Aman dikkat!

21/09/2019 21:24 3970

 

İnsanların yaşamları boyunca en büyük hayalleri başlarını sokacak bir evlerinin olmasıdır. Bir ev sahibi olabilmek için insanlar yıllarca çalışıp, dişinden tırnağından artırarak belki de almak istediği birçok şeyden de vazgeçerek para biriktirip ev sahibi olabilmek için çabalıyorlar.

Eve olan talep o kadar fazla oluyor ki şöyle bir çevremize baktığımızda, en fazla konut reklamlarının televizyonlarda döndüğünü görüyoruz. Şöyle ki; zaten emlakçılara ait işyerlerinin vitrinlerinden, konutlara ait satılık ve kiralık ilanları dışarıya taşıyor.

Bu kadar fazla reklam varsa, demek ki; başta Adana olmak üzere Türkiye’nin değişik illerinde çok fazla konut üretiliyor. Ancak bu kadar çok konut üretilmesine rağmen, konut sektöründe yaşanan talep, hem üretimi artıyor, hem de fiyatları yükseltiyor. Adana artık eskisi kadar göç alan bir şehir değil. Geçmiş yıllarda almış olduğu göçün belki de 10’da 1’ini almıyordur.

Diğer taraftan Adana’da 1 yılda binlerce konut üretiliyor, peki üretilen bu konutlar ne oluyor? 

 Çünkü bu kadar fazla konut üretilmesine rağmen, konut fiyatlarında fahiş yükselmeler devam ediyor. İnsanlar bir konut için istenen parayı bulmak için neredeyse ömürlerini harcıyorlar. Diğer taraftan bu kadar reklam ve ilan arasında maalesef fırsatçılarda yer alıyor.

Yine boş bir arsaya yapılacak inşaat için, henüz temel bile açılmadan konut sahibi olmak isteyen insanlar hiç tanımadıkları insanlara avuç dolusu para veriyor. Sonra yine inşaat başlamadan ödeme yapmaya devam ediyor.

Peki insan ödediği paranın karşılığında satın aldığı evin tapusunu veya noterden satış belgesini neden almaz.

Maalesef inşaat sektöründe giren ve hiç kimse tarafından tanınmayan pek çok inşaat firması haddinden fazla itibar görüyor ve sonrasında büyük hayal kırıklıklarına neden oluyorlar. Hani yazımın en başında ‘iyi bir ev’ demiştim, zaten tanınmayan firmaların yaptığı konutlarda pek kullanışlı olmuyor. Yani inşaat sektöründe büyümüş, nam sahibi olmuş, insanların beğenisini kazanmış bir firmanın yaptığı eve giriyorsunuz, kutu gibi… Çıkmak istemiyorsunuz. Tanınmayan firmanın yaptığı eve giriyorsunuz, bir anda boğuluyor gibi oluyorsunuz.

Hani her işte olduğu gibi, konut sektöründe insanların hakkını, o insana vermek lazım. Belki, bilenen bir firmanın yapacağı konut 3-5 kuruş daha pahalıdır ama emin olun o farkın bedeli size daha iyi ve daha konforlu bir konut olarak dönecektir. Burada amacım kimseyi yermek, övmek veya birilerinin reklamını yapmak değil.

Tabi ki bir de son zamanlarda kentsel dönüşümün moda haline gelmesi ile birlikte asıl mesleği müteahhitlik olmayan kişilerin kendilerini müteahhit olarak tanıtan tipler de ortada çokça dolaşır oldu. Bu kişiler asıl meslekleri bu iş olmadığı için aralarında inşaatlarını bile tamamlamadan temelden daireleri satarak kaçanlara rastlıyoruz. Özellikle geride bıraktığımız son 2 yılda evleri yarım bırakıp kaçan müteahhit haberlerine çokça şahit oluyoruz.

Bu nedenle insanlar konut almadan önce, kimden alacaklarına dikkat etmesinin yanında evini eğer kentsel dönüşüme verecekse evlerine talip olan müteahhitleri iyi araştırmaları, yaptıkları önceki projeleri görüp iyi bir analiz sonrasında kentsel dönüşüme sıcak bakmaları gerekiyor. Aksi halde neredeyse bütün bir ömür çalışarak elde edilen evler dolandırıcılara kaptırılabiliyor.

O yüzden siz siz olun, ev alırken yada evinizi kentsel dönüşüme verirken acele etmeyin ve temkinli davranıp önce kanunen kendinizi garanti altına almayı unutmayın…