Aşk, Acı ve Gücün Kadını: Frida Kahlo

07/03/2020 19:42 618

 

Meksikalı bir ressam olan Frida Kahlo dört kız çocuklu bir ailenin üçüncüsü olarak dünyaya gelmiştir. Hayatında yaşadığı acı verici olaylardan ilham alarak çeşitli sözler bulmuş ve resimler çizmiştir.

Frida Kahlo’nun hayatında bir sürü acı verici sahne vardır. 6 yaşında geçirdiği çocuk felci sonucu bir bacağı engelli kalmıştır. Bu yüzden ona Tahta Bacak Frida denilmiştir. Sonraki yıllarda ise okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu tramvayın demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girerek leğen kemiğinden çıkmıştır. Bu olaydan sonra hayatı boyunca sürekli olarak tedaviler almak ve ameliyatlar olmak zorunda kalmıştır. Çektiği acılardan uzaklaşabilmek için de resim yapmaya başlayan Frida şu anda birçok sanatçıya ilham vermektedir.

Frida’nın sanat eserleri birçok kişi tarafından sürrealizmin örnekleri olarak görülmüştür. Fakat kendisi “Benim sürrealist olduğumu düşünüyorlar. Fakat hiçbir zaman hayallerimi ya da kabuslarımı resmetmedim. Ben sadece kendi gerçekliğimi resmettim”.diyerek kendini sürrealist bir ressam olarak tanımlamamıştır. Frida sanat eserlerinin birebir gerçekliği yansıttığını söylemiştir. Sürrealizm akımı gerçeküstücülük demekti. Bence Frida gerçek üstü resimler çizmediğini belirterek aslında hissettiği acının çok derin bir üzüntüye yol açtığını ortaya koymak istemiştir.   

Frida’nın yaşaadığı dönemde evi olarak kullandığı “Le Casa Azul” günümüzde bir müzeye dönüştürülmüştür. Bu müze Frida’nın yaşadığı çevrenin eserlerindeki etkisini gözleyebilmek adına önemli bir yere sahiptir. Ayrıca bence acıların da korunan bir sembolü niteliğindedir.

Frida Kahlo’nun hayatında yaşadığı fiziksel acılar kadar romantik ilişkileri de büyük bir öneme sahiptir. Frida‘nın hayatına bir sürü erkek girmiştir ve kendisine de ilham vermişlerdir. Fakat, bilinen en büyük aşkı Dieoga Riviera’ya olandır. Onunla aşkı tatmış ve tarif edebilmiştir.

Hiç çocuk sahibi olmamasına rağmen Frida Kahlo’nun sözlerini okuduğumda ve hayatını öğrendiğimde bir çocuk sahibi olduğunda da çocuğuna çok büyük bir tutkuyla bağlanacak bir yapıda olduğu dikkatimi çekti. Nede olsa aşkını çok büyük bir duygusallık ve tutku ile yaşamıştı. Hayattan vazgeçmeyen ve yaşama büyük bir yaşama sevinci ile tutunan Frida Kahlo birçok kişi için çok iyi bir örnek olmuştur. Onun sayesinde hayatta her günü iyi değerlendirerek yaşamak gerektiğine ve hiçbir zaman pes etmemek gerektiğine inandım.