Artık kimse inanmıyor!

24/10/2022 04:13 373

 

Dünya yalanlar üzerine mi kurulu bilinmez, ama etrafımızda çok yalancı var. ‘Kişi kendinden bilir’ diye bir söz vardır. İnsan önce kendi söylediğine inanmalı ki, sonra çevresindekileri inandırsın. Palavra, asparagas, algı, pofpoflama, günü kurtarma, yuva kurtarma, gaza getirme, menfaat, yalakalık gibi kelimeler yalan söylemenin temelini oluşturan sözlerdir.

Yalan üstüne onlarca, yüzlerce örnek verebilirim. Bu sadece bana has bir şey değil elbet. Sizler de onlarca yalan uydurabilir, karşınızdakini de bir şekilde kandırabilirsiniz.

Çoğu insan eleştirilmeyi, gerçeklerle yüzleşmeyi kabullenmez, sevmez de. O yüzdendir ki bu gibi durumlarda inkâr etmeye ve akabinde yalana başvurulabilir. Kişi aslında kendini aldatmış olur. Garip olan da, kimisi bu şekilde tatmin olur. Peki, buna ne gerek var? Ne kadar doğru? Yapılması gereken, olması gereken nedir?

Eminim, ne demek istediğimi birazdan daha iyi anlayacaksınız.

‘Balık Baştan Kokar’ Atasözümüzü bilmeyen yoktur. Yakın çevremizin yalanlarından-dolanlarından daha çok, tepemizdekilerin yani bizi yönetmeye çalışanların yalanlarına bir göz atalım.

Malum seçim takvimine girmek üzereyiz. Adaylar çok yakın tarihte seçim meydanlarına çıkacak. Toplantılar, basın açıklamaları düzenlenecek. Bunların masrafları da sizin ve benim paralarla lüks, şatafatlı olacak tabii.

Vaatler yine havalarda uçuşacak ve gözlerimizin içine baka, baka yine aynı yalanlar söylenecek. Buna hazır mıyız? Seçmenini kandırmak eskiden mi, yoksa şimdi mi daha kolay? Eski cahiliyet dönemi bitti mi, yoksa aynı cehalet dönemi gibi bir kısır döngünün içinde mi olacağız?

 

***

Çabuk unutan, çabuk kabullenen ve çok çabuk kandırılan bir millet olduğumuz için, bildik manzaralarla karşı karşıya kalacağımızdan hiç şüpheniz olmasın. Çünkü kandırılmak hoşumuza gidiyor! Yalan olduğunu bile, bile ağızlara bir parmak bal çalınıyor ve yüzlerdeki sahte tebessümle yine aldatılmış oluyoruz.

Bütün bu yalanlar bir oy için mi? Evet bir oy için… Çünkü ciddiye almadığımız bir oy, birçok kesimin kaderiyle oynamasına yetiyor.

Seçim zamanı geldiğinde oy toplamak için kapı, kapı dolaşmaya başlayacak olan adaylar, bakalım bu sefer hangi vaatlerde bulunacak. Ülke ekonomisinin geldiği son durum ortada. Üst üste gelen zamlarla birlikte geçim derdindeki halk, bu sefer hangi palavralarla uyutulmaya, kandırılmaya çalışılacak!   

Seçim toplantılarını takip ettiğimde gülmemek için kendimi zor tutarım. Çünkü aday olan şahıs, vaatlerini sıralarken ne dinleyenler, ne yanındaki görevliler, ne de kendisi söylediklerine inanıyor. Hal böyle olunca da diğer rakip partilere çamur atmak, icraatları ya da söylemleriyle alay etmek, hatta hakaret etmek kolay bir çözüm oluyor. O yüzden kendi dâhil hiç kimse o toplantının neden yapıldığı anlamıyor. Zaten birçoğu yeme-içmeye geldiği için kimsenin umurunda da olmuyor.

2023 seçimlerine yaklaşık 8 ay kaldı. İlk kez oy kullanacak gençlerin oy potansiyeli bir hayli yüksek. Nitekim 6 milyonun üzerinde genç, ilk defa oy kullanacak. Gençlerimiz, sosyete diliyle Z Kuşağı, daha bilinçli ve daha zeki. O yüzden siyasi parti yetkilileri ve adaylar gençlerin aklını çelmek için bir hayli ter dökecek. Ama dünyada ve ülkemizde hiçbir şey artık eskisi gibi değil. Teknoloji çağının en uç noktalarını yaşadığımız, her bilginin bir parmağımızın ucunda olduğu şu dönemlerde, özellikle gençleri kandırmak hiç kolay olmayacak. O yüzden adaylar çok dikkatli olmalı..

Uzun lafın kısası; Önümüzdeki Genel Seçimde ülkeyi yönetmeye aday kişilerin, seçmenini kandırması artık eskisi kadar kolay olmayacak. Ben şahsen eski cahiliyet döneminin bittiğini ve eski cehalet dönemindeki gibi bir kısır döngünün içinde olacağımızı düşünmüyorum. Çünkü birçok kesim ne siyasete, ne siyasetçiye, ne de ülkemizi yönetmeye talip adayların vaatlerine artık kimse inanmıyor. Benden söylemesi…