ATATÜRK HAKKINDAKİ GERÇEKLER 4

23/09/2021 21:57 135

 

Mondros Ateşkes’inden sonra Kafkaslarda ortaya çıkan, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan devletleri İngiltere tarafından destekleniyordu.

“Kafkas Seddi Durum Değerlendirmesi”nde Mustafa Kemal, Anadolu’nun dört bir yandan sarıldığını, işgal edildiğini, Kafkaslar da İngilizlerin eline geçerse, Milli Mücadele’nin bir çember içine alınacağını, bu durumda Milli Mücadele’nin askeri ve parasal yardım alamayacağını belirtir. Bu çemberi kırmak için, Kafkaslarda, yeni Sovyet hükümetiyle birlikte hareket etmek gerektiğini açıklar.

Bu çok önemli stratejik durum değerlendirmesinde ileriye sürülen önlemler, Milli Mücadele boyunca titizlikle izlendi ve uygulandı…
A. Erdoğdu:

-Saray ve onun kuklaları tarafından çıkarılan iç isyanlar; İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar ve Yunanlar tarafından yapılanlara karşı alınan önlemler nelerdi?

A. Coşkun:

-23 Nisan 1920, Millet Meclisi'nin açılışı, Milli Mücadele için, çok önemli bir aşamaydı. Meclis’in açılış öncesi ve sonrası, İngiltere’nin parası ve Saray’ın karar ve düzenlemeleriyle ile Marmara bölgesinde başlayan iç isyanlar, Ankara'ya değin gelerek, adeta Ankara'yı sarmıştı.

Bolu, Gerede'den başlayan iç isyanlar, Ankara ilçeleri Beypazarı ve Nallıhan'a kadar gelmişti. Daha sonra Yozgat Çapanoğlu İsyanı başladı. Sayısı yirmiyi bulan bu isyanlar, kutsal din duygularına dayanıyor, şeriat ilkelerinden destek alıyordu. Belgeler gösteriyor ki, bu isyanların arkasında İngiliz gizli servisi, İngiliz altınları, saray ve işbirlikçileri vardı.

Atatürk Nutuk’ta şöyle diyor:

“Efendiler, 1919 yılı içinde milli hareketimize karşı başlayan iç isyanlar, süratle memleketin her tarafına yayıldı.”

Bandırma, Gönen, Susurluk, Kirmastı, Karacabey, Biga ve dolaylarında; İzmit, Adapazarı, Düzce, Hendek, Bolu, Gerede, Nallıhan, Beypazarı dolaylarında; Bozkır'da; Konya, Ilgın, Kadınhan, Karaman, Çivril, Seydişehir, Beyşehir, Koçhisar dolaylarında; Yozgat, Yenihan, Boğazlıyan, Zile, Erbaa, Çorum dolaylarında; İmranlı, Refahiye, Zara, Hafik ve Viranşehir, dolaylarında alevlenen karışıklık ateşleri, bütün memleketi yakıyor, hainlik, cehalet, kin ve bağnazlık dumanları bütün vatan göklerini yoğun karanlıklar içinde bırakıyordu. İsyan dalgaları, Ankara'da karargahımızın duvarlarına kadar çarptı. Karargahımızla şehir arasındaki telefon ve telgraf hatlarını kesmeye kadar varan kudurmuşçasına kasıtlar karşısında kaldık. "

Açıkça bir iç savaş yaşanıyordu. “En Zor 19 Ay” kitabımızda iç isyanlar bütün ayrıntılarıyla incelenmiştir.

A. Erdoğdu:

-Misak-ı Milli nedir?

A. Coşkun:

- "Misak-ı Milli"nin anlamı, "milli ant"tır. "Milli yemin"dir.

Misak-ı Milli'nin temel esasları, Mustafa Kemal tarafından hazırlandı ve İstanbul'daki meclise gönderildi ve Meclis tarafından 22 Ocak 1920'de kabul edildi.

Misak-ı Milli'ye göre, Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı tarihte, Anadolu’nun sınırları, Milli Mücadele’nin sınırları olarak kabul edilmiştir.

Milli Mücadele, bu sınırları kapsayan vatanın kurtarılmasına dayanıyordu.
A. Erdoğdu:

- Kuvayi Milliye nedir? KuvayiMilliye’nin Kurtuluş Savaşı’na katkıları nelerdir?
A. Coşkun:

-Kuvayi Milliye, Kurtuluş Savaşı’nın yürüten ulusal direniş güçlerinin genel adıdır. Kurtuluş Savaşı’nda düzenli ordu kurulmadan önce, düşmana karşı çetecilik kuralları içinde mücadele veren, direniş kuvvetlerini de simgeler. Kuvayi Milliye, aynı zamanda bir ideolojidir. Bir ruhtur.
Dar ve Geniş Anlamda Kuvayi Milliye: Kuvayi Milliye, dar anlamda, düzenli ordunun oluşmasından önceki direniş kuvvetlerini tanımlamak için kullanılır. Geniş anlamda ise, 19 Mayıs 1919’dan başlayarak, Cumhuriyet’in kuruluşu 29 Ekim 1923 tarihine kadar geçen sürede, bağımsızlığın sağlanması için yürütülen tüm çabaları ve çalışmaları kapsar.
Kuvayi Milliye deyimi, böylece iki anlamda kullanılmıştır. Birincisi “Milli Kuvvetler”, yani “milis” anlamında; diğeri ise çok daha kapsamlı olup tüm milli iradeyi belirtir.
Bu nedenle Milli Mücadele’ye katılan ve o amaç için çalışan herkese “Kuvayı Milliyeci” ya da “millici” deniyordu. Bu olgu, yaşadığı döneme de damgasını vurmuştu. İşgal’den zafere kadar geçen dönem “Kuvayi Milliye” dönemi olmuştur.

Yarın devam edeceğiz…