Aklınızda bulunsun

28/10/2022 20:24 295

Günümüzde, onlara rahmet okumamak mümkün değil.

Dolandırıcılığın kitabını yazmış onlar.

Sülün Osman, Cevher Özden (Banker Kastelli), Ayşe Benli ve ekibi,  Selçuk Parsadan, Güney Zobu (Raki), Fadıl Akgündüz (Jet Fadıl),

Sizce dolandırıcılık bir meslek mi? Ne yazık ki özellikle ülkemizde bu duruma bir meslek gibi bakılmakta. Aslında dünyada da durum pek farklı sayılmaz.

Dolandırıcılık denildiğinde ülkemizde ilk akla gelen isimlerden biri Sülün Osman'dır. İstanbul'daki tramvay, Galata Kulesi başta olmak üzere kent meydanında bulunan saatler, şehir vapurları gibi malları insanlara "satarak" veya "kiraya vererek" dolandırdı. 1962 yılında hapisteyken "Alın teri ile yaşamak" başlıklı bir konferans veren Sülün Osman, Galata Köprüsü'nü satmaya çalışırken tesadüf eseri yakalandı. Genelde köyden şehre yeni gelen insanları dolandırdığı biliniyor.

Sülün, 1984 yılında Beyoğlu'nda sürekli kaldığı otelde kalp krizinden öldü ve kimlik taşımadığı için kimsesizler mezarlığına gömüldü.

-Cevher Özden (Banker Kastelli)-

Gerçek ismi Cevher Özden olan Banker Kastelli, 1980'li yıllarda çok sayıda insanı dolandırmıştı. Enflasyonun yüzde 30 olduğu dönemde yüzde 12 faizle para toplayan Kastelli, binlerce kişinin milyonlarca dolarlık parasını almıştı. Milli gelirin 70 milyon dolar olduğu düşünüldüğünde çok yüksek bir paraya sahip olan Kastelli, 40 bankanın bankerleri saf dışı bırakmasının ardından iflas edip yurt dışına kaçmıştı.

Ölümü Skandal, yurt dışı, Türkiye'ye dönüş, cezaevi ve sonrasındaki yıllarda da gündemde kalmış olan Özden, 2 Haziran 2008 günü Kadıköy'de bulunan ofisinde; arkasında savcıya, avukatına, yakınlarına ve Yıldırım Demirören'e altı kısa not bırakmış ve silahını ağzının içine ateşleyerek intihar etmiştir.

-Ayşe Benli ve ekibi-

Dünyada kumarhane denildiğinde ilk akla gelen şehir olan Las Vegas'a gidip milyonlarca dolarlık vurgun yapan Ayşe Benli ve ekibi, sadece ülkemizde değil dünya basınında da kendine yer bulmuştu. Carabian Stud Poker denen oyunda "tırnak atma" hilesi kullanan bu 5 kişilik ekip toplamda 2 milyon dolar kazandılar. Bu dolandırıcılıkla peşlerine FBI'ı takan ekip hala yakalanmadı.

-Selçuk Parsadan-

90'lı yılların ana gündemlerinden biri olan devlet büyüklerinin dolandırılmasının arkasındaki isim Selçuk Parsadan, emekli Orgeneral Necdet Öztorun'un adını kullanarak örtülü ödenekten 5,5 milyar TL almayı başardı.

Yakalandığı omurilik kanseri sebebiyle tedavi gören Parsadan, 25 Temmuz 2006 tarihinde Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde öldü.

-Güney Zobu (Raki)-

İllegal işler yapan kişileri dolandıran Raki lakaplı Güney Zobu, dönemin döviz yasağını fırsata çevirmişti. Raki, Almanya veya ABD'den gelen döviz simsarı olduğunu belirtiyor, insanlara "dövizim var" diyerek dolandırıyordu. Hikayesi Kemal Sunal'ın oynadığı Tokatçı filmine de konu olmuştu.

Son yıllarını 42 yıllık hayat arkadaşı Hale Zobu ile birlikte Tuzla'daki evinde geçirdi. Kanser ve KOAH hastalığı iyice ilerlemişti. Durumu ağırlaşınca hastaneye kaldırıldı, ancak kurtarılamadı. Güney Zobu, 3 Nisan 2021 tarihinde İstanbul Tuzla'daki evinde 82 yaşında öldü.

-Fadıl Akgündüz (Jet Fadıl)-

Ülkemizin en bilinen dolandırıcılarından biri olan Fadıl Akgündüz, ya da bilinen adıyla Jet Fadıl, belirli aralıklarla pek çok kişiyi dolandırmıştı. Yasalardaki açıkları kullanan Fadıl, devasa konutlar, yerli araba gibi vaatler vermiş, para toplamış ve hiçbirini hayata geçirmemiştir. Milletvekili dahi olmaya çalışan Jet Fadıl, olmayı da başarmış, ancak milletvekilliği düşürülerek hapse atılmıştı. Sonrasında kefaret ödeyerek cezaevinden çıkmıştır.

Gördüğünüz gibi ülkemizde ve dünyada dolandırıcılar hep vardı ve bundan sonra da olmaya muhtemelen devam edecek. Üstelik günümüzde internetin de etkisiyle dolandırmalar daha kolay oldu. Tosuncuk, Thodex vurgunu gibi büyük vurgunlar günümüzdeki en popüler dolandırma hikayeleri. Eğer dolandırılmak istemiyorsanız gözünüzü dört açmanız gerektiğini hatırlatalım. Unutmayın, kimse size güle oynaya bol bol para vermeyecektir.

Bu işi yapan hükümet bile var.

-1.5 Milyar Dolar-

1990’lı yıllarda Arnavutluk, yönetim şeklini demokrasi olarak belirlemiş ve yeni hükümet “Ponzi oyununu” vatandaşlarına sunmaya karar vermiştir. Bunun sonucunda, elle tutulur hiçbir şeye yatırım yapılmadığı için sistem nihayetinde çökmüş ve ülke çapında kaos ortaya çıkmıştır. 1997’de ortaya çıkan ve ülke çapında dolandırıcılık olarak tanımlanabilecek bu durumun neticeleri ise oldukça ağır olmuştur. Çünkü 10 gün boyunca süren iç savaşta, 4000 insan hayatını kaybetmiştir.

***

Aklınızda bulunsun. Fazla bilgi göz çıkarmaz !