Avrupa'nın Karanlık Tarihi: Sömürü ve Soykırımlar-1

20/08/2022 21:20 657

 

Bir Afrika Atasözü şöyle der; ‘Aslanlar kendi tarihlerini yazana kadar, av hikâyeleri hep avcıları yüceltecektir.’

Zamanın hâkimleri tarafından yazılmış geçmiş, bir dönem yaşanan talan, sömürü katliamları, coğrafi keşifler, ilkel dünyaya medeniyet götürme gibi insanı ve yüce gayelerle meşrulaştırıp efsaneleştirmiştir. Çünkü bu uydurulmuş geçmiş, onların bugün sahip oldukları gücün temelini oluşturmakta. Ancak geçmişten günümüze anlatılan bu uygarlık masallarına artık kimse inanmıyor ve avcı tarafından yazılan tarihe eski kavramlarla bakmıyor. Batılı klasik tarihçiler tarafından yakın zamana kadar coğrafi keşif olarak yutturulan şeyin, gerçekte bir işgal, medeniyet götürmenin ise sömürgenin en acımasız uygulaması olduğunu görüyor ve yüzlerine çarpıyor.     

***

EN VAHŞİ ŞEKİLDE UYGULANMAYA BAŞLADIĞI DÖNEM XV. YÜZYIL

Sömürgecilik ansiklopedilerde daha çok ekonomik, ticari, siyasi ve dini amaçlarla güçlü bir devletin diğer devlet veya toplumlar üzerinde maddi, manevi bir kontrol ve nüfus kurması veya üstünlük sağlaması olarak geçiyor. İnsan topluluklarının devlet şeklinde örgütlenmeye başladıkları eski çağlardan bu yana çeşitli sömürgecilik uygulamalarına rastlanmasına rağmen sömürgecilik hareketinin ne zaman başladığının tespiti son derece zor. Ancak insanlık tarihinde sömürgeciliğin en vahşi biçimde uygulanmaya başladığı dönem XV. yüzyıl, uygulayanlar ise; özgürlük, insanlık, medeniyet, demokrasi denince mangalda kül bırakmayan batı Avrupa devletleriydi.

BATILI TARİHÇİLER BU DÖNEMİ  ‘KEŞİFLER ÇAĞI’ OLARAK ADLANDIRDI

Önce Selçuklular, Haçlı Seferleri yoluyla doğunun gizemli hazinelerine ulaşmak isteyen Avrupalılara kapıyı kapattı. Sonraysa Osmanlı, Avrupa’nın doğuyla olan bütün karayolu bağlantısını kesti ve Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirdi. Avrupa adeta kendi içerisine hapsolmuş bir durumdaydı. Oysa Avrupalı kral ve kraliçelerinin yeni güç ve iktidar alanlarına ve en çok da altına ihtiyaçları vardı. Böylece Avrupa, altın ya da zenginlik kaynağı olabilecek yeni yerler aramaya koyuldu. Doğunun efsanelerde ve masallarda anlatılan o görkemli hazineleri, altın yolları Seyyah Makro Polo’nun kitabında anlattığı Chupando Daki evlerinin som altından çatıları Avrupalıların hırsını daha da kamçılıyordu. Bu nedenle Avrupa devletleri maceraperest denizcilere büyük destekler vermeye başladılar. Aynı dönemde gerçekleşen bilim ve teknikteki ilerlemeler matbaanın, pusulanın ve barutun bulunması Avrupa’da yeni bir çığır açmıştı. Denizlerde gemilerin dayanıklılığının arttırılması, askeri gücün, ateşli silahların olağanüstü gelişimi sömürgeciliğin de itici gücünü oluşturan etkenlerden oldu. Batılı tarihçilerce ‘Keşifler Çağı’ olarak adlandırılan bu dönem, sömürgecilik hareketinde yeni bir aşama ortaya koydu.

***

TALAN, YIKIM VE SOYKIRIM!

Önce Portekizliler, İspanyollar, Hollandalılar, Fransızlar, İngilizler ardından Almanlar, İtalyanlar, Belçikalılar ve Ruslar sömürü düzenini sürdürmek, kaynakları ele geçirmek, denizlerde ve ticaret alanında egemenlik kurmak için birbirleriyle yarıştılar. Bu mücadelede kilise de yer aldı ve yapılan katliamlarda Hıristiyanlık da bir araç olarak kullanıldı. Sömürgeciler önce Afrika kıyılarına, oradan Güney Asya’ya ve kısa zaman sonrada Amerika’ya ulaşarak deniz kıyılarında koloniler kurdular. Yeni yerlerin bulunması sömürgecilerin iştahlarını daha da kabarttı ve oralardan yağmalanan kaynaklar sayesinde, her geçen gün daha da artan güçleriyle yeni ve yıkıcı bir süreci başlattılar. Uygarlıkların talanı, kültürlerin yıkımı ve soykırım… (Devam Edecek..)

KAYNAK: https://www.youtube.com/c/CavitPancar...