafında o zaman ‘Tanrı’nın izleri’ adı verilen yuvarlak, kırmızı döküntüler çıkmaya başlar. Bir-iki gün içerisinde lenf bezlerinde ‘Bubo’ adı verilen bir elma büyüklüğüne kadar ulaşabilen şişlikler ortaya çıkar. Bu şişlikler oldukça siyahtırlar ve kısa sürede kötü kokulu bir iltihap akmaya başlar. Ardından iki-üç gün içerisinde septik şok ile birlikte zatürre baş gösterir. Hemen ardından solunum yetmezliğiyle birlikte iki ila dört gün içinde hasta hayatını kaybeder. Kronik rahatsızlığı bulunanlar veya bünyeleri zayıf olanlarda bu belirtiler o kadar hızlı gelişiyordu ki, kimi zaman akşam sağlıklı bir şekilde yatan kişiler sabaha maalesef ölebiliyordu. Yine o dönemlerde etkili bir tedavi de yoktu.  Hekimler hastaların kanlarını çekme veya şişlikleri patlatarak iltihabı boşaltmak gibi yöntemler uyguluyordu. Ama elbette bir faydası olmamıştı, ayrıca herkes panik halinde sadece bakışarak bile bulaştığını düşündüğü için hekimler sık, sık hastaları görmeyi ret ediyordu. Rahipler insanlara günah çıkarmayı evde yapmalarını söylüyor, tüm ticaret yerleri kapanıyordu. Kırsal kesimlere göç başlamıştı, fakat bu hastalık inekler, koyunlar ve tavuklara bile bulaştığı için kaçacak bir yerde de yoktu. Hatta o kadar fazla koyun ölmüştü ki, Avrupa’da uzun süre yün krizi yaşanmıştı.

KARA VEBA ETKİSİNİ NASIL KAYBETTİ?

Kara Ölüm’ün nasıl etkisini kaybettiği konusunda tam bir fikir birliği yok. Ancak tarihte organize bir şekilde ilk kez karantina uygulaması o dönemde başlamıştı ve bunun gerçekten etkili olduğuna inanılıyor. Bu arada İtalya’da ilk olarak Trentino yani 30 günlük bir kısıtlama ile hastaneye kapatılıyordu insanlar. Ardından 40 anlamına gelen Quaranta kelimesinden türetilen karantina ile bu süre 40 güne çıkarılmıştır. Karantina aslında 40 günlük kısıtlama için kullanılan bir yöntemdir. Ancak kelime anlamından bağımsız olarak döneme ve hastalığa göre bu süre değişebilmektedir. Tabii Kara Ölüm tamamen kaybolmuş değil, etkisini büyük ölçüde yitirmiş olsa da bu virüs hala aramızda. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre hala yılda 1000 ile 3000 kişi 1300’lerden kalma bu hastalığa yakalanmaktadır.

***

Kısacası, dünya tarihi bu tip karanlık salgınlarla dolu. Bu salgınlar ile dünyanın her anlamda ekseni değişmiştir. Bugünde gördüğümüz üzere tüm alışkanlıklarımızı değiştiren, aslında insanlığın gelişimine de büyük sekte vuran olgulardır bu salgınlar. İşte tam da bu nedenle uzmanlarında sürekli uyardığı üzere bu tip salgınlara her zaman hazırlıklı olmalıyız. Umarız içinde bulunduğumuz salgını da en düşük hasarla atlatarak, en kısa sürede dünya olağan akışına dönebilir.

Kara Veba olarak da bilinen Kara Ölüm, insanlık tarihinde kaydedilen en ölümcül salgındır. Avrasya ve Kuzey Afrika'da 75-200 milyon kadar insanın ölümüne yol açtı.

Bu hafta siz değerli okurlarımız için 1300’lü yıllarda ortaya çıkan ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan Kara Veba’dan bahsettim.

Günümüzde ise öldürücü yeni tür salgın hastalıkla yani Covid-19 belasıyla mücadele ediyoruz. Bence artık cehaletten ve geri kafalılığı bir kenara bırakıp uzmanların önerilerine ve tavsiyelerine harfiyen uymamız gerek. Temizlik-maske-mesafe kuralına mutlak riayet etmeliyiz. Ama en önemlisi, elbette Aşı vurulmayı ihmal etmemeliyiz.   

KAYNAK: #PopularScienceTürkiye #KaraVeba #PopülerBilimHikayeleri