Anne babalar iş beğenmiyor

16/03/2020 03:30 2444

 

Mesele aslında çok açık ve net… Toplum Türkiye’de işsizlik oranının çok yüksek olduğunu bunu öyle yada hükümetin bir başarısızlığı olarak göstermek istiyor.

Türkiye’de veya dünyada işsizlik büyük bir sorun… Fakat bu durum bence Türkiye’de biraz daha farklı…

Şöyle ki; Ayşe Teyze yada Ahmet Amca ‘oğlunu falan üniversite de’, ‘kızını filan üniversitede okutuyor’ dedirtmek için evladını gönderdiği bölümü bilmeden, araştırmadan ve o meslekle ilgili hiçbir şey öğrenmeden çocuğunu okutuyor.

Sonra o çocuk anne ve babasının tercih ettiği okuldan mezun olduktan sonra iş aramaya başlıyor. İşte bana göre sıkıntının en büyüğü burada başlıyor. Çünkü maalesef şuan ki genç nesil anne ve babanın sorumluluğunda yaşıyor, kesinlikle kendi inisiyatiflerini ve sorumluluklarını alamıyor. Sürekli internet üzerinden değişik firmalara iş başvurusunda bulunuyor, sonra da iş görüşmesinde söylenen her şeyi kabul ediyorlar. Fakat gençlerin iş bulma heyecanı evlerine gittiklerinde son buluyor.

Niye mi? Çünkü anne ve babaların büyük bir bölümü çocuklarına, “Biz seni asgari ücrete çalışasın diye mi fakülte okuttuk?” diyor. Bunun üzerine o çocuk çağırıldığı işi reddetmek zorunda kalıyor.

Geçen gün işte böyle bir duruma istemeden tanık oldum…

İsim vermeyeceğim bir oto alım ve kiralama firmasında oturuyorum. Ben bekleme salonunda beklerken, firma yetkilisi odasında gençten biriyle sohbet ediyor. Okulunu soruyor, hedefini soruyor, şimdiye kadar hangi pozisyonlarda çalıştığını soruyor…

Neyse çok uzatmayalım, genç adam okuldan birkaç yıl önce mezun olduğunu öyle ciddi bir işte çalışmadığını söylüyor. Anladığım kadarıyla da okuduğu bölüm ‘İşletme’ ile ilgili…

Firma yetkilisi anlatıyor, ‘çalan telefonlara bakıyoruz’, ‘müşteriye uygun bilgisayardaki programdan araç seçiyoruz’, ‘fiyatını söylüyoruz’, ‘müşteri geldiğinde birkaç form doldurup aramızı teslim ediyoruz’ diyor. Genç arkadaş ‘çok basitmiş, kısa sürede bu işin tüm inceliklerini öğrenebilirim’ diyor. Firma yetkilisi sanki birazdan başına gelecek olayı önceden biliyor gibi… İstersen hemen ‘tamam deme’, ‘bi düşün, ailenle konuş’ diyor…

Sonra genç delikanlı firma yetkilisi ile vedalaşıp bekleme salonuna geliyor. Büyük bir heyecanla annesini arıyor. “Anne sonunda iş buldum. Araç kiralamak isteyenlere, tercihlerine göre araç kiralayacağım” diyor. Sonra sesi biraz düşüyor, “Asgari ücret maaş alacağım” dedikten sonra genç adamın heyecanı bitiyor. “Tamam anne o zaman ben söyleyip eve geçiyorum” diyor.

Genç adam biraz büyük bir heyecanla kabul ettiği iş için tekrar firma yetkilisinin odasının kapısına dikiliyor, “Şey, annemle konuştuk vereceğiniz maaşı az buldu, size iyi günler dilerim…” deyip evin yolunu tutuyor.

O anneye sormak lazım, işletme bölümünü bitiren bir insanın hangi kurumda, hangi pozisyonda, kaç bin TL ile maaşa başlaması gerekiyor? Elbette vereceği cevaplar çok iddialı olacaktır…

Ayrıca yine bu anneye, ‘genç ve tecrübesiz bir insanı işe alırken ne kadar maaş ödersiniz?’ sorusunu sormak isterdim… Sonra ‘tecrübesiz bir kişiden kaynaklı bir mağduriyet yaşadığınızda ne yaparsınız? sorusunu da eklerdim. Son olarak da eğer çalışıyorsa ve devlet memuru değilse, yapmış olduğu mesleğe kaç lira maaşla başladığını da sorup öğrenmek isterdim.

Maalesef geldiğimiz nokta böyle. Anne ve babalar fakülteler okuttuğu çocuklarının kurumsal bir firmada masa başı iş yapmasını, akardan, kokardan, soğuktan, sıcaktan, sahanın tozundan uzak olmasını ve en az da bir buçuk asgari ücretle çalışmasını istiyor. Maalesef bu da pek çok firma ve pozisyon için uygun değil. Hal böyle olunca maalesef gençlerimizi anne ve babaları işsiz bırakıyor. Yaş ilerliyor ama çocuklar okumuş ama meslek sahibi olamamış bireyler olarak kalıyor…